3. Bölüm

478 22 18
                                        

"Geldik Kızlar." Adem Abinin sesiyle kulaklığımı çıkarıp telefonla beraber çantama koydum. Avuç içlerim buz kesmişti heyecan ve stresten.

"Sakin ol kuzuum,herşey yolunda."

"Of Ezgi ya ölücem stresten." Dedim öfkeyle. O sırada Adem Abi arabadan inip bagaja doğru ilerledi.

"Hiçbirşey olmayacak." Dedi ve arabadan indi. Kapımı açınca derin bir nefes aldım. Adem Abi de tekerlekli sandalyeyi kapıma yanaşırdı. İkisi de iki koluma birden girip beni tekerlekli sandalyeye bindirdi. Çantamı kucağıma alınca saçlarımı önüme aldım.

Etrafımdaki herkesin bana bakıp fısıldaştıklarını hissediyordum. Yoksa bilinçaltımın bir oyunumuydu bu? Fısıldaşmalar git gide çoğaldı... çoğaldı... Artık uğultu olarak duyuyordum. Kaşlarımı çatıp derin bir nefes aldım. Sakinleşmem lazımdı.

Kampüse girdiğimizde kalbimin sıkıştığını hissettim. Herkes dönüp bir kez daha bana bakarken kendimi berbat hissediyordum. Ezgi Asansörü çağırdığında eğilip bana baktı.

"Sakin kuzumm,çoğu bitti azı kaldı."

Sadece kafamı aşağı yukarı sallamakla yetindim.

Asansör gelince yavaşça asansöre girdik. Kat 1 i tuşladığında aynadaki yansımamı izledim. Ezgi de aynaya dönüp benim yansımamı izledi.

"Alnımda ki yarabandını çıkarsam mı?" Diye sordum.

"Çıkarma kuzum,hem saçın yarabandının bir kısmını kapatıyor. Hem de çıkarırsan mikrop kapar."

"Tamamdır." Dedim gülümseyerek.

1. Kata geldiğimizde asansör açıldı. Koridordakilerin gözü yine benim üstümdeydi. Nefret ediyordum hepsinden! Kendi içimde savaş verirken Selin bizi farkedince bize doğru koştu.

"Deniz,çok geçmiş olsun. Olanları duyduk çok üzüldük." Dedi üzgün bir ifadeyle.

"Teşekkür ederim." Diye mırıldandım. O sırada Ezgi adımlarını hızlandırmıştı. Sınıfa girince sınıftaki herkes başımıza üşüşmüştü.

Hepsi hep bir ağızdan "Geçmiş olsun." Derken ben sadece gülümseyerek susmalarını bekliyordum.

"Teşekkür ederim herkese." Dedim en sonunda.

"Şimdi bir daha hiç yürüyemeyecek misin?" Diye sordu Eda.

"Siktir git Eda!" Dedi Ezgi anında.

"Eda,gerçekten gerizekalısın!" Dedi Ekin.

"Ne dedim ya?!" Diye çıkıştı Ezgi'ye kaşlarını çatarak.

"Tabi ki yürüyecek! Patavatsızca konuşmana tahammül edemiyorum artık! Sadece zamana ihtiyacı var!"

Ezgi'nin sesi oldukça gür çıkıyordu.

"Sakin ol." Diye mırıldandım Ezgi'ye dönerek.

"Fizik tedavi ile süreç hızlandırılacakmış." Dedim Eda'ya dönerek.

"Tamam hadi açılın da sıraya oturalım." Dedi Ezgi bunalmışcasına.

"Ekin yardım etsene önden havaya kaldırarak. Şu basamaklardan indirelim."

Ekin başıyla onaylarken kalabalık biraz uzaklaşmıştı.

"Ezgi sen çık arkayı ben hallederim." Sesin sahibi Tabii ki Samet'ti.

Gülümseyerek ona döndüğümde Göz kırptı.

Ekin iki eliyle tekerlekli sandalyenin iki tarafını kavradı. Samet'de tam arkama geçince bir anda havaya kalktım. Uçuyor gibiydim. Tekrar yere inince "Teşekkür ederim." Dedim Ekine gülümseyerek.

VAVEYLA Bağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin