Merhaba Hayaller Sakinleri:)
Galiba açıklama yapma zamanı geldi. Hikayeyi sonuna kadar yazabilmek için uzun bir ara vermiştim, ve şimdi o zaman yazdığım finale baya bir yaklaşmış durumdayız. Şöyle söyleyeyim, bu bölümle birlikte 3 bölüm kaldı. Yazdığım bölümler paylaştıkça acaba devam yazsam mı diye düşündüm durdum. Sonra tekrar yazmaya başladım. Ama sizi bir daha hiç bekletmek istemiyor ve düzenli bir şekilde bölüm paylaşmak istiyorum. Onun için hikayenin bitip bitmeyeceği, önümüzdeki iki haftada ne kadar yazabileceğime bağlı. Ayın 20'de üniversitem başlıyor, ama Korona yüzünden dijital bir şekilde. Sonra daha yazamadığım ve Korona yüzünden kalan sınavlarım var. Yani durumlar karışık ve onun için hiç bir şeye söz veremiyorum. Balkabağı'nın ve Bitter Çikolata Kıvırcık'ın hikayesi devam edecek mi, yaşayıp göreceğiz...
Bu arada unutmadan, multide bize bu bölüm eşlik edecek olan Kenan Doğulu var :) Açıp açmamak size kalmış. Bölümün son kısmında bize eşlik edecek 'Tencere Kapak' şarkısı :)
Hayallerinizin bir gün gerçek olması dileği ile...
İyi okumalar 🎈
~•~•~•~•~•~•~•~•~•~•~•~•~•~•~•~•~•~
...görüyor musunuz sevdiğimin size doğru uzattığı çiçekleri...
Bizi merdivenin sonunda fotoğrafımızı çeken fotoğrafçı, ağlamamak için kendini zor tutan iki güzel anne ve iki koca yürekli baba bekliyor. Gözlerim anneannemi arıyor, ama bulamıyor.
«Rüya gibi olmuşsunuz çocuklar!»
«Teşekkürler annecim.»
«Teşekkürler Leyla teyze.»
«Çok güzelsiniz, çook!» - annem de, Leyla teyze de göz yaşlarını daha fazla tutamıyorlar. Fotoğrafçı biz fark etmeden tüm bu anları ölümsüzleştiriyor. Babalarımız diyecek bir şey bulamıyorlar, ama onların gözlerinden çıkan kelimeler, fark ettirmeden silmeye çalıştıkları göz yaşları yeter zaten.
«Gelin hanımla damat bey hazırsa fotoğraf çekimine başlayabiliriz.» - fotoğrafçı gülümseyerek bize bakıyor. Ben de Zeynep'e. Zeynep kendisine baktığımı fark edip fotoğrafçıya cevap veriyor.
«Tamam başlayalım.» - merdivenin son basamaklarını da yavaşça indikten sonra gülümseyerek anne ve babalarımızın önünden geçip, boncuklu pansiyon kapısından çıkıyoruz. Çıktığımız gibi de anneannemle karşılaşıyoruz.
«Anneannenizi görmeden nereye gidiyorsunuz bakalım?» - kızıyor gibi yapmaya çalıştığı gülmesinden belli oluyor.
«Peyker Sultan sen nerdesin? Baktım baktım yoksun anneannem.»
«Evet Hayaller Sultanı. Bak gelinle damat olduk, sen yoksun.» - Zeynep gelinliğini tutup küçük kız çocuklarının elbisesini gösterdiği gibi gelinliğini gösteriyor. Anneannemin kızma faslı geçtiği için ikimizi de baştan aşağı süzüyor. Sonra gülümseyerek bize bakıyor, ve gözleri doluyor.
«Ağlamak yok ama!»
«Haklısınız. Göz yaşlarımı bu akşama saklayacaktım aslında.»
«Yaaa Hayaller Sultanı yapma ama!»
«Tamam tamam. Gelin hanım? Gelin çiçeğiniz nerede?» - Zeynep'e bakıyorum. Boş olan elinde gerçekten gelin çiçeği yok. Diğer eli de zaten elimin içinde. Zeynep panik halinde anneme, Leyla teyzeye ve kızlara bakıyor.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
BozcaadAşk
FanfictionHani böyle kitaplar vardır, tam sahil kenarında güneşlenirken okumak istersiniz. Ilık bir yaz esintisinin eşliğinde hayaller kurdururlar insana. Mutlu ederler, bir gülümseme yerleştirirler insanın yüzüne. İşte Bitter Çikolata Kıvırcık'ın ve Balkabağ...
