Serkanın ağzından,
Ne? Bunu demiş miydi cidden? Evlenmemize sadece saatler varken bunu söylemiş olamazdı dimi?
"Ne?! Bunu cidden düşünüyor musun?"
Herşeye baştan başlamaya hazır değildim... umarım gerçek düşüncesi bu değildir...
Eylül: offf Serkan... ben... hayır..istediğim bu değil tabii ki ama sen haftalardır benden birşey saklıyorsun, tuhaf davranıyorsun, inkar etsen de seni tanıyorum. Defalarca sormama rağmen bana ne olduğunu söylemiyorsun ve bugün de Cemreyle benden saklamanız gereken bir konuda gizli konuşuyorsun...bu beni sinir ediyor...
Rahatlamıştım ama kaç gündür bu kadar şüpheci davrandığımı anlamasına üzülmüştüm.... ondan saklayayım derken herşey daha kötü bir hal alıyordu...
"Özür dilerim, özür dilerim... sana anlatıcam...sakinleş ne olur"
Eylülün ağzından,
Serkanı dinlemeye başladım...
Serkan : Cemre nikaha gelmek istemiyordu, özellikle son yaşananlardan sonra... onu ikna etmek için konuşuyordum... gelmek istemediğini bilmemeni istiyordu... yani... o yüzden...
"Kusura bakma... ben biraz gerginim de..."
Serkan: önemli değil...
Sabah şiş gözlerle uyanan bir gelin olmak istemediğimden hemen uykuya daldım....
Sabah Serkanla ayrılıp ayrı ayrı yerlere gittik, hazırlanacaktık...
Songüllerin evinde biz kızlar hazırlanacaktık, ama Cemre yoktu... tam tahmin ettiğim gibi... ama ben kardeşimi orda görmek isterdim, hem de çok....
Birkaç kez Serkanı aradım ama cevap vermedi, muhtemelen meşguldü diye düşündüm... Meral saçımı ve makyajımı yapıyordu. Abartı olmasın diye kuaföre gitmek istememiştim ama şuan kuaföre gitsem daha hafif bir makyajla işimi bitirebileceğimi düşünmeye başlamıştım çünkü yaklaşık 1 saattir makyajımla uğraşıyordu...
"Yetmedi mi canısı?"
Meral: hafif makyaj istedin canısı... ağır bir makyajı kolaylıkla yapabilirdim ama inan bu daha zor...
Kader : ayakkabın nerde Eylül?
Meral : o ayakkabıya dokunayım deme Kader! Ben yazıcam ilk
Kader : tek bekar sen misin canısı?
Meral : ay mıy mıy Eylül bile evleniyo, bir ben evde kaldım...
"Meraaaal..."
Songül : Cemre neden gelmedi?
Suratım düşmüştü...
Meral : ay sakın ağlayayım deme Eylül... makyajını tekrar silemem
"Tamam ağlamıyorum, merak etme"
Meral : aferin canısı
Kader : işim var dedi çıktı gitti...
Meral : kesin vardır....onun adını da yazarız ayakkabı altına... acil birini bulması lazım... tabii önce ben
Songül : te allahım yaa... yeter bu kadar makyaj yaptığın, hadi saça geç Meral
Meral : tamam ama önce şu ayakkabı meselesini halledelim..
Meral ayakkabımın tekini almıştı.... kalemle birşeyler yazmaya başladı, Kader de ona bakıyordu...
Kader : oha Meral, niye 30 kez kendi ismini yazdın?
Meral : işimi garantiye alıyorum canısı...
Hepimiz gülüyorduk...
Meral : acaba o kurumuş Neriman cadısını da yazsam mı?
Hepimiz kahkahalara boğulmuştuk...
Songül : oldu olcak Hedoş'u da yaz canısı..
Meral : aa iyi fikir...
Meral daha sonra saçımı da yapmıştı, sade birşeyler istemiştim. Herşeyi bitirip aynaya baktığımda aslında beklediğim gibi olmadığını farkettim... gayet sade olmuştu, oysa saatlerdir saç ve makyajımla uğraştığını düşündükçe palyaçoya dönüştüğümü düşünmüştüm...
Meral : eserimle gurur duyuyorum...
Hep beraber çıkıp nikah dairesine gitmiştik... Serkan ortada görünmüyordu...
Songül : ben bi sevgiliyi arayayım
"Ara ara... nerde kaldılar ki?"
Songül telefonla konuşmaya başladı... çok trafik olduğu için geç kalmışlar ama az kalmış geliyorlarmış...
Ben de heyecanla bekliyordum...
Kader : sakin ol Eylül...
Songül : bi de işin heyecanı mı kaldı diyodu...
"Ne biliyim Songül..."
Meral : çiçeğini bana atacaksın dimi canısı?
"Kime gelirse artık..."
Ben salona doğru yürürken Nazan hanımın da geldiğini gördüm. Gülümseyerek salona geçti... ben de derin bir nefes alarak kızlarla salona geçtim ve masaya oturdum. Songül de şahidim olduğu için o da masadaydı. Elimi tuttu...
Songül : herşey güzel olacak kardeşim...
Hemen arkasından Güney geldi, Songülün yanına oturdu...
"Güney, Serkan nerde?"
Güney : geliyo, içeride...
Nikah memuru bayan bana gülümseyerek bakıyordu...
Serkan geliyordu, ama birinin elini tutuyordu, çekiştiriyor muydu? Beyaz elbisesi vardı onun da... iyice yaklaştıklarında onun Cemre olduğunu gördüm... beynimden vurulmuşa döndüm...
Serkan bana döndü...
Serkan : gerçekten seni affedip seninle evleneceğimi mi sandın? Seni asla affedemiyorum Eylül... bu kadar süreyi de sadece oğlunu görmen için tanıdım... acıdım çünkü. Ama bir daha onun büyüdüğünü göremeyeceksin çünkü sen bunu haketmiyorsun...ne olursa olsun onu terketmemeliydin...Cemre'ye ben Londra'da yeniden aşık oldum... Mete'ye annelik yapacağına da söz verdi...
Aynı senin beni affettiğini söyleyip sonra elime Mete'yi tutuşturduğun seferki gibi yaptım, intikam alıyorum senden... seni sevdiğime inandırıp sonra seni böyle terkediyorum... ben evlenicem bugün.. ama seninle değil...
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Sil Baştan
Teen FictionBirbirini çok seven iki insan arkadaş kalabilir mi? Peki, herşeye sil baştan başlamak mümkün mü?
