54.Bölüm - Takip Edilme

430 45 20
                                        

Cemrenin ağzından,

Tam gidiyorduk ki Eylül'ün lafıyla hepimiz donduk...

Eylül: ..... az kalsın unutuyordum... Senin de anneler günün kutlu olsun Cemre...

Güney : ne alaka?

Songül : aynen kardeşim ne alaka?

Eylül: Mete Cemreyi annesi biliyor, ona anne diyor...doğuran değil, bakan anne oluyor, o yüzden asıl kutlamanız gerek kişi ben değilim sanırım, Cemre...

Birşey diyemedim, başım önde idi...

"Eylül, ben...."

Eylül: neyse...


Eylülün ağzından,

Kızlar da gitmişlerdi, bu koca evde yalnız kalmıştım. Bir emlakçı buldum, satıcaktım evi. Satıp parasını bankaya yatıracaktım. Kaan bana resmen vasiyet etmişti, bu parayı Kaanın kardeşleri için harcayacaktım.

Gözüm yüzüğüme gitti, Kaanın büyük bir mutlulukla parmağıma taktığı yüzük... çıkarttım parmağımdan, bir anlamı kalmamıştı...ben artık dul bir kadındım...

Serkan'ı geri kazanmak istiyordum ama ne yapacağımı bilmiyordum, bu sefer o kadar kolay olmayacaktı, kapısında serenat yapmakla olacak iş değildi...

2 hafta geçti,
Oğlumu hiç görmedim. 2 haftadır ne Serkanı ne de oğlumu görememiştim... bir alıcı geldi ev için. Fiyat iyiydi, kabul ettim, yakında taşınacaktım...

Bir kafede iş buldum, garsonluk yapacaktım, oradan aldığım parayla da taşınacağım evin kirasını ödeyecektim.
Songüller onlarda kalmamı teklif ettiler ama kabul etmedim. Kimseye yük olmak istemiyordum.

Serkanın ağzından,

Mete'nin beziydi, mamasıydı, hastane masrafları derken annem çok sıkışıyordu. Eve geldiğimden beri bunu farketmiştim, bana belli etmemeye çalııyordu ama ben farketmiştim. Bu yüzden artık bir iş bulmalıydım. Bunu ona söylediğimde kabul etmedi ama yapacak birşey yoktu, tabii ki destek olmam lazımdı, o benim oğlumdu ve ben de baba olduğuma göre bazı sorumluluklarım vardı. Bir kafede iş buldum, canlı müzik yapacak bir eleman arıyorlardı, kabul ettim, maaşı da fena değildi,en azından anneme destek olacak kadar iyiydi...

Meral arıyordu, muhtemelen Cemreydi. Açtım

Cemre : Serkan ben Cemre. Nasılsın?

"İyiyim Cemre uğraşıyorum."

Cemre : şey dicektim. Belki bilmek istersin diye düşündüm... Eylül evi satmış, yani Kaanla kaldığı evi. Taşınacakmış...

"Nereye taşınacakmış ki?"

Cemre : bilmiyorum, kiralık ev arıyor bildiğim kadarıyla. İşe bile girmiş...

"Neden satmış ki? Evi kocamandı.."

Cemre : Kaanın ailesinden bir parçanın üzerine konmak istemiyormuş, yani... öyle demiş kızlara... biz konuşmuyoruz

"Anladım... siz neden konuşmuyorsunuz ki?"

Cemre : sence?

Akşam canlı müzik yapmak için kafeye gitmiştim. İlk günümdü...içerisi beklediğimden kalabalıktı, korkmuştum biraz. Ya sevmezlerse? Derin bir nefes alarak etrafıma bakındım. Tanıdık bir yüz gördüm, bakmayı en çok sevdiğim yüz... Eylül... o da burda çalışıyordu demek ki. Ama saat? Akşam da mı çalışıyordu?

Gitarımı elime aldığım için herkes bekliyordu. Aklıma ilk gelen şarkıyı söyledim....

Bir arada olabilmek ne mümkün
Bir arada kalabilmek imkansız
Seneler alıp gitmiş ne var ne yoksa
Herseyi

İnanılmaz değişen ben miyim
İnanılmaz bu yabancı da kim
Sen misin böyle uzak
Veda sözleri söyleyen

Geri dönmek inan işten değil
Hani var ya tutamazsin kendini
Bir ümitle,ya olursa dersin hep
Bile bile herşeyin bittiğini

Sonradan kor,sonradan kor
Ayrılıklar, an be an
Akıp gider akıp gider
Zaman sana aldırmadan..

Eylül de ara ara bana bakıyordu ben şarkı söylerken. Neden bu şarkıyı söylediğimi anlayıp kendine pay çıkarmış gibiydi, üzgün, buruk....

Eylülün ağzından,

Bu gece canlı müzik için birinin çıkacağını biliyordum ama bunun Serkan olacağını tahmin edememiştim... beni görünce şaşırdı, en az benim kadar şaşırmıştı o da herhalde...

Söylediği şarkı çok anlamlıydı... acaba öylesine mi söylemişti yoksa gerçekten hissettikleri ve söylemek istedikleri bunlar mıydı diye düşünmeden edemedim...eğer gerçek düşünceleriyse ki bence öyleydi, o zaman onu geri kazanmam tahminimden zor olacaktı...

O şarkılarını söyleyip işini bitirmişti. Benim mesaim hala bitmemişti. Gece yarısı olunca üzerimi değiştirip çıktım. Dışarısı karanlıktı, gerçekten korkutucuydu... her gece bu korkuyu yaşayarak eve dönüyordum. Birkaç adım adıp kafeden ilerleyince birinin beni takip ettiğini hisseder gibi oldum. Korkuyordum, hem de çok. Çantamdan telefonumu aradım hemen. Elim arama düğmesindeydi, her an polisi arayabilirdim, ya da avaz avaz bağırabilirdim belki...

Ben kafamda senaryolar kurarken bir yandan da ışıklı bir sokak arıyordum ama yoktu, her zamanki gibi her yer karanlıktı... ama patron söylemişti, bu vardiyada çalışamıyor kadınlar demişti. Haklıymış, zormuş...

Arkaya dönüp bakmaya cesaretim yoktu, ama o kadar çok sokak sapmıştım ki, bunun tesadüf olmasına imkan yoktu, kesinlikle bendim takip ettiği... yaklaşmıştı, kolumdan tuttu, ağzımdan ufak bir çığlık çıkabilmişti sadece...

Sil BaştanBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin