Serkan hastaneden çıkıp evine yerleşmişti, ama öğrenmesi gereken çok şey vardı fakir oluşları, babasının ölümü... hepsiyle bir bir şok yaşadı...
1 haftadır evdeydi. Annesi evden çıkmasına izin vermiyordu ama Güneylere kadar gitmesini kabul etti. Songül ve Güney onu evlerinde misafir edeceklerdi...
Serkanın ağzından,
Güneylerin evine geldim, küçük şirin bir evdi. Songül yemek yapmıştı. Pek güzel değildi ama bozuntuya vermedim. Güneyden bana herkesi anlatmasını istedim. Ama o Songül'ün kızları daha iyi anlatabileceğini söyledi. Songül bana olanları anlattı. Kızlara iftira atmışız, ama yine de bizleri affetmişler.... bir tek Eylül denilen kız affetmedi galiba, buz gibi soğuktu. Songüle Eylülü sordum. Güneyle bakıştılar, zor bir soru sormuşum da ne diyeceklerini bilememiş gibilerdi...
Songül, onun da arkadaşım olduğunu ve en son onun yanındayken kaza geçirdiğimi söyledi, Eylül kendini suçlu hissettiği için bana soğuk davranıyormuş...
Neden bilmiyorum ama 1 haftadır o kızı düşünüyorum. Artık sebebini öğrendim, rahatlamıştım. Eğer bir daha gelirse ya da karşılaşırsak ona suçluluk duymaması gerektiğini söyleyecektim...Güneyden, Cemreyle de konuşabilmek için yurdun adresini istedim...
Eylülün ağzından,
Kızlar haftaya gidiyordu. O yüzden sürekli birlikte vakit geçirmemizi istiyorlardı. Keyfim olmasa da kırmıyordum. Aklımda Kaanın dedikleri vardı, bugün nikah günü alıcaktık...
Songül bana Serkanın özellikle beni sorduğunu söyledi. Ona suçluluk duygusu duyduğumu söylemiş. Mantıklı bir sebepti, şimdilik böyle bilmesi yeterliydi...
Kızlara görünmeden koşarak yurttan çıkıyordum, doktor randevum vardı ve geç kalmak üzereydim. Kapıdan çıktığımda bir omuza çarptığımı farkettim, dönüp baktığımda bunun Serkan olduğunu gördüm, telefonu yerdeydi, alıp bana baktı. Özür dileyip gitmek istedim ama lafa tuttu, suçluluk duymamam gerektiğini söyledi bana. Ben de ona çok bakmadan koşar adımlarla gittim.
Serkanın ağzından,
Kafamdaki soruların cevapları Güney ve Cemredeydi. Güneylerden sonra Cemreye uğradım ki koşarak gelen biri bana çarptı. Bunun Eylül olduğunu farkettim, yere düşen telefonumu elime aldıktan sonra hazır fırsatını bulmuşken suçluluk duymasına gerek olmadığını söyledim. Konuşurken gözlerinden alamıyordum kendimi. Çok güzellerdi. Ama benden kaçırdı gözlerini, yine koşarak uzaklaştı...
Çok garip bir hisse kapıldım, sanki bu anı daha önce yaşamış gibiydim. Aldırmadım...
Çok gizemli bir kızdı, çözememiştim. Belki Cemre benim sorularıma yanıt verebilirdi....
Bahçedeki bir kızdan Cemreyi çağırmasını istedim. Cemre çok sevinçli bir şekilde yanıma geldi. Ondan da herşeyi anlatmasını istedim.Aynı Güney gibi o da itiraf attığımız o geceden bahsetti. Sonra Kemal dedi sustu. Kemal kim dedim cevap vermedi.
Eylülün ağzından,
Doktora geldiğimde Kaan beni bekliyordu, soran gözlerle ona bakıyordum. Yarın için nikah tarihi almış, bunun için bazı testlere ihtiyacımız olacağını söyledi, onları yaptıracaktık.
Önce doktorumla konuştum, şimdilik herşey yolundaydı ama beslenmeme dikkat etmem gerektiğini söyledi. Bunu başarmam çok zordu...
Serkanın ağzından,
O gece Güneylerde kalıcaktım. Songüle Kemalin kim olduğunu sordum, söylemedi. Kimdi bu Kemal? Neden herkes saklıyordu benden?
Güney yemekten sonra bana evliliğini ve Songülü anlattı. Ailesiyle sorunlar yaşıyorlarmış, Selin teyze Songülü kabul etmemiş...
Güney bunları anlatıyorken ona yine pat diye Eylülü sordum..
"Güney, biz Eylülle neydik? Sadece arkadaş mıydık cidden? Garip bir kız..."
Sorumu Songül de duymuştu. Yine bakıştılar. Eylülle ilgili sakladıkları birşey vardı ve ben bunu öğrenecektim...
Güney : bunu Eylüle sorsan daha iyi. O sana doğru cevabı verecektir...
"Anlamıyorum Güney, anlamıyorum. Sevgilisi falan mı var? O yüzden mi böyle davranıyor? İnsan yakın arkadaşına böyle davranmaz..."
Güney : sen niye sürekli Eylülü soruyorsun? Nooldu? Hoşlanıyor musun yoksa?
Öyle miydi cidden? Bilmiyorum. Onu düşünüyordum kaç gündür. Gözleri... Güney'e cevap vermedim.
Güney Songüle baktı yine. Ama bu sefer gülüyorlardı. Sebebini anlayamadım...
Ertesi gün eve gittiğimde annem, neredeyse tüm eşyalarımı hazırlamıştı. Ankara'ya gidiyordum birkaç gün sonra. Kızlar da orada olacakmış...
Annem, hem sağlığımı kutlamak hem de gidişimden önce bir kez toplanmamız için bir yemek verecekmiş bu akşam. Acaba Eylül de gelir miydi?
Eylülün ağzından,
Bugün nikah günüm... mutlu değilim çünkü sevdiğim ama arkadaşım bildiğim bir kişiyle evlenicektim. Kaan bana bir beyaz elbise almış, onu giymemi istedi. Ben düğünümü böyle hayal etmemiştim, sevdiğim adamla evlenicektim, gelinlik olup olmaması önemli değildi ama sevdiklerim yanımda olacaktı, şahitlerimiz Songül ve Güney olacaktı, ama bunların hepsi hayallerde kaldı. Ben imkansıza aşık olmuştum, arkadaşımın aşkına...
Bomboş nikah salonuna girdiğimde bir huzursuzluk doldu içime. Bunu yapabilecek miydim? Gerçekten o nikah salonundan evli bir insan olarak çıkabilecek miydim?
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Sil Baştan
Ficção AdolescenteBirbirini çok seven iki insan arkadaş kalabilir mi? Peki, herşeye sil baştan başlamak mümkün mü?
