Eylülün ağzından,
Serkan ne demişti öyle... nasıl ya? Nasıl hatırlamıştı? O da aklımı okumuş gibi cevap vermişti...
Serkan : evet Eylül... herşeyi hatırlıyorum..
"Ne hatırlıyorsun?"
Serkan: o günü, benden neden kaçtığını...
"Serkan ben..."
Serkan : Eylül... ben özür dilerim. Bak ben o gün sarhoştum, gerçekten... ne oldu bilmiyorum ama sabah uyandığımda ben de şok olmuştum...
Ağlıyordum...
Serkan : ağlama... lütfen... lütfen beni affet.. ben böyle olsun istemezdim...
Hala susmaya devam ediyordum
Serkan: bebek... bebek benden mi Eylül?
Tam zamanıydı, gerçekleri söylemenin tam zamanıydı, bilmeliydi.. ama Cemreyle birlikte gülüşmeleri geldi aklıma... mutlulardı onlar... mutluluklarını bozmanın bir anlamı yoktu... ikimiz de mutsuz olacaktık. Serkan da istemezdi zaten...
"Hayır tabii ki.. nerden çıkarttın?"
Serkan: Eylül o gece...
" o gece birşey oldu ya da olmadı... bilmiyorum ama bu bebek senin değil. Kaanla ikimizin bebeği, bu yüzden çabucak evlendik zaten. "
Serkan : tamam... sayende aklımdaki tüm o soru işaretleri yanıt buldu, sağol
"Rica ederim. Bu arada mutluluklar dilerim"
Fazla durmadım hemen uzaklaştım ordan... Serkan az kalsın herşeyi öğrenecekti.. Öğrenseydi...öğrenseydi neler olurdu bilmiyorum...
Hızlıca ilerliyorken birden gözlerimin karardığını hissettim. Tutunacak yer bulamadım. Gerisini hatırlamıyorum....
Serkanın ağzından,
Eylül söyleyeceğini söyleyip gidiyordu, bense arkasından bakakalmıştım. Hala aklımda soru işareti vardı, Eylül bana yalan söylüyor olabilir miydi? Eğer öyleyse bir çocuğum olacaktı, hatırlamadığım bir geceden....
Ben öylece Eylüle bakakalmıştım.Biraz yavaşladı, sonra durdu, sonra birden yere bıraktı kendini. Hemen yanına gittiğimde bayılmıştı... Ne yapacağımı bilemedim. Hemen hastaneye götürdüm.
O içerideyken ben ne yaptığımı bilmiyordum taa ki hemşire yanıma gelene kadar...
Hemşire : biraz sakin olun beyefendi. Volta atıp duruyorsunuz. Oturun, birazdan sizi de içeri alırlar.. Ne kadar evhamlı bir babasınız...
Hemşire de bizi karı- koca sanmıştı, harika (!)... Kaan geldi aklıma... haber verse miydim? Sonunda kocasıydı. Ama birşeyden emin olmam lazımdı önce. Ve bundan emin olmam için yanımda kimsenin olmaması gerekiyordu. Şimdilik tek başıma kalıp kimseye haber vermemeye karar verdim....
Yaptığım yanlıştı biliyorum ama düşünmeden hareket edip içeri, odaya daldım. Doktor gelmem için işaret etti. Eylülse naapıyorsun sen der gibi bakıyordu...
Eylül : Serkan? Ne işin var senin burda?
"Korktum Eylül... iyisin dimi?"
Eylül: evet iyiyim
Doktor : iyiyiz babası herşey yolunda...
Eylül: şey... aslında babası o değ-...
"Doktor hanım, herşeyi söyler misiniz? Yani kaç aylık, cinsiyeti ... herşeyi yani herşeyi..."
Eylül : naapmaya çalışıyorsun?
"Merak ediyorum, iyi olduğunuzdan emin olmak istiyorum"
Doktor : bebeğimiz 4 aylık, sağlıklı bir erkek.
4 aylık demişti... eğer o bebek bizim olsaydı 5 aylık olacaktı. Allah kahretsin ki bebek Kaandandı. Eylül gerçekten onu seviyordu... bir an... bir an o bebeğin benim olduğunu, Eylülün bana inat Kaanla evlendiğini düşünmüştüm. Yanılmıştım... aptaldım ben, bu saçmalığı düşünecek kadar aptaldım. Bir anlığına bu saçmalığa inandığım için aptaldım. Gerçi böyle olsa ne olacaktı, Cemreye güle güle diyip Eylülle mi olacaktım?
Danışmadaki görevliye Meralin numarasını vererek haber vermesini istedim ve oradan koşarak uzaklaştım...
Eylülün ağzından,
Serkan birşey söylemeden kapıyı çarpıp çıkınca istemsizce gözlerimden yaşlar süzülmüştü...
Doktor : neden böyle yaptın ki?
"Böyle olması gerekiyordu... mecburdum..."
Doktor : tamam, kalkabilirsin... herşey yolunda merak etme. Kendini kötü hissediyorsan gidebilirsin, iyi değilsen san-.....
"Yok, yok iyiyim ben. Bir an önce gitmek istiyorum..."
Çıkmak üzereyken bizimkiler gelmişti, telaşlılardı... bi tek Cemre yoktu. Kaan gelip yanıma oturdu. Sarıldı bana...
Kaan : neden ağlıyorsun? İyisin dimi?
"İyiyim iyiyim..."
Kaan : bebek? Bebek de iyi dimi?
"Evet, bebeğimiz gayet iyi"
Kaan : neden ağlıyorsun o zaman
Meral : hormonlar canısı...
Cemrenin ağzından,
Kızlar telefon alır almaz aceleyle çıkmıştı, ben de gelicektim ki Meralin telefonu yeniden çaldı, Serkan arıyordu, beni istiyormuş.
Serkan : Cemre, nerdesin? Yanıma gelir misin?
"Serkan sen ağlıyor musun? Nooldu?"
Serkan: Cemre ne olur sorma gel... çok ihtiyacım var sana
Hemen verdiği adrese gittim. Neden ağlıyordu ki? Annesiyle konuşması kötü mü geçmişti acaba??
Geldiğimde hemen bana sarıldı. Sıkı sıkı sarılıyordu...
"Nooldu Serkan? Anlat"
Serkan : beni bırakmazsın dimi? Bir gün "ben başkasına aşık oldum, aslında sana aşık değilmişim" diyip benden ayrılmazsın dimi? Beni bırakmazsın...
"Serkan... sakin ol... bırakmam. Ben sana aşığım... seni istesem de bırakamam. Sen beni bırakana kadar..."
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Sil Baştan
Teen FictionBirbirini çok seven iki insan arkadaş kalabilir mi? Peki, herşeye sil baştan başlamak mümkün mü?
