Serkanın dedikleriyle uyuşmuştum. Cemre başı öne eğik, mahçuptu ama mutluydu...bense ağlıyordum...
Serkan : Mete'yi kucağıma verip beni bıraktığında ben de aynı böyle hissettim... ihanete uğramış... sen beni gözünü kırpmadan Kaan için bırakmıştın. Ben de seni Cemre için bırakıyorum...
Ben Songülün kollarından destek alıp masanın başından ayrılırken, Serkanla Cemre de masaya yerleşmişti... ikisinin de gözü Songül ve Güneye gitti ama ikisi de reddettiler...
Serkanın birşey peşinde olduğunun farkındaydım ama bana sürpriz yapacağını falan düşünmüştüm... evet bir sürpriz vardı ama büyük bir sürprizdi bu...
"Siz benim yüzümden reddettmeyin"
Güney : saçmalama Eylül... Serkan bunu nasıl yapar ? Onun gibi bir şerefsize asla şahitlik yapmam
Ağlamam kesilip biraz cesaret alarak ayağa kalktım ve konuşmaya başladım...
"Nasıl yaptınız ya nasıl? Güldünüz mü arkamdan? Bu kız da ne kadar salak, arkasından ne güzel iş çeviriyoruz diye güldünüz mü bana? Gerçi ilk değil bu yaptığınız, sizi Songülün kına gecesi mutfakta gördüğümde anlamalıydım ama ben ne aptalım ki bunu yaptım, sana inandım... 9 ay boyunca Cemreyle aranda hiçbirşey geçmemiş olma ihtimaline inandım... ve Mete'ye gelince... onun velayeti bende ve onu asla benden alamayacaksın aslaa"
Cemre : bırak sana anne demeyi, seni görünce ağlayan bir çocuğu alabileceğini mi düşünüyorsun Eylül? Babasının soyadını taşıyor o...
Cemre ve Serkan bakışırken kendimi kusmamak için zor tutuyordum... el ele tutuşup gülümsediler...
Serkan : onu senden alıcam Eylül... sen onu haketmiyorsun...zaten o da seni istemiyor...
Nazan : yeter... yeter bu kadar saçmalık yeter...Çocuğunun annesini bırakıp onunla evleniyorsun ve çocuğu annesinden mi ayırmaya çalışıyorsun? Seni tanıyamıyorum...
Nazan hanım gelip bana sarılmıştı... bu hayret verici bir durumdu ama beni oğluna karşı savunmuştu...
Defne bile bu durumdan hoşlanmamıştı, Cemre ve Serkana iğrenerek attığı bakışı yakalamıştım. Ben ağlamaya devam edince Nazan hanım, kızlar, Mert ve Güney beni dışarı çıkardı...Mete Güney'in kucağında olduğu için mutluydum...
Songül : bize gel kardeşim...
"Hayır.. yalnız kalmak istiyorum... kahretsin artık evim de yok... satttım onu"
Hıçkırıklarım bitmemişti...
Nazan : bizde kalmaya devam edeceksin tabii ki...
"Ben Serkanla aynı ortamda kalmak istemiyorum"
Nazan : Serkanın bu evde kalacağını kim söyledi? Serkanı eve almıcam Eylül... madem o Cemreyle evlenicek, o zaman kendisine ev tutsun... umrumda değil...
"Ama o sizin oğlunuz... böyle birşey yapmanıza gerek yok, ben giderim, bulurum kalıcak bir yer..."
Nazan : hayır Eylül... tamam sana bayılmıyorum ama sen torunumun annesisin... Serkan bunu yapacak kadar alçaldıysa ben onu bu evde istemiyorum. Kalması gereken sensin...
Nazan hanımı dinledim... bana annemden fazla annelik yapmasına mı yoksa kendi oğlunu kovup, başından beri haz etmediği bana destek çıkmasına mı şaşıracağımı bilemedim...gülmeye başladım, muhtemelen Nazan hanım aklımı kaçırdığımı düşünüyordu....
Serkanın ağzından,
Eylül uykusunda birşeyler sayıklayınca uyandım... ağlıyordu, sarsarak uyandırdım... bana şaşırarak bakıyordu...
Eylül: sen... sen...
"Şişşşt... rüyaydı hepsi, geçti"
Eylül : ama sen....
"Sakin ol canım geçti..."
Eylül gördüğü rüyanın etkisindeydi hala... gözyaşları durmamıştı... ne gördüğünü merak ediyordum...
Eylül rahatlayarak tuttuğum elimi sıktı...
Eylül: beni bırakmadın dimi? Bırakmazsın... bunların hepsi oyun değil dimi?
"Ne oyunu Eylül ne diyorsun?"
Eylül : bırakmayacağını söyle ne olur...
"Eylül tabii ki bırakmam...ne gördün rüyanda?"
Eylül: hepsi intikamdı, seni bıraktım diyordun, sonra Cemreyle...
"Cemreyle ne?"
Eylül: ona aşık olduğunu söyleyip onunla evleniyodun...Mete'yi de benden alacağını söylüyordun
"Canım... hepsi rüyaydı sakin ol ne olur..."
Eylül: kaç gündür garip oluşunun sebebini anlat o zaman bana Serkan... günlerdir düşünmekten bu hale geldim... ne olur anlat kafayı yicem artık...yarın evlenicez ama kocam benden haftalardır birşey saklıyor... ama sakın Cemreyi nikaha gelmeye ikna ediyorum yalanını söyleme bana
"Eylül ben...Cemreyle konuşuyorum çünkü bu geçen gün Mete'yle olan meselesi Londra'ya kadar dayanıyor... "
Eylül: Anlamıyorum
"O Mete'ye çok alıştı... annesi gibiydi onun... şimdi bizim evlilik kararımız...üzüldü Eylül... Mete'yi göremeyeceğini düşünür hale gelmiş... bunu bir tek benimle paylaşabilirdi... durum daha kötü görünmesin diye seninle paylaşmak istemedik... ama saklarken herşey daha da kötü hale gelmeye başladı,sakladığım için üzgünüm..."
Kısmen doğruydu... kısmen....
Eylül: Konuştuklarınızı duyunca, üstüne de bana birşey anlatmayınca kafamda kurdum herşeyi... özür dilerim... özür dilerim şüphe ettiğim için...
"Ben senden sakladığım için özür dilerim asıl..."
Eylül gülümsedi bana... ben de ona gülümsedim... ondan birşeyler saklamaktan nefret ediyordum ama ömür boyu bu asık suratla duramazdım... unutmam lazım... Cemre de unutmak istiyor zaten... Eylülden önür boyu saklayacağımız bir sır bu...
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Sil Baştan
Teen FictionBirbirini çok seven iki insan arkadaş kalabilir mi? Peki, herşeye sil baştan başlamak mümkün mü?
