Lydia'nın Ağzından
Uyandığımda yerde yatıyordum. En son Alicia kafamı tutmuştu ve görünüşe göre beni bayıltmıştı. Ayağa kalktım ve arkamı döndüğümde birden yerde yatan kendi bedenimi gördüm. ''Tanrım!'' diyerek bir iki adım geriye sendeledim. Bu nasıl olurdu? ''Lydia.'' Lindsey'in sesini duyduğumda kafamı ona doğru çevirdim. ''Neler oluyor?'' dedim telaşla. ''Lydia, sen burada olmamalısın.'' dedi o da benim gibi telaşla. ''Neredeyim ben? Neler oluyor?'' dedim endişem giderek artarken. ''Lydia, burada olman için ölü olman gerekir.'' dedi ve birden gözleri yerde yatan bedenime takıldı. ''Ne? Lydia sen...'' Ölü mü olmam gerekirdi? O zaman Alicia beni sadece bayıltmamıştı. ''Ben öldüm mü?'' dedim dehşet içinde. Derin bir nefes aldı ve gözleri beni buldu. ''Görünüşe göre öldün.''
-------------------------------------------
Stiles'ın Ağzından
''Lydia, kapıyı açmıyor. Çabuk buraya gelin. Alicia onu tehdit etti. Lütfen Scott, çabuk olun!'' dedim ve telefonu kapadım. Nasıl böyle bir hata yapabilmiştim? Alicia o kadar şey yaptıktan sonra tehdidini nasıl göz ardı edebilmiştim? Eğer Lydia'ya bir şey olursa... Kötü düşünme, Stiles. Kötü düşünme.
---------------------------------------
''Sonunda gelebildiniz.'' dedim derin bir nefes alarak. Scott hızla kapıya yüklendi ve kapı açıldı. İçeri girdiğimde gözüme ilk çarpan Lydia'nın yerde yatan bedeni oldu. Hızla oraya doğru koşup yanına diz çöktüm. ''Lydia, Lydia. Buradayız.'' dedim ve onu sarsmaya başladım. Allison ve Scott'ta yanına diz çökmüştü. Allison bileğini tutup nabız bulmaya çalışıyordu. ''Nabzı atmıyor.'' diye bağırdı Allison ağlamaya başlayarak. ''Hayır, hayır. Nefes almıyor. Scott bir şeyler yap. Bir şeyler yapın!'' diye bağırdım telaş içinde. Scott da ne yapacağını bilmiyordu. ''Lydia, aç gözlerini lütfen. Lütfen. Aç gözlerini'' dedim gözlerim dolarken.
-----------------------------------
Lydia'nın Ağzından
''Ben buradayım, Stiles. Buradayım.'' dedim kendimi göstermeye çalışarak. ''Seni göremezler.'' dedi Lindsey. ''Ne demek göremezler? Ben ölmüş olamam. Ölmüş olamam.'' dedim fısıldayarak. ''Üzgünüm, Lydia.'' dedi Lindsey elimi tutarak. Gidip Stiles'a dokundum. Onu hissedebiliyordum. Ama görünüşe göre o beni hissetmiyordu. ''Seni seviyorum.'' dedi Stiles ağlayarak. O her ne kadar beni duyamasa da ''Bende seni seviyorum.'' diye fısıldadım.
---------------------------------------
ERTESİ GÜN
Stiles'ın Ağzından
Lydia'nın cenazesindeydik. Sevdiğim kızın cenazesindeydim. Etrafıma bakındım. Allison harap olmuştu. Scott'ta aynı şekilde. Derek'te öyle. Ben... Ben artık yaşamıyor gibiydim. Dik başlılığım yüzünden sevdiğim kızı kaybetmiştim. Kendimden nefret ediyordum. Lydia'ya da kızıyordum. Bizi yarı yolda bırakmıştı. Aynen öyle. Yarı yolda bırakmıştı. Cenazenin bitmesiyle hızla oradan uzaklaşmaya başladım. Birden birinin omzuma dokunmasıyla arkamı döndüm. Karşımda bizim yaşlarımızda bir kız duruyordu. ''Sen Stiles olmalısın.'' dedi emin olmak istercesine. ''Evet, benim.'' dedim sesimdeki hüzün belli olurken. ''Lydia sana bir şey söylememi istedi.'' demesiyle kolundan tutup onu kenara çektim. ''Sen benimle dalga mı geçiyorsun? O öldü.'' dedim sinirle. ''Hayır, dalga geçmiyorum. Ben... Lydia'yı görebiliyorum.'' dedi gözlerimin içine bakarak. ''Madem görebiliyorsun. Şu an nerede o zaman?'' dedim etrafıma bakınırken. Gülümsedi ve gözlerini yanımda bir yere odakladı. ''Şu an tam yanında duruyor ve sana gülümsüyor. Sakin olmanı ve tek iletişim yolunuzun ben olduğumu söylüyor. Ayrıca hepinizin bir yerde toplanmasını ve benimde orada olmamı istiyor. Size söyleyecekleri varmış.'' dedi ve gözleri bana döndü. Gözlerim dolarken ''Ona onu çok sevdiğimi söyle.'' dedim. ''Seni duyabiliyor.'' dedi ve gülümseyerek ekledi. ''O da seni çok seviyormuş.''
ŞİMDİ OKUDUĞUN
İmkansız \ Stydia
Hayran KurguBir Stydia hikayesi. ------ ''Git başımdan, Stiles.'' dedim gergince. Durmadan etrafımda dolanıyordu ve bu sinirime dokunmaya başladı. ''Sen iyi olana kadar hiç bir yere gitmiyorum, Lydia.'' dedi. Cidden yüzsüzdü. Beni umursuyordu. Ama biraz fazla...
