Bölüm 14

510 46 2
                                        

Yemek yemek için sessiz sakin ve arenaya yakın bir hanı tercih etmişlerdi. Çok gösterişli bir yerde değildi. Özellikle sessiz sakin bir olmasını tercih etmişlerdi ve tesadüfen burayı bulmuşlardı. Normalde arenaya yakın bir yerde bu şekilde boş bir han bulabilmek imkansızdı. Bu yüzden garson yanlarına geldiğinde Üykül bunun sebebini de sormuştu, aldığı cevap gayet makuldü: herkes hala arenada gösterileri izliyordu.

Garson masayı donatırken Üykül'ün düşünceli hali Ritka'nın gözünden kaçmamıştı, bir şey sormanın da anlamı olmayacağı için sessiz kalmayı tercih etmişti Ritka. Sadece yemek yiyorlardı, bu sırada Niran konuşmaya başladı,

"revirde bahsettiğiniz Ritka'nın yöntemi ne, nasıl kurtaracak Enneb'i?"

"eğer uyguladığım tedaviler işe yaramazsa diye aklıma gelen bir kaçış yolu. Ama o yol benim bildiğim diğer yollardan çok daha riskli. Bu zamana kadar başardığını bizzat bildiğim Ritka var" diye cevapladı Üykül.

Bundan sonra kısık sesle ve ifadesiz bir yüzle konuşma sırası Ritka'daydı: zaten bu iki Druid onun bir hayvan formuna girebildiğini baykuştan öğrenmişlerdi, Ritka da bu dönüşümün detaylarını Niran'a anlatmıştı. Dinlediği süre boyunca Niran bir şaşkınlıktan diğerine gömülmüştü normal olarak. Bir insanın hayvan formuna girebilmesini ninesinden duymuştu ama bunu gerçekten kallavi diye tabir edilen druidlerin başarabilmişti sadece. Ritka'nın daha otuzlu seviyelerdeyken bu şekilde bir şeyi denemesi gerçekten büyük delilikti ve Niran bunu sesli olarak dile getirmişti, Üykül cevap vermişti bu sefer,

"her halükarda öleceksen ölüm şeklinin ne önemi var ki, ihtimal belki çok düşüktü ama tek umut ışığıydı. Ben de ölmeme ihtimali üzerine yatırım yaptım." Diyerek tartışmayı bitirdi Üykül. Herkesin yüzü tekrardan düşmüştü, ilk etapta sadece Ritka ve Niran'ın kanının kaynadığı bu kız Üykül'ün bile saygısını kazanmıştı.

Güneşin batmasına yakın gençler handan çıkarak revire doğru gitmeye başladılar. Bu sırada arenadan çıkmakta olanlar Ritka ve Niran'a hayranlıkla bakıyorlardı. Bu bakışları yakalayan Üykül sadece iki arkadaşının koridorların tamamına geçtiğini düşünmüştü. Tabi bu bir anlık düşünceydi şu anda aklında olan tek şey bir an önce Ennab'ın durumunu görmek vardı.

Revire girdiklerinde hemşire hemen onları karşılamış ve Ennab'ın uyanmadığını ancak ateşinin yükseldiğini söylemişti,

"efendim ateşi düşürmek için bebeklere uygulanan yöntemi uyguladım ama henüz ateşi düşmüş değil, sizi bulması için de bir arkadaşımı yollamıştım ama anlaşılan karşılaşmamışsınız" dedi.

"ne zaman yükseldi biliyor musun; ne zamandır düşürmeye çalışıyorsun?" Üykül bu soruları sorarken aklında sadece ateşin yükselmesine sebep olabilecek şeyler vardı: kendisinin bildiği tek şey kemik özünün kana karışması durumunda yükselmesiydi. Bir de kadının bahsettiği bebeklerin soğuk aldıklarında veya diş çıkartırlarken ateşlendiklerini biliyordu. Bunlar aklına gelen sıradan sebeplerdi: büyülü veya enerji temelli en az yüz farklı sebep olabilirdi. Ancak bunlardan hiçbirisi Ennab'ın durumuna uymuyordu.

Üykül ve arkadaşları Ennab'ın yanına geldiklerinde gerçekten de ateşinin normal olamayacak kadar yükseldiğini fark etmişlerdi. Kadının söylediği yöntemin işe yaramaması da cabasıydı. Bu durumda Ennab'a müdahale edilmesi belirsiz sonuçlar doğurabileceği için Üykül müdahale de edemiyordu. Hemşireye hemen dışarı çıkmasını emretti ve Niran'a döndü,

"druid ilimlerinde tavsiye edebileceğin bir şey var mı?"

"ateşlenmenin sebebini bilmeden yapacağım şeyler faydadan çok zarar verir, riske girmeye değer mi?"

ejderha günceleriHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin