Saihara Shuichi x Ouma Kokichi

724 27 25
                                        

@-Zacharias- Planladığımdan daha geç oldu, umarım beğenirsin.

"Biliyorsun, bütün gece burada kalmak zorunda değilsin. Eğer aklından başka türlü şeyler geçmiyorsa. Nişişi!"

"Anlamsız şeyler söyleme." Saihara şapkasını düzeltip Ouma'nın çalışma masasının önündeki sandalyeyi çekti ve yatakta sırt üstü uzanan, başını da aşağı sarkıtmış oğlanın önüne oturdu. Kollarını dizlerine dayayıp ellerini kenetledi ve dikkatli bakışlarla, yavru köpek gibi masum olduğunu düşünen oğlanı inceledi.

"Buraya bakışmaya mı geldin, yoksa aklında başka şeyler de var mı? Örneğin tombala -tombala güzeldir ama kendimi yaşlı hissettiriyor."

"Sadece son sınıf duruşmasında neden bu kadar ileri gittiğini çözmeye çalışıyorum."

"E? Hangi konuda? Ve bakarak anlayabiliyor musun?"

"Aptalı oynama. Cidden bu yalanlara kendin de inanıyor musun?" Ouma yüzündeki düz ifadeyi birkaç saniye aynı tuttuktan sonra en sevimli gülümsemesiyle başını kaldırıp yatakta bağdaş kurdu.

"Ne diyorsun sen? Cidden Saihara-chan, yalan hakkında hiçbir şey bilmiyorsun, o kadar çok yalan söylemene rağmen -hepsinin çok bariz olması ayrı konu." Küçük oğlan dirseğini dizine, yanağını da eline dayayıp anlamlı bir gülümseme takındı. "En iyi yalan gerçek olandır. Eğer yalan söylemek istiyorsan onu gerçek kılmalısın. Sözler yeterli gelmiyorsa fiziksel olarak. Ancak ikna etmeye ilk önce kendinden başlamalısın ki karşı taraf senin hissettiğini hissetsin. Sınıf duruşmalarında sürekli tereddüt ediyorsun, bu da yalanını ortaya çıkarıyor. Umarım bundan sonrakinde daha iyisini yapabilirsin sevgili öğrencim."

"Bundan sonraki olmayacak-"

"Ah evet, olacak. Sen hayal kurmaya devam et. Ne zaman 'Hadi dost olalım, kimseyi öldürmeyelim.' desen birisi daha kafayı sıyırıyor." Saihara konuşmak için ağzını açtığı anda koridordan büyük bir gürültü geldi.

"O da neydi?" Oğlan telaşla dışarı çıktığında Ouma derin bir iç çekti, konuyu değiştirmeyi başarmıştı. İnsanların zayıf noktalarını konuyla bağdaştırabilmek ve onları diğer konuya, onlar farkına varmadan yönlendirmek kendisi için çocuk oyuncağıydı. İnsanlar ne kadar doğrucu olursa o kadar kırılgan ve dağılmaya hazır olurlardı, bu da sana onların dikkatini rahatlıkla dağıtabilme şansı verirdi. Kapı rüzgarın yardımıyla kapanınca Ouma kendini yatağa bıraktı ve tavanı izlemeye başladı.

"Demek Saihara-chan benimle ilgileniyor." Dudaklarında hafif bir gülümseme belirdi. "İyi o halde, ona ne kadar eğlenceli olduğumu göstermek için harika bir fırsat. Momota-chan bu sefer aramıza giremez." Sonraki sabah herkes kafeteryaya toplanmıştı. Dünkü yaygaradan sonra Ouma dışında kimsenin gücü kalmamıştı, yemeklerini yerken bile zorlanıyorlardı.

"Ne bu haliniz böyle? Elektrik çarpmış gibisiniz."

"Ne demek istedin?" Kibo ayağa fırlayıp oğlanı gösterdi. Gene kendisine karşı yapılmış kötü bir espiri olarak algılamıştı sözlerini. Robotun sinirlenmesi aslında Ouma'nın hoşuna gitmişti, konuşurken onu düşünmemiş olmasına rağmen sırıtıp oyuna devam etti.

"Dünkü olay senin başının altından çıkmadı mı? Doğal olarak onları bu hale getiren de senin kopuk devrelerindir."

"Bu kaba hareketlerin sınırı aşıyor! Ayrıca dün ortalıkta yoktun bile!" diye karşılık verdi Kibo.

"Senin sorumlu olduğunu anlamak için görmeme gerek yok."

"Daha fazla konuşursan suratına yumruğu yersin yer cücesi!" Momota yumruğunu masaya vurup ayağa fırlayınca herkes korktu ama Ouma sanki etkilenmemiş gibi gülmeye devam etti -aslında bunun geleceğini biliyordu ama ne zaman olacağı konusunda tahminde bulunamadığı için kendini pek de iyi hazırlayamamıştı ve büyük ihtimal kendi yüzünde anlık bir şaşkınlık belirmişti.

Danganronpa OneshotsBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin