Eylülün ağzından,
Serkanın söylediğiyle yerime mıhlanıp kaldım. Sana aşık oldum demişti....
"senin kafan karışı Serkan. Hatırlamadığın çok şey var. Hatırladığın ufak hatıra kırıntılarıyla kendi hayatını yeniden yaşamaya çalışıyorsun. Ama bitti. Ben evlendim. Artık bittik biz. Zaten sen de herşeyi hatırlayınca anlayacaksın. Sen Cemreyi seviyorsun Serkan. O kazayı geçirmemiş olsaydın muhtemelen sevgili olucaktınız. Kıza beni sorup üzme artık"
Serkan : ben sana geçmişimizi hatırlamadan aşık oldum Eylül.. daha seni tanımıyorken, yaşadıklarımızı bilmiyorken...
"Serkan..."
Serkan : aşık mısın ona? Kaan'a? Yoksa ben-...
"Evet... aşığım"
Hemen oradan uzaklaştım. Serkan'a da anlatmıştım herşeyi zaten.
Serkanın ağzından,
Aşığım dedim, başkasına aşığım dedi.. bunu ondan duymak içimi acıtmıştı. Ama dedikleri doğru muydu? Doğruysa neler yaşamıştık? Cemre, tüm sorularımın yanıtı Cemre'deydi...
Hemen Cemre'yi çağırdım, neden olduğunu sormadan yanıma geldi.
Cemre : nooldu Serkan? İyi misin?
"İyiyim ama sana ihtiyacım var"
Cemre : ben her zaman senin yanındayım Serkan
"Sana sormam gereken şeyler var, ama bana karşı dürüst olmanı istiyorum"
Cemre : dinliyorum
"Biz Eylülle ayrıldıktan sonra seninle ne yaşadık?"
Cemre sorumu duyunca şok olmuştu, afalladı, ne diyeceğini bilemiyormuş gibi bir hali vardı.
Cemre : hiçbirşey, hiçbirşey olmadı Serkan. Ama sen bunu nerden biliyosun?
"Hatırlıyorum, herşeyi değil ama yavaş yavaş... aklım hala bulanık, çok fazla eksik yer var. Ama bana anlatırsan bunlar dolabilir. Eylül ayrıldığımızı ve sonra senle yakınlaştığımı söyledi. Tam olarak neler oldu? Ne yaşadık seninle?"
Cemre : hiçbirşey Serkan. Sen Eylülü seviyordun. Evet ben senden hoşlanmıştım ama geçti bitti o, senin de aklın karışıktı...
Serkan : ben sana hiç aşık olduğumu söyledim mi?
Cemre : hayır
Bunu söylerken üzgündü.... Eylülün dedikleri geldi aklıma, daha fazla beni sorup kızı üzme demişti. Demek ki Cemre de beni seviyordu... ama biz çocukluk arkadaşıydık... üstelik Cemre Eylülün en yakın arkadaşıydı. Böyle bir ihanet yaşatmış olabilir miydik?
Yine aklıma birşeyler geldi...
Eylül vardı karşımda, Cemreye aşık mı oldun diye sordu bana. Sonra devam etti, hayır diyemiyorsun, seviyorsun onu, sen beni sevmiyorsun, ben senin umrunda bile değilim diyor bana. Ağlıyor, çok kötü olmuştu...Sarıldım ona. Ve dediklerim... "seni seviyorum tabii ki, ama eskisi gibi değil, aşık değilim sana..."
Nasıl demiştim bunları? İnsan ne olur da aşık olduğu insandan vazgeçer? Aklım almıyordu. Keşke hatırlayabilseydim... keşke hatırlayabilseydim de aklımdaki sorular yanıt bulsaydı...
Ne olursa olsun şuan en aşık olmamam kişiye aşık olmuştum... eski sevgilime, üstelik şuan evli ve çocuk bekleyen birine...
Eylülün ağzından,
Serkanla yüzleşmemi gerçekleştirmiştim. Artık rahat bir nefes alabilirdim. İşin zor kısmı hallolmuştu. Peki ya bana aşık olması?? Bu nasıl çözülecekti?
Kaan eve üzgün bir şekilde gelmişti... ağlayacak gibiydi, onu hiç böyle görmemiştim...
Kaan : ölmüş Eylül... babam ölmüş...
Kaan çok kötü görünüyordu, sarıldım ona. Çocuk gibi ağlıyordu...
Kaan : keşke... keşke ona böyle davranmasaydım. Tamam kötü biriydi, sevmezdi beni, bende onu. Ama o benim babamdı, babam ya.. keşke ona son kez güzel birşeyler söyleseydim. Yalandan da olsa söyleseydim. Ama bilseydi onu sevdiğimi...
"Sen onun oğlusun. Senin onu sevdiğini biliyordu o eminim. Senin gibi bir oğlu olduğu için çok şanslı gerçekten..."
Kaan : ben onun gibi olmucam Eylül. Ben onun gibi bir baba olmucam. Ben çocuğuma gözüm gibi bakıcam...
Kaan çocuğum demişti. Babalık yapacağı karnımdaki çocuktan mı bahsediyordu, yoksa kendi çocuğundan mı bilmiyorum. Ama yine de garip gelmişti.... Bir yandan kabullenişi sevindirse de bir yandan üzmüştü... bebek onun değildi, Serkanındı... o hiç bilmeyecek olsa da öyleydi...
Kaan : yarın cenaze kalkıcak. Gelirsin dimi Eylül? Yalnız bırakma beni ne olur?
"Tabii ki gelicem. Seni yalnız bırakmam"
Kaan'a sarıldım...
Serkanın ağzından,
Herkes benden birşeyler saklamıştı. Daha öğreneceğim neler vardı? Daha ne yalanlar söylenmişti bana?
Eve geldim, geldiğimde Defne ve annem mutfakta konuşuyordu...
Nazan: ....Serkanın böyle olmasını istemezdim ama iyi oldu. En azından olanları hatırlamıyor, yoksa affetmezdi asla beni.
Defne : ama hatırlıcak, o zaman naapıcaksın?
Nazan : sen de yine bir anlık sinirle hatırlatmazsan o zaman hatırlamaz
Defne : ben söylemem ama öğrenicek illa ki...
Nazan : ne kadar geç, o kadar iyi. Onu yeniden kaybetmeyi göze alamam. Bu sefer kimin yanında kalıcak? Hadi geçen sefer terketti evi gitti o Eylülle kaldı, en azından aklım kalmıyordu. Yine giderse ne olacak? Kalıcak yeri de yok.
Dayanamamıştım artık, ne saklıyordu benden?
"Evi terketmemi gerektircek o büyük olay ne?"
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Sil Baştan
Teen FictionBirbirini çok seven iki insan arkadaş kalabilir mi? Peki, herşeye sil baştan başlamak mümkün mü?
