13.Bölüm - Seçim

605 46 16
                                        

Kadına yardım ettik, onu çıkartıp ambulansı aradık... ambulans geldiğinde durumlarının çok kötü olmadığını söyledi, rahatlamıştım...

Ama arabanın çıkartığı o acı fren sesi hala kulağımdaydı. Çok kötü olmuştum, sürekli o birbirlerine girmiş iki arabanın hali geliyordu aklıma... birkaç parça geldi aklıma, ama birbiri ardına... ilk defa bu kadar fazla şey aklıma geliyordu. Olduğum yere çöktüm, bir bir aklıma herşey gelmeye başlıyordu... Eylülle yurt önünde çarpışmamız, park, karakola düşmemiz, kızların bekaret muayenesi olayı, Kemal, Kemali göle atışımız, Eylülle ilk dansımız, babamın ölümü, Eylülle ilk tuttuğumuz ev,Eylülün doğum günü, ilk öpücük,Eylüle ilk söylediğim şarkı, Eylülün vurulması, Atakan, evlatlık oluşum, Cemreyle yaşadıklarımız, Eylülle aynı evde kalmamız,Eylülün ölüm haberi,Eylül koşuyorken ona yetişmeye çalışırken son gördüğüm araba....hepsi birer aklıma geliyordu... olayların şokuyla olun ortasına oturmuş olduğumun farkında değildim, hemen ayağa kalktım ve kaldırıma çıktım.

Eylülün ağzından,

Eve geldiğimde Kaan karanlıkta oturuyordu. Birden konuşunca korkmuştum...

Kaan : korkma benim...

"Neden karanlıkta oturuyorsun"

Kaan : ev çok kötüydü Eylül... babamın arkasından bir tane bile iyi konuşan insan yoktu. Ben onun gibi bir insan olmak istemiyorum. Çocuk babasından ne görürse onu yaparmış, ben öyle olmak istemiyorum, ben onun gibi olmak istemiyorum...

" sen bambaşka bir insansın Kaan. Çok iyi bir insansın. Sevmediğin bir kıza ve bebeğine sahip çıkıyorsun... kocaman bir kalbin var senin"

Kaan : iyi biriyim dimi Eylül? Değilsem bile onun kadar da kötü olmayayım. Umarım gittikçe ona benzemem...

" karşıma çıktığın için çok şanslıyım"

Kaanın ağzından,

Eylül, karşıma çıktığın için çok şanslısın demişti... asıl şanslı olan bendim, Eylül muhteşem bir kızdı, tertemiz bir kalbi vardı, onun arkasından iş çeviren herkesi affetmişti, çok güçlüydü, karnındaki bebeğiyle beraber sımsıkı tutunuyordu yaşama... hele geçmişi... öyle bir geçmişe sahip olan kaç kişi Eylül gibi güçlü kalabilirdi ki? Eylül, "Serkan, kardeşlerim, Feride hanım ve Toprak hocanın desteğiyle ayağa kalktım"demişti. Şimdi ona bu acıyı yaşatan, bir zamanlar onun en büyük desteğiydi... Serkan, böyle mükemmel bir insanı kaçırdığı için aptaldı. Eylülse bu ihanete rağmen, kendisine acı çektirerek ikisinin mutluluğunu istiyordu.... Hayranlık duyulacak bir durum...
O Serkan'ı seviyordu biliyorum, o inkar etse de belli oluyordu bu, ama Serkan onu sevmemişti, sevseydi bırakmazdı, ne olursa olsun bırakmazdı... ben de bırakmadım onu, ellerimin arasından kayıp gitmemesini istemiştim evlenme teklif ettim, evlenmesek de bizi herkes evli sanıyordu... beni şuan sevmiyordu,arkadaşı olarak görüyordu ama ben beklerim, belki bir gün... belki bir gün o da beni benim onu sevdiğim gibi sever....

Serkanın ağzından,

Hatırladığım şeyler canımı acıtmıştı. O eve gitmek istemiyordum, annemin evine yani... kalktım yürümeye başladım, nereye gittiğimi bilmeden yürüyordum... kafamda bir sürü düşünce vardı... Cemre... hiçbirşey anlatmamıştı bana... neden bana aşık olduğunu söylemedi ki? Eylül de arkadaş kalmak istediğini söylemişti zaten... hala boşluklar vardı aklımda ama en azından buğu gitmişti, herşeyi bir bir hatırlamaya başlamıştım. Sadece aklıma takılan, en son neden Eylülün peşinden koştuğumdu. O kazayı geçirmeme neden o koşuşturmanın sebebi neydi?

En sonunda durdum. Kalıcak bir yer bulmam lazımdı. Güneylere gitmeye karar verdim, saat geç olsa da Güney birşey demezdi...

Güney beni içeri aldı.

Güney : nooldu oğlum, ne bu hal?

"Bir kaza oldu gözümün  önünde. Ona yardım ettim."

Songül : tamam kardeşim, geç içeri hadi

"eve gidemem ben, gidemem. O eve gitmek istemiyorum. Annemi görmek istemiyorum..."

Güney : nooldu? Nazan teyzeyle kavga mı ettiniz?

Oturup konuştuk, ben herşeyi hatırlamaya başladığımı söyledim, Songül de Güney de şaşırmıştı..

Songül : yani hatırlıyorsun herşeyi öyle mi?

Güney : oh be, o zaman bizi Eylülle ilgili soru yağmuruna tutmazsın artık

"Hayır, bitti. Biz Eylülle ayrıldık, o arkadaş kalalım dedi, tamam dedim. Şu halimde bile Cemre benim yanımda olmaya çalışıyor Güney, üstelik bana olan duygularını söylemeden yapıyor bunu, bi de Eylüle bak, ben komadayken gitmiş başkasına aşık olmuş, evlenmiş, üstüne çocuğu olucak... gerçekten sevse bunları yapar mı? Yapar mıydı? Hiç mi içi acımadı ben komadayken? Hiç vicdan azabı duymadı mı? Ben o üzülmesin diye ona aşık olduğumu söyleyip yanında olurken, o beni bir an bile düşünmemiş... beni hiç sevmemiş o... Şimdi kocasıyla mutlu mesut yaşasın."

Songül : hiç mi birşey yok içinde Eylüle karşı?

Durdum... çok minik bir an düşündüm. Evet ben Eylülle mutluydum,çok mutluydum. O benim ilk aşkımdı, çok uzak olmayan bir zamana kadar da son aşkım olacağını düşünüyordum ama yanılmışım. Onu seviyordum tabii ki, ilk aşkların yeri kalpte mutlaka ayrıdır, ama biz Eylülle birbirimizi kaybettik artık. Artık bambaşka dünyalara dağıldık. Mutlaka birşeyler vardır içimde, yalan diyemem. Belki denesek olurdu, birbirimizi affederdik. Ama imkansızdı bu artık. O kendi hayatını, birlikte hayalini kurduğumuz hayatını kurmuştu... ben de beni seven, bana değer veren, en önemlisi bana aşık olan kişinin yanında olacaktım. Onu seviyordum, Eylüle bir zamanlar duyduğum gibi bir aşkla değil ama seviyorum. O yüzden onunla olmayı seçiyorum...

"Ben artık Eylülle ilgili tek birşey konuşmak istemiyorum"

Sil BaştanBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin