@ZeynepNazCandan çok gecikti, bunun için özür dilerim. Umarım hoşuna gider. Fluf işinde de pek iyi değilim sanırım...
Akşamın bir saati telefonun çalmaya başladı. Eşin Togami Byakuya ile birlikte yatağınızda oturmuş, sen kitap okurken o da şirket evraklarını gözden geçiriyordu ve ikinizde çalan telefonla korkup yerinizden sıçradınız. "Bu saatte kim arar?" dedin telefona uzanıp.
"Umarım önemli bir nedeni vardır." Telefona cevap verdin.
"Alo? Hm? Shouta? A- İyiyim, teşekkür ederim... Ben de şimdi yatacaktın... Ah, öyle mi? Anladım. Evet... Hı-hı..." Togami'den özür dileyip telefona geri döndün. Eşin duruma sinirinden elindekileri ve gözlüğü öfkeyle komidine fırlattı ve homurdanmaya başladı. "Anlıyorum... Ama Shouta yarın sabah konuşamaz mıyız? Çok yorgunum ve... Hı-hı, tabi. İyi geceler." Telefonu kapayıp yerine koydun.
"Bu nasıl bir saygısızlık böle!"
"Biliyorum. Ama onu uzun zamandır görmedim, hemen yüzüne kapamak istemedim." Togami'nin koynuna başını koyup sıkıca sarıldın ona. "Yoksa kıskandım mı?"
"Saçmalama. Böyle bir küstahlığı kaldıramadım sadece, hepsi bu."
***
Togami salonda rapor hazırlarken kna kendi elinle hazırladığın çaydan getirdin. "İşler yoğun sanırım." Yanağından öpüp karşısına oturdun.
"Bir avuç ahmağa iş bırakmamalıydım." Togami sinirle burnunun iki kenarını tuttu, başı feci zonkluyordu. "(S/A), başıma masaj yapabilir misin?"
"Elbette." dedin sevgiyle. Eşinin arkasına geçip ellerini tam alnının iki yanına koyduğunda telefon çalmaya başladı.
"Sakın bana dün akşamki adam deme..." Telefonunu alıp açtın, Shouta'ydı. Seninle uzun uzun konuşmaya başlayınca Togami homurdanmaya başladı ve ona verdiğin fincana yumruğu indirdi. Fincan kırılıp parçaları eşinin elini parçaladı ve ortalık kan oldu.
"Byakuya! Kapamam gerek!" Telefonu kapayıp bir köşeye fırlattın ve eşinle ilgilendin. Onu hastaneye götürdün, orada Togami'nin elini sardılar.
***
Togami seni kendi iş yerine götürdü, özel bir kokteyl vardı. Her şey gayet iyi gidiyordu taki... "(S/A)?"
"S-Shouta?"
"Seni burada göreceğimi hiç düşünmemiştim. Burada mı çalışıyorsun?"
"Hayır ben Byakuya'nın eşiyim. Sekiz sene oldu."
"Ha? Bizim patron mu? Onun bekar olduğunu sanıyordum." İkiniz sohbet ederken Togami yanınıza geldi ve kolunu senin beline sardı.
"Shouta sensin, yanılıyor muyum? İşle özel hayatı birbirine karıştırmak bana göre değil, profesyonelliğime gölge düşürür ama eğer bir daha seni eşimin yakınlarında, onu rahatsız ederken görürsem olacakları düşünmeni istiyorum."
"Büyük patron konuştu." dedi Shouta alayla. "(S/A) benim çocukluk arkadaşım, konuşmamızdan rahatsız olan bir tek sensin gibi geliyor."
"Lütfen sakin olun-"
"Bu ilk ve son uyarım: (S/A)'ya yaklaşma."
"Yoksa beni kovar mısın? Peki ne sebeple? Lanet işini umursamıyorum limon ağacı!" Shouta, Togami'yi göğsünden hafifçe itti. Togami geriye sendeleyip seni bıraktı, toparlanınca Shouta'nın yakasına yapıştı.
"Byakuya! Shouta! Durun!" İki adam yumruk dalaşına girince ortalık ayağa kalktı. Etraftakiler ikisini zar zor ayırabildiler. Togami'yi kolundan sürükleyip arabaya bindirdin. Üstü kan içindeydi: Dudağı patlamış, burnu büyük ihtimal kırılmıştı, gözlüğünün camı çatlamış ve tek gözü morarmıştı. Arabayı hastaneye sürerken bir yandan da öfkeyle ağlıyordun. "Ne yaptığını sanıyorsun!? Beyaz atlı prens veya cesur şövalye olduğunu mu!? O adamı döverek beni korudun mu?! Aklından nele geçiyordu!? Şimdi haline bak!" Togami konuşmadı. Yanaklarındaki yaşları hızla silip direksiyonu tekrar kavradın ve hastaneye sürdün. Vardığınızda doktorlar Togami'yle ilgilendiler ve yarım saat sizi eve yolladılar. İkiniz de tüm gece konuşmadınız. Yataktayken sırtını ona verip en uca yattın.
"(S/A)... Özür dilerim, hata yaptım." Yattığın yerden kalkıp hayretlerle eşine baktın.
"Sen özür mü diledin?"
"Fazla uzatma." dedi Togami sert bir tavırla.
"Bu inanılmaz... Eğer bu kadar kötü hissediyorsan elbette seni affederim."
"Dalga geçme!" Eşine sarılıp göğsüne yattın.
"Bir daha olmasın."
"Anlaştık." Alnına küçük bir öpücük kondurup seni okşadı. Sakin gecenin ortasında telefon tekrar çalmaya başlayınca ikiniz de yerinizden fırladınız. Bu sefer Togami'nin telefonuydu. Togami, telefonunu alıp gardıroba attı ve yanına döndü.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Danganronpa Oneshots
Fiksi PenggemarSanırsam ilk Türkçe Danganronpa x Okuyucu kitaplarından biri. Yanlışsam söyleyin. [İstek almıyorum]
