Merhaba Hayaller Sakinleriii :)
Keyifler nasıl?
Multide bir adet Bitter Çikolata Kıvırcık'ımız ve Balkabağı'mız var 😎
Hayallerinizin bir gün gerçek olması dileği ile...
İyi okumalar 🎈
~•~•~•~•~•~•~•~•~•~•~•~•~•~•~•~•~•~
...kalbim kalbinle sarılıyor...
Bugün 14 Nisan, Balkabağı'nın doğum günü. Gözlerimi açtığım ilk an aklıma sevdiğimin doğduğu gün olduğu geliyor, sonra komidinimin üstünde duran Çınar'ın çizdiği resmi elime alıp Kerem'e bir öpücük konduruyorum. Doğum günü çocuğunu sonra gerçekten öpene kadar bu idare eder beni. Bugün normalinden daha erken kalkıyorum, çünkü işe gitmeden önce Bakkabağı'na uğramak istiyorum. Baya stresli bir gün olacak, çünkü Balkabağı için Deniz ve Can'la birlikte sürpriz doğum günü kutlaması hazırlıyoruz. Deniz'in restoranında olacak olan kutlama için şimdiden heyecanlıyım çünkü aklıma gelen herkesi çağırdım, tanımadığım bir kaç kişiyi de Can ve Deniz çağırdılar. Akşama kadar Kerem'e hiçbir şey çaktırmamam gerekiyor, umarım başarırım. Başarırım ya. Evet evet, yapabilirsin Bitter Çikolata Kıvırcık!
Duşumu alıp iş için giyindikten sonra evden çıkıyorum. Kahvaltıyı Balkabağı ile yapmak istiyorum. İstanbul trafiği bile sinirimi bozamıyor bugün, neşeli bir şekilde arabadan inip Kerem'in evine doğru adeta uçuyorum. Öyle bir mutluluk ve sevinç ki hissettiğim, içimden hep ıslık çalmak geliyor! Gülümseyerek Balkabağı'nın ziline basıyorum.
Kapı belki bir dakika sonra açılıyor, kıpırdamadan gülümsemekten adeta ağzım ağrımaya başlıyor. Karşımda uykudan yeni uyanmış, saçları hafif karışmış, gözlerini zor açan bir Balkabağı dikiliyor.
«Zeynep?» - n'olmuş bu çocuğa ya? Ben dün akşam ki sevinç eşliğinde şapşallık yapıp saatimi bir saat erken mi kurdum? Çaktırmadan kol saatime bakıyorum. 7. E doğru gelmişim.
«Doğum günü Balkabağı? Bu ne hal?» - gözlerini kısıyor, yüzüme bakıyor, bakıyor...
«Hı?» - tövbeler olsun Alzheimer mı olmuş ne olmuş?
«Balkabağı... Sen iyi misin?» - kapının eşiğinden bir adım içeri atıyorum ve elimi Kerem'in yanağına yerleştiriyorum. Yoo, ateşi yok.
«İyi miyim? İyiyim. Rüya mı görüyorum ben?» - gülüyorum.
«Yok sen daha uyanamamışsın. Uyur gezerlik var mı sizin ailede?» - kafası iyice karışıyor, bunu görebiliyorum.
«Tabii, rahmetli dedem her sabah uyur gezermiş, ev halkı uyanınca bir bakıyormuş kahvaltı hazır, dedem de masanın başında horuldayarak uyuyor. Ya Zeynep ne diyorsun ya?» - kahkaha atmaya başlıyorum.
«Asıl sen ne diyorsun Balkabağı?» - gülmekten karnıma ağrılar giriyor.
«Öf ne bileyim, uykum vaaaar!» - belime sarılıp başını omzuma koyup gözlerini kapatıyor. Başını okşuyorum, derin derin nefes alıyor.
«Hmmm çok güzel kokuyorsun.» - boynuma öpücük konduruyor.
«Teşekkür ederim.» - kendisinin ne kadar baş döndürücü bir kokusu olduğunu bilse...
«Hadi gel, uyuyalım.» - başını omzumdan kaldırıp elimden tutup üst kata gitmeye yelteniyor.
«Balkabağı ne uykusu?» - şaka yapıyor herhalde.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
BozcaadAşk
FanfictionHani böyle kitaplar vardır, tam sahil kenarında güneşlenirken okumak istersiniz. Ilık bir yaz esintisinin eşliğinde hayaller kurdururlar insana. Mutlu ederler, bir gülümseme yerleştirirler insanın yüzüne. İşte Bitter Çikolata Kıvırcık'ın ve Balkabağ...
