Bölüm 15

449 45 0
                                        

Ezzkab dün geceden beri gençlerin nelerle uğraştığını bilmiyor olsa da gençlerin yüzlerindeki ifade hiç de hoşuna gitmemişti. Bu yüzden localara gitmeden önce tesadüf eseri karşılaştığı gençlerin yanına gitmeye karar verdi. Eşi de ister istemez onun peşine düşmüştü: hem de kucağında çocukla. Üç genç alenen hasta gibi görünüyordu ancak Üykül daha çok bezmiş gibi görünüyordu. Ne olduğunu hemen öğrenmesi gerektiğini düşünüyordu zira bugün Üykül'ün de arenaya çıkacağını biliyordu. Herkes takımlarını kurmuştu bunun bilgisini almıştı Ezzkab ama Üykül ve takımının biraz güçsüz olduğunu düşünmeden edememişti. Bir okçu bir savaşçı bir sakkhar bir de Üykül, gerçekten adaletsiz bir dağılımdı.

Gençlerin yanlarına vardığında hemen Üykül'e ne olduğunu sormak istemişti ama kendisini ilk fark eden Ritka konuşmak için ağzını açtığında Ezzkab kendisini bok çukurunun karşısında gibi hissetmişti,

"ne yediniz siz sıçan leşi falan mı?" diyemeden edememişti. Kimse cevap verememişti çünkü yedikleri otun gerçekten çok pis koktuğunu kendileri de fark etmişti, Üykül cevap vermişti,

"bir arkadaşımızın tavsiyesi: sanırım bu pis kokuyla düşmanlarımızı bezdirip başarılı olabileceğiz" alenen gülüyordu. Ennab ise utancından kıpkırmızı olmuştu; Niran ise Ezzkab'ın yüzüne bakmamaya ve temas kurmamaya dikkat ediyordu. Rahat rahat konuşanın sadece Ritka ve Üykül olduğunu fark etmişti Ezzkab, tekrar sordu:

"iyi olduğunuza eminsiniz değil mi, efendi Üykül bugün siz de çıkacaksınız orun çıkmasın?"

"meraklanma Efendi Ezzkab, takım arkadaşlarım gerçekten çok sağlam. Ben onlara güveniyorum. Bu arada Bey benim zaten Ashasa katılma hakkını kazandığımı biliyor değil mi?" diye sordu. Ezzkab sadece susmakla yetinmişti, verecek cevap bulamamıştı: Bey kendisini misafirleri hakkında bilgi almak için konağına davet ettiğinde Ezzkab bu bilgiyi Bey'e zaten vermişti. Adam oralı bile olmamıştı: 'alcham da neymiş, bi görelim o zaman' demekle yetinmişti sadece...

Gerekli gördüğü şeyleri gençlere zorlukla anlatan Ezzkab, gelmiş olduğunu fark ettiği eşi ve çocuğu ile beraber locadaki yerine doğru ilerlemeye başladı. Üykül'ün gizemli tavırları halen devam ediyordu, diğerleri ise içerisinde olduğu olaylar hakkında net bilgi veremiyordu veya özellikle vermiyordu. Gençlere içinden şans dileyerek yerine oturmuştu. Bu bölümün mü yoksa diğer bölümlerin daha zor olduğu tam bir muammaydı: gençlerin gerçekten şansa ihtiyaçları vardı.

Bu bölümde her ne kadar Ennab, Ritka, Niran ve Üykül bilmese de koridorlarda yeterli puan alan katılımcılar kendi takımlarını kurmak için bir önceki gece yoğun çalışmalar yapmışlardı. Zira bu bölümde bir önceki bölümün koridorlarında gelen yaratıkların daha yüksek seviyelileri veya daha kalabalık grupları karşılarına çıkacaktı. Sonrasında ise bu bölümde yeterli puan alan katılımcılar bir sonraki turda birbirlerine karşı mücadele edeceklerdi. Ama bu bölüm gerçekten çok önemliydi çünkü bu bölümde herkes takım arkadaşlarıyla koordineli çalışmaya ve onlara alışmaya mecburdu, bundan başka şansları muhtemelen olmayacaktı.

Ennab yine heyecandan yerinde duramıyordu, baykuşun öğrettiği tekniklere çalışma imkanı bulamadığı için de ayrıca gergindi: yanlış bir şey yapmaktan korkuyordu. Daha da çok korktuğu şeyse hayatını borçlu olduğu insanları yüz üstü bırakma ihtimaliydi. Bu sırada gözlerini Ritka'dan alamıyordu ancak onun da ne kadar yardımcı olabileceğini bilmiyordu. Bu yüzden de sesini çıkartamıyordu,

"Ennab, hata yapmaktan korkarak daha büyük zararlara sebep olma. Unutma herkes korkar ama sadece korkusunu kendisine kamçı yapabilenler başarılı olurlar." Dedi Üykül ve sonrasında Ritka devam etti,

ejderha günceleriHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin