Merhabalar Hayaller Sakinleri :)
Çok çok çok özür dilerim, daha son iki bölümün yorumlarına cevap yazamadım, bölüm de gecikti. İki ara bir derede yazmak zorunda kaldım. Haftalardır bir seminerle uğraşıyorum.
Affedersiniz🙏🏼
Hayallerinizin bir gün gerçek olması dileği ile...
İyi okumalar🎈
~•~•~•~•~•~•~•~•~•~•~•~•~•~•~•~•~•~
...kelebeklerin dilek dansı...
Pansiyonun sokağına girdiğimizde kendiliğinden yavaşlıyor adımlarımız. Ellerimiz hala birbirine kenetli bir şekilde Hayaller Pansiyonu'nun önüne geliyoruz. Gözlerimiz birbirini bulmuyor, dudaklarımızdan bir kelime dahi çıkmıyor. Dümdüz önümüze bakıyoruz.
Kapının önüne geldiğimizde ne yapacağımı bilemiyorum. Onu çok özledim ama henüz affedecek durumda değilim. Bunun için kalbim daha çok kırık. Oturup, sakin bir kafayla düşünmeye ihtiyacım var.
«Zeynep!» - birden kapının açılmasıyla dalgın olduğum için yerimde sıçrıyorum. Hayaller Sultanı, sevimli göründüğü ayıcıklı pijamalar içinde bize bakıyor.
«Ah Zeynep'im, geçmiş olsun!» - iki adımla yanıma gelip, önce şefkatlice başımın sargılı olan kısmını okşuyor, sonra da sımsıkı sarılıyor.
Hayaller Sultanı'nın sarılmasıyla, bir sarılmaya çok ama çok ihtiyacım olduğunu anlıyorum. Yavaşça elimi Kerem'in elinin içinden çekiyorum ve sevgisini kalbime kadar hissettiğim Hayaller Sultanı'na sımsıkı sarılıyorum.
«Nasılsın yavrum?» - kollarından çıkmamla yanağımı okşuyor.
«İyiyim, ya sen nasılsın?» - günler sonra içim ısınıyor, gülümsüyorum. En içten.
«Ben iyiyim be yavrum. Ama bırak sen şimdi beni. O kadar yoldan geldin bu halde. Gel biraz uyu, dinlen. Saat daha çok erken.»
«Ben... yalnız kalmak istiyorum. En iyisi gitmem.» - bu cümlemin Kerem'i nasıl üzdüğünü tahmin edebiliyorum. Ve onu öyle görmem canımı yakacak, biliyorum. Başımı yere eğiyorum bu yüzden.
O benim canımı yaktı ama ben yapamıyorum işte. Canını yakabilme düşüncesi bile beni mahvediyor. Galiba aşk tam da bu...
«Zeynep, bırakmam. Bu halde cidden bırakmam kızım. Hadi gel. Biraz hatırım varsa...» - hatırın sonsuz be Hayaller Sultanı.
«Tamam. Senin için.» - teşekkür edercesine başını aşağı yukarı sallıyor. Ben hala Kerem'e bakamıyorum.
«Tamam, hadi gel kızım. Ben sana bir oda vereyim.» - içeri yönelmesiyle onu takip etmeye başlıyorum, arkamda Kerem'i bırakarak.
«Bir pijama vereyim mi Zeynep? İster misin?»
«Yok. Gerek yok Hayaller Sultanı.»
«Tamam.» - odaya giriyoruz ve ben üstümdeki ceketimi çıkartıyorum.
«Bak, senin odan.» - etrafıma bakmamla üç yıl önce kaldığım oda olduğunu anlıyorum. Gülümseme oluşuyor dudaklarımda eski günlerin anısının hatırına dair...
«Birşey olursa seslen tamam mı yavrum?» - yatağa uzanmamla bir anne gibi üstümü örtüyor ve başımı okşuyor.
«Tamam. Teşekkür ederim.» - minnet dolu bakışlar yolluyorum. Gülümseyerek yanağımı okşuyor ve odadan çıkıyor.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
BozcaadAşk
FanfictionHani böyle kitaplar vardır, tam sahil kenarında güneşlenirken okumak istersiniz. Ilık bir yaz esintisinin eşliğinde hayaller kurdururlar insana. Mutlu ederler, bir gülümseme yerleştirirler insanın yüzüne. İşte Bitter Çikolata Kıvırcık'ın ve Balkabağ...
