@_cikolataninkarisi_ hikayeyi ikinci yazışım, ilki kazayla silindi ve uzun süre kalbim sıkıştı... Heeeer neyse! Umarım bunu beğenirsin.
Not: Bu bölümde Naegi Makoto'nun yerine okuyucu Süper Lise Seviyesi Şans oluyor.
"Asahina'nın katili içimizden biri olmak zorunda, bizim dışımızda başka birinin bu okul sınırları içinde olması ihtimal dahilinde bile değil." dedi Togami.
"Ancak elimizdeki kanıtları her yönden inceledik, bunu burada gizlenen biri yapmış olmalı." dedin, elini çenene koyup elinizdeki tüm kanıtları ve söylenen ifadeleri tekrar gözden geçirdin. Atladığın bir yer mi vardı? Katil gerçekten de aranızdan biri miydi yoksa bir yabancı mı? Bunu anlamak için diğerleriyle bir kez daha konuşman ve fikir alışverişinde bulunman gerekiyordu. Bu esrarı çözmeniz ve hepinizin hayatta kalması gerekiyordu.
"O halde herkes cinayet öncesi, anında ve sonrasında yaptıklarını anlatsın." dedi Kirigiri, sanki zihnini okumuştu.
"Mm... Ben mutfakta Oogami-san ile birlikteydim." dedi Fujisaki, her şeyi doğru hatırlamak için yavaş ve düşünerek konuşuyordu. "Asahina-san'ın yakında yanımıza geleceğini düşünmüştük, ardından birer çay içtik ve sohbet ettik. Saatin nası geçtiğini anlayamadık."
"Çaya bir buçuktan biraz sonra oturduk, ne yazık ki saate dikkat etmedim." dedi Oogami yumruğunu sıkıp. "Ardından Asahina'yı beklemeye başladık ancak ikiyi çeyrek geçeye kadar gelmeyince endişelendik ve mutfaktan çıktık. Yolda Hagakure'yi gördük."
"Biri benim kristal küremi almış. Heryerde onu aradım durdum ama bir türlü bulamadım. Tabi en sonunda Kyouko-chan onun parçalarını yerde gösterince büyük hayal kırıklığına uğradım. O kürenin kaç para olduğunu biliyor musunuz!? Bunu yapanı bulursam her kuruşunu geri ödeteceğim!"
"Yerde derken, neresi olduğunu daha ayrıntılı söyler misin?" dedin oğlana, cevabı az çok biliyordun ama her detay önemliydi; belki de Hagakure senin fark edemediğin bir şey fark etmişti. Ama yüzündeki aptal ifadeyi görünce bunun pek de olası olduğunu düşünemedin.
"Ben cevap vereyim: Yüzme havuzunun yanında duran kovaların arkasında. O kovalar oraya daha sonradan ittirilmiş olmalı, çünkü cinayet mahaline çok yakınlar. Ayrıca önceki yerlerinin izi de havuzun diğer ucunda çıkmıştı." dedi Kirigiri, saçının öne gelen tutamını geriye atıp çenesini kavradı. "Onları ittirmesi zor iş değil, yalnızca..."
"Yalnızca çok ses çıkarıyorlar." diyerek kızın sözünü tamamladın. "Eski ve paslılar, o yüzden hareket ettirdiğinde ses bütün havuzda yankılanıyor."
"Öyle bir ses duyanlar ise yalnızca (S/A). Bu mümkün mü?" Togami gözlüklerini düzeltip şüpheli bakışlarını üzerine dikti. "Cinayet saatinde cinayet mahaline en yakın ve sesi duyan yegane kişi neden (S/A)? Yalnızca bir tesadüf mü, yoksa Süper Lise Seviyesi Şans olarak, evrenin ona yaptığı bir şaka mı? Hayır, kesinlikle değil. Birisi onu oraya göndermiş olmalı. Cevap ver (S/A), kimse seninle buluşmak istedi mi?"
"Evet. Asahina'nın kendisi. Ancak oraya gittiğimde ortalıklarda yoktu, yalnızca kovaların tekerleklerini duydum."
"Sadece duydun mu yoksa onları sen mi ittin? Bizimle kafa bulma!" Kuwata işaret parmağını alnına dayayıp dil çıkardı. "Etrafta senden başka kim vardı da bunu yaptı? Hadi bunu söyle."
"Görmüş olsaydım zaten işimiz çabuk biterdi. Ama ben değilim! Asahina'yı ben öldürmedim!"
"Togami-kun o saatte nerede olduğunu söylemeyen tek kişi sensin." dedi Kirigiri.
"Tek değil, sen de bir şey söylemedin. Bu da şüpheli değil mi?" Kirigiri dilini tıklatıp çenesini tuttu.
"Size nerede olduğumu söyleyeyim: Sizlerin aksine zamanımı boşuna harcamıyordum, kütüphanede işimize yarayabilecek bazı bilgiler buldum ama şu anda konumuzla bir ilgisi yok."
"Bu arada Asahina-san neden (S/A)-san'ı çağırdı?" dedi Fujisaki, araya girmekten pek memnunmuş gibi değildi ama bu konu da gayet önemli gibi gelmişti ona.
"Sadece bana benimle konuşmak istediğini söyledi, odama bir mektup geldi." Onlara, sana gelen mektubu cebinden çıkarıp gösterdin.
"Yakından bakabilir miyim?" Oogami mektubu senden nazikçe alıp okudu. "Bu Aoi-chan'ın yazısı değil." Herkes aynı anda hayretle bağırdı.
"Peki kimin olabilir?" dedi Fujisaki.
"Herkesten yazısını göstermesini istersek suçlu elbette bunu değiştirir." dedi Kirigiri.
"Kirigiri, beni yanlış anlama ama senin bir not defterin vardı, değil mi? Onu bize gösterirsen o zaman senin masumiyetini kanıtlayabiliriz." dedin ama kız alaycı şekilde kıkırdadı.
"Eğer katil ben olsaydım o zaman o mektup için kullandığım yazıyı da değiştirirdim."
"He öyle mi?" dedi Hagakure.
"Elbette. Katil eğer bir mektup bırakacaksa kendi el yazısını değiştirmeli veya gazete ve dergilerden kesitler almalı, aksi takdirde bulunması çok kolay olur."
"Gazete ve dergi... Okulda bu tür şeyleri bulabileceğin tek yer kütüphane, orada da sürekli Togami oturuyor. Eğer biri bunu düşündüyse Togami'ye yakalanacağını bileceğinden bunu yapmazdı." dedin.
"Elimizde başka ipucu yok mu?" dedi Fujisaki hayalkırıklığıyla. Katili bulmaya yönelik hiçbir şey yok muydu ellerinde?
"Hala Kirigiri ne yaptığını bize söylemedi." dedi Togami ve dikkatler tekrar kızın üstünde toplandı.
"Bu söyleyemeyeceğim bir bilgi, fakat havuz yakınlarında olmadığıma sizi temin edebilirim."
"Sanki buna inanırız da-"
"Kirigiri'yi yakınlarda görmedim, doğru." diye araya girdin.
"O zaman katilin senden başkası olmasına imkan yok." dedi Togami. "Bununla iyi misin?"
"Elbette değilim, çünkü eğer beni seçerseniz hepiniz infaz edileceksiniz. Ama bir yerlerde bir ipucu olmalı. Kirigiri'nin tanığı ben olabilirim, Fujisaki ile Oogami birbirlerinin. Togami'nin kütüphanede olduğu su götürmez ama bunu kullanarak bir cinayet işleme olasılığı da aklıma geliyor- E-Elbette inandığımdan değil!" Ellerini önünde salladın telaşla; oğlan sinirlenmiş görünüyordu, sakin kalmak için kendini tuttuğu çok belliydi. "Benim tanığım yok ama aynı şekilde Hagakure'nin de yok! Hagakure, bize küreni nerede aradığını söyler misin? Veya onu normalde nerede tutarsın?"
"K-Kristal kürem her daim ceketimin altındadır, akşamları da yatağımın yanına koyarım."
"Yani birinin onu alma olasılığı çok zor, öyle mi?"
"E-Evet..."
"O halde onu nerede aradığını da söyler misin?"
"B-Ben... Ş-Şey... K-Kori-"
"Hayır yanılıyorsun! Onu hiçbir zaman kaybetmedin, onu düşürdün ve nerede düşürdüğünü biliyordun. Kimse kırıkları bulmasın diye de önünü kapadın. Hagakure Yasuhiro, katil senden başkası olamaz!" Oylama sonucu katil Hagakure çıktı, garip cezanın ardından kalan öğrenciler teker teker asansöre yöneldiler.
"Togami..." Sakince oğlanın yanına geldin. "Bana destek olduğun için teşekkürler, gene."
"Sürekli yanlış zamanda yanlış yerdesin, bundan sonra daha dikkatli ol. Senin yüzünden ölmek istemiyorum." Gözlüklerini düzeltip yanından geçti, geçerken ama başını okşadı. O da asansöre binince geriye tek sen kaldın. Onları bekletmek istemediğinden koşarak asansöre girdin ve düğmeye bastın.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Danganronpa Oneshots
FanfictionSanırsam ilk Türkçe Danganronpa x Okuyucu kitaplarından biri. Yanlışsam söyleyin. [İstek almıyorum]
