@MyCuteKris elimden geldiğince. Umarım hoşuna gider.
Lisende sürüyle hoş oğlan vardı, bunlardan biri de Togami'ydi. Zeki, hazırcevap, kurnaz, ikna ve yönetme kabiliyeti inanılmaz, gerçek bir lider, ayrıca çok çekici. Ne var ki -Fukawa'dan sonra- bakacağı son kişiydin. Yağlı ve taranmayan saçlar, kuru bir cilt, kalın basenler ve şekilsiz, yumrulu bir vücut. Okulda bunları umursamayan ve hatta sevimli bulanlar bile vardı ama Togami öyle değildi. Seni her gördüğünde tiksintiyle başını çeviriyordu, seninle konuşmak zorunda kalacağını anlayınca Kirumi'den aracı olmasını istiyordu. Zavallı kız bunu yüzüne karşı söylemekten öyle çok utanıyordu ki konuşurken göz teması kurmamaya dikkat ediyordu.
Duruma daha fazla dayanamayınca okulun mutfağına gidip bir tabureye oturdun. Hanamura'dan sana onlarca tatlı yapmasını söyledin ve ağlamaya başladın. Minik şef yanına oturup omzunu tuttu. "Sıkma canını. Böyle de çekici görünüyorsun. Bazı oğlanlar özellikle şişko kızları severler, sıkılacak daha çok et var." Hanamura'nın kanayan burnuna iki peçete tıktın. "Öhöm! İstersen sana özel rejim yemeklerimden yapabilirim, bir de Owari ile spor yaparsan birkaç haftaya diğer kızlar gibi olursun."
"Hık! Bunu yapar mısın?"
"Elbette! Ama karşılığında küçük bir hediye isterim. Örneğin Maizono'nun bikinili bir resmi fena olmazdı veya Akamatsu'nun piyanosunun altından çekilmiş özel bir kare YA DA-"
"Sarılma yastığıyla anlaşalım."
"ANLAŞILDI!"
***
Hanamura'nın yemekleri az ve hafif olmasına rağmen seni fazlasıyla doyuruyordu, Owari de zorlu antrenmanlarla senin sürekli hareket etmeni sağlıyordu. Bir ay olmadan okuldaki çoğu kızdan daha zayıf ve fit olmuştun. Yeni kıyafetler, biraz makyaj ve elbette hijyenine dikkat ettiğinde aynaya bakmadan duramaz olmuştun. Mükemmel görünüyordun! Artık Togami'nin yüzüne bakabilirdin. Kütüphanede onu bulup yanına yaklaştın ama iyi yöndeki değişimine rağmen onun davranışında herhangi bir değişim olmamıştı, seni hala görmezden geliyordu. Neden hala onu etkileyemiyordun? Güzel kızların ilgisini çektiğini düşünmüştün, yanılmış mıydın?
Öfkeyle önüne geçip oturduğu koltuğun kollarını tuttun ve yüzünü yaklaştırdın. "Neden hala beni görmezden geliyorsun!? Neyimi beğenmiyorsun!? Daha ne yapmam gerekiyor!?"
"Kütüphanede sessiz ol-"
"Hayır olmayacağım! Şimdiye kadar hep sessizdim, artık-" Togami eliyle ağzını örttü ve seni susturdu.
"Arkanda." Tek kaşını kaldırıp açıklama yapmasını bekledin, yüzünde gene o tiksinti ifadesi vardı ama sana bakmıyordu. "Leş kokun buraya kadar geliyor! Sakın banyo yapmadan bana yaklaşma dememiş miydim?" Fukawa kitaplığın arkasından sıçrayıp viyakladı.
"Ö-Özür dilerim Byakuya-samaaa... Hemen gidip yıkanacağım!" Kız kütüphaneden koşarak ayrıldığında Togami rahatladı ve seni bıraktı.
"Onu hiç mi fark etmedin."
"?"
"Sana karşı bir garezim yoktu. Açıkçası birini etkilemek için kilo vermen saçmalığın daniskası. Eğer birisi senden bunu sırf görüntün için isterse o kişiyle asla konuşmamanı öneririm. Elbette sağlığın bakımından bu değişimini olumlu karşılıyorum... Yine de eski halin beni rahatsız etmiyordu."
"İ-İyi de bana... Kirumi..."
"Okulda kan çıkmasını istemiyordum. Genocider Syo etrafta fazla dolanmaya başlamıştı, bu da beni huzursuz ediyordu. Sürekli uydu gibi peşinde dolanıyordu. Bana sakın onu fark etmediğini söyleme!" Gözlerin doldu. Sırf seni korumak için sana yaklaşmamıştı. O... Harikaydı. Dizlerinin üstüne çöküp başını Togami'nin kucağına koydun ve sessizce ağlamaya başladın. Oğlan, ellerini saçlarının arasında gezdirip seni teselli etmeye çalıştı. "Okuldan sonra sana da uygunsa seninle yemeğe çıkmak isterim."
"Hık! Çok hoşuma gider..."
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Danganronpa Oneshots
FanfictionSanırsam ilk Türkçe Danganronpa x Okuyucu kitaplarından biri. Yanlışsam söyleyin. [İstek almıyorum]
