Eylülün ağzından,
Eve geldiğimizde aşırı yorgundum, Kaan beni yatağa yatıracaktı ama benim gözüm sehpanın üzerindeki kutuya ve kızların bana aldığı mavi kıyafetlere takılmıştı. Elime aldım, Kaan engel olmaya çalıştı ama ben onu dinlemedim. Kutuyu ve kıyafetleri aldım, oturdum, kendimi tutamadım ve ağlamaya başladım...
Serkanın ağzından,
Hastaneden sonra Songüllerin evine gelmiştik. Herkes ordaydı ve kimse konuşmuyordu, yas evi gibiydi. Cemre yanıma geldi, elini omzuma koydu önce, sonra da sarıldı. Birşey yapmadım, o da üzgündü, desteğe ihtiyacı vardı...
Songül : bu kardeşim neden mutlu olamıyo? Neden yüzü gülmüyor? Neden ya neden?
Güney : Songül sakin ol noolur
Songül : nasıl sakin olcam Güney? Eylülün halini görmedin mi?
Kader : kardeşim çok kötü haldeydi
Meral : naapıcaz şimdi?
Güney : Serkan da yıkıldı baksana Songül...
Songül : Eylülün öldüğünü sandığımızda bu kadar ağlamadı. Ne oldu da bu hale geldi?
Meral : gören de kendi karısı, çocuğu bu halde sanır... Kaan bu kadar yıkılmadı canısı
Başımı kaldırdım, Merale baktım...
Meral : ohaaa yoksa...
Sessiz kaldım...
Güney : ne oluyo ben anlamadım?
Songül : ulan Meral saçmalama lan. Öyle olsa Eylül Kaanla mı evlenir? Kaan neden başkasından hamile biriyle evlensin ki? Te Allahım yaa
"Doğru söylüyo"
Kader : nasıl yani?
"Bebek benim bebeğimdi..."
Cemre : ne? Nasıl yani?
"Duydun işte. Bebek benim bebeğimdi. Mezuniyet gecesi... ikimiz de sarhoştuk. Kahretsin ki hepsi benim suçum... Eylülün bu halde olmasının sebebi benim, onun acı çekmesinin sebebi benim..."
Güney : tamam tamam sakin ol kardeşim...
Cemre : nasıl yani? Biz çıkıyorken bunu biliyordun ve bana söylemedin mi?
"Hayır, yeni öğrendim, Eylül yeni söyledi..."
Cemre birşey diyecekken Songülün telefonu çaldı, açtı. Kaan arıyormuş, Eylül iyi değilmiş, Kaan da kızlardan yardım istiyormuş...
Hep beraber gittik. Eylül içeride elinde mavi bir zıbınla ağlıyordu, kızlar elinden almak istedi, izin vermedi, bağırıyordu... kenarda ona gönderdiğim oyuncaklardan biri vardı, en sevdiğim... mavi önlüklü ayıcık. Eylülü öyle görünce iyice kahrolmuştum... yanına gittim. Sarıldım sadece, o da bana sarılıyordu, hem sarılıp hem ağlıyordu...
Kaanın ağzından,
Dışarıdaydım, Eylüle birşeyler almıştım, kıyafet ve tatlı... Eylül sabah tatlı istediğini laf arasında söylemişti. Eve geldiğimde Eylül, elindeki bir oyuncak ayıyı sıkıp uyuyordu, konuşmaya başladı ama ne dediğini anlamıyordum...
Eylül birden nefes nefese uyandı, gözyaşları süzülüyordu, kötü bir rüya görmüş olmalı...
"Şişşt, tamam geçti, hepsi rüyaydı..."
Eylül : öldü, bebeğimi kaybettim bitti, kaybettim Kaan..
"Eylül sakin ol hepsi rüyaydı"
Eylül: hayır hayır... sen kardeşlerini buldun, Defne ve Serkandı onlar, yemekteydik, sonra ben bayıldım, hastanede bebeğin öldüğünü öğrendik...sonra..
"Eylül, sakin ol... geçti hepsi kabustu. Ben kardeşlerimi bulamadım hala. Hem Serkan benim kardeşim olabilir mi? Hiç benziyor muyuz azcık düşün. Yemeğe falan da gitmedik. Sen de iyisin, bebek de iyi.."
Eylül: yalan söylüyorsun, üzülmemem için yalan söylüyorsun...
"hayır Eylül hayır... bak o orda... ya da gel istersen hastaneye gidelim. O zaman inanırsın belki bana"
Eylül : gerçekten mi? Bebeğim iyi mi cidden?
" evet.. sen sakin ol. Olayların etkisiyle kötü bir rüya görmüşsün sadece. Ama herşey yoluna girecek, söz veriyorum sana..."
Eylül : Kaan!
" nooldu?"
Eylül: tekme attı bak...
Eylül söyleyince karnına dokundum, cidden hissetmiştim, bu mucize gibi birşeydi, çok değişik bir duyguydu, tarif bile edilemezdi...
"Evet, hissettim ben de. Sana iyi demiştim"
Eylül hem gülüp hem ağlıyordu... mutluluktandı herhalde...
Durdu, elimi tuttu.
Eylül: gitme, sana birşey söylemek istiyorum. Aslında itiraf etmek istiyorum
" Eylül.. korkutma beni"
Eylül: korkulcak birşey değil, aslında bunun yeni farkına varmaya başladım. Yani çok büyük birşey değil şuanlık, sadece bi his.... ama sana söylemem lazım. Yoksa sana yalan söylüyor gibi olacağım.
"Dinliyorum"
Eylül: bak, ne düşünürsün bilmiyorum, sonuçta sevdiğin biri var, onu ne kadar sevdiğini görebiliyorum. Son zamanlarda çok mutlusun biliyorum, bunu da bozmak istemiyorum ama söylemezsem içim rahat etmeyecek...
" Eylül ben..."
Eylül: Kaan.. ben bir süredir sanırım senden hoşlanıyorum... yanii.. sanırım derken....
" Eylül..."
Eylül: biliyorum biliyorum, sen başkasını seviyorsun,zaten başkasından hamile kalmış bir kızı kimse istemez ama ben sadeece bil istedim...
" Eylül, ben birini seviyorum evet..."
Eylül: ben özür dilerim hata ettim sanırım, gerçekten özür dilerim. Söylemedim farzet, gerçekten.... ben bu aramızdaki bağın bozulmasını istemiyorum... noolur böyle kalalım, arkadaş, sırdaş olarak kalalım, unut az önceki söylediklerimi...
" Eylül...ben birini seviyorum evet, ama o sensin..."
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Sil Baştan
Teen FictionBirbirini çok seven iki insan arkadaş kalabilir mi? Peki, herşeye sil baştan başlamak mümkün mü?
