Merhaba Hayaller Sakinleri :)
Size bölüm getirdiiiim! Bu bölüm hikayenin ilk başında okuduğunuz 'Prolog' kısmına geldik. Okuyunca hatırlarsınız belki.
Bir önceki bölümün yorumlarını daha cevaplayamadım, ama cevaplayacağım, merak etmeyin.
İsterseniz şarkının geldiği kısımda şarkıyı açabilirsiniz.
Hayallerinizin bir gün gerçek olması dileği...
İyi okumalar 🎈
~•~•~•~•~•~•~•~•~•~•~•~•~•~•~•~•~•~
...küçük bir çocuğun kırgınlığı...
1 gün önce
Tavanı seyrediyorum. Kaç saattir, bilmiyorum.
Seyrettikçe içimdeki öfke, kırgınlık, kızgınlık, üzüntü köreliyor sanki.
Özlem de köreliyor.
Nerede olduğunu deliler gibi merak ediyorum.
Neden gittiğini...
Ama özlemim bile köreliyor işte.
Sevgim tane tane kırgınlığa dönüşüyor.
Sevgim...
Duygularımın üstüne sanki kat be kat hissizlik çöküyor.
Robotlaşıyorum.
Annem, babam odaya girip çıkıyorlar, birşey diyorlar ve ben boş gözlerle onlara bakıyorum. Üzüldüklerini görüyorum, üzüntülerinin arttığını gözlerinden okuyorum.
Ama birşey yapamıyorum.
'Duygularım köreldi ama canım yinede çok yanıyor...' diyemiyorum.
Kapımın tıklanmış olması gerektiğini odama Mine'nin, Yağmur'un, Deniz'in ve Can'ın girmesiyle anlıyorum. Benden bir ses çıkmasını bekliyorlar, içeri attıkları o tek adımla dikilip kalmışlar.
Uzandığım yatağımda yavaşça doğruluyorum, iki gün önce başıma aldığım darbe yüzünden başım ani ve hızlı yaptığım her harekette zonkluyor.
Gülümsemeye çalışıyorum, çünkü bu kadar çok insanı üzmeye hiç ama hiç hakkım yok.
«Zeynep? Nasılsın?» - n'olursun bana umut dolu bakma Mine...
«İ-yi...» - ağlamanın ve susmanın etkisi olarak sesim çatallı çıkıyor.
«Şey kızlar, Can'la ben dışarıdayız.» - Deniz'i baş sallamasıyla onaylayan Can'ı durduran ben oluyorum.
«Can...» - hepsi beklenti içinde bana bakıyorlar.
«Yeni... birşey var mı?» - direkt söyleyemesemde her arkadaşın yaptığı gibi beni anlıyorlar, yüzleri mümkünmüş gibi biraz daha düşüyor.
«Yok.» - bakışlarımı onlardan çekip kucağımda duran ellerime indirmemle, Deniz ve Can odadan çıkıyorlar.
Bakışlarımı hafif kaldırdığımda, kızların birbirlerine baktıklarını görüyorum. Tekrar bakışlarımı ellerime diktiğimde, birden etrafıma dolanan kollarla aynı anda üstüme binen yükle kendimi yatağa arka üstü uzanmış buluyorum.
Sağımda Mine, solumda Yağmur kollarımın altına girmiş, ellerini karnımın üstünde birleştirmiş bana sarılmaya devam ediyorlar. Normalde beni kahkahaya boğacak olan şey, dudaklarımda incecik bir tebessümün yer bulmasına neden oluyor.
«Zeyneeeep? Nasılsın?» - ben şimdi buna nasıl cevap vereyim Bambi?
«İyiyim. Dedim ya.»
ŞİMDİ OKUDUĞUN
BozcaadAşk
FanfictionHani böyle kitaplar vardır, tam sahil kenarında güneşlenirken okumak istersiniz. Ilık bir yaz esintisinin eşliğinde hayaller kurdururlar insana. Mutlu ederler, bir gülümseme yerleştirirler insanın yüzüne. İşte Bitter Çikolata Kıvırcık'ın ve Balkabağ...
