12.Bölüm - Kaza

650 51 10
                                        

Nazan : oğlum,şey...

Defne : sen bir ara Eylülle kalıyordun, annem onu tekrar hatırlamanı istemiyordu...

Nazan : Defneee

Serkan : neden ki?

Nazan :ııı şey.... annesi yeni ölmüştü sen de yalnız bırakmak istemedin oğlum.

Serkan : ee ama o yurtta kalmıyo mu zaten?

Nazan : bir ara kardeşleriyle beraber evde kaldı, sen de ordaydın...

Annemlerden adresi aldım ve oraya gittim. Daha önce görmüş gibiydim burayı, tanıdık ama bir o kadar uzak gelmişti... Öylece oraya bakarken Eylülü gördüm. Yanında ufak sarışın bir kız ve esmer bir oğlan çocuğu vardı...

Büşra : Merhaba Serkan abi

Kız beni tanıyordu ama ben onu tanıyamamıştım, ama bozuntuya vermedim, selam verdim.

Eylül : senin ne işi var burda Serkan?

"birşeyler hatırlarım belki diye görmeye geldim burayı "

Eylül : hatırladın mı peki?

"hayır, hiçbirşey..."

Eylül : benim bir an önce eve gitmem lazım. Kaan bekliyor

" beni de Güney çağırdı, eşlik edebilir miyim size?"

Eylül : tabii

Eylülle yürüdük. Konuşmuyor, ben de üstelemedim... eve yaklaşmıştık ki telefonu çaldı.

Eylül : efendim Kaan?....hıı tamam,peki ben naapıcam? Büşra ve Metini almıştım eve gidiyordum... tamam beklerim, sen iyisin dimi? Gelebilirim istersen....tamam, ama istediğin zaman ara tamam mı? Tamam görüşürüz...

Konuşmasını bitirdikten sonra bana döndü

Eylül : ben eve gitmiyorum, yani biraz dışarıda dolaşıcam, sen git istersen

" Eylül akşam oldu ne dolaşması bu saatte? Bir sorun mu var?"

Eylül : hayır yok. Kaan geç gelicek, ben de anahtarı unutmuştum, ama problem değil biraz hava almış olurum

hava serindi, iki çocukla ve hamile haliyle öylece kalmıştı...

" Gel, Songüllere beraber gidelim, en azından tek başına dışarıda kalmamış olursun"

Eylül : yok, ben dolaşmak istiyorum biraz..

Fazla ısrar etmek istemedim, rahatsız oluyordu belli ki, ters tarafa dönüp gitti. yanımdan bi adam bana bakıp geçti, hırsız gibi duruyordu. Biraz gidince arkamı dönüp baktım. Adam Eylülle beraber yürüyüp ona birşeyler söylüyordu. Dönüp gitmek istedim ama içim el vermedi, yanlarına gittim. Yaklaşınca konuştuklarını duydum, adam Eylülü rahatsız ediyordu, yanına gidince susup gitti...

Eylül : sağol Serkan

"rica ederim. seninle gelmemi ister misin?"

Eylül : gerek yok, sağol

"az önce pislik bi herif sana asıldı Eylül, nasıl bu kadar rahatsın?"

Eylül : alıştım artık, ilk değil bu

Ne demekti ki şimdi bu? Nasıl ilk değildi? Bu kız neler yaşıyordu?

"tamam, sen istesen de istemesen de gelicem, seni takip edicem. evine sağ sağlim dönene kadar da peşini bırakmıcam. "

Eylül : Serkan...

"sapık değilim yanlış anlama, gerçi sen bunu zaten biliyorsundur, zamanında beraber de kaldık sonuçta.."

Eylül : evet, kaldık

"o zaman seninle gelmemde bir sakınca da yoktur"

Eylül : tamam gidelim

Eylülle sahile geldik. Bir banka oturduk, hiç konuşmuyorduk, Eylül kucağına oturttuğu Metin ile oynuyordu..Ne kadar doğru yaptığımı bilmiyordum ama sessizliği bozdum.

"kaç aylık?"

Eylül'ün suratı düşmüştü....


Eylülün ağzından,

Serkan uzun süren sessizliği bozdu, hem de hiç beklemediğim bir soruyla... bunu kızlar bile sormamıştı, onlar sormayınca ben de ne söylicem diye düşünmemiştim hiç. 5 aylık olduğunu söyleyemezdim, en azından 1 ay fark olsun diye 4 aylık demek durumunda kaldım...

"4 aylık"

Bebeğimiz 5 aylık...

Serkan : cinsiyeti belli mi peki?

"Evet, oğlan"

Bir oğlumuz olucak Serkan...

Serkan : anladım.. Eylül...ben çok kötü biri miydim?

"hayır Serkan,tabii ki değildin, hala değilsin. Sen tanıdığım en iyi insanlardan biriydin"

Serkan : o zaman neden bu hale geldik?

"bu hale gelmemize sen sebep oldun. Ama en azından bu sayede gerçek aşkını buldun Serkan. senin adına çok mutluyum."

Serkan : sen bulmadın mı?

bu çocuk neden bu kadar zor sorular soruyordu? Zaten zordu benim için...

"buldum.. ben de hayatımın aşkını buldum..."

Üşüdüğümü anlamış olacak ki üzerindeki montu çıkartıp bana giydirdi. İyi gelmişti... Kaan aradı, eve gelmişti, beni göremeyince merak etmiş. Hemen kalktım, Serkanla birlikte eve yürüdük. Montunu verip teşekkür ettim ve eve girdim...


Serkanın ağzından,

Eylülü evine bıraktım. Güneylere gitmek için yeterince geç bir saatti. Yarın Ankara'ya dönmeden önce tekrar uğrardım onlara...

Eve gelmek üzereydim, hızla gelen bir araba karşı yönden gelen bir arabaya çarpmıştı, o anki şoku üstümden atıp yoldaki diğer insanlar gibi hemen yanlarına gidip yardım etmek istedim. Yardım edenlerden biri bağırıyordu, arabada hamile bir kadın vardı...

Sil BaştanBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin