15. Bölüm "Eğitim"

21.7K 1.2K 234
                                    

Merhabalar!

Yeni bölüm ile karşınızdayım.

Bölüme başlamadan küçük yıldızımızı parlatırsanız hiç fena olmaz.

Satır arası yorumlarınızın hepsini okuduğumu unutmayın.

Keyifli okumalar...

15.Bölüm "Eğitim"

Bölüm "Eğitim"

Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.

***

"Bende size verecek kız mız yok!" diye gürleyen amcaya baktım.

Sabahtan beri Emir'e kızı alıp kaçalım, zaten bizim desemde sadece değişik değişi bakışlar ile karşılaşıyordum.

Ama emindim, sözüme gelecekti.

"Amcacığım, ne demek yok! Turşusunu mu kuracaksınız kızın?" Amca Umut'un sözlerini pek önemsiyormuş gibi görünmüyordu. Buğra masum masum Emir'e bakarken, Çağlar hiç kimseyle ilgilenmiyor, önüne konulan mezelerden yiyordu. Emir ise onun aksine Buğra'nın kaygısına kalıyordu.

Emir'e döndüm.

"Ne yapacağız?" Bilmiyorum dercesine dudak büktü.

"Bilmem, daha önce hiç kız istemedim." Kaşlarımı çatıp, ona bakmaya devam ettim. Bu sıra da Buğra iki kelime etmeyi başarabilmişti.

"Bilmiyorum mu?! Bilmiyorsan ne diye geliyorsun o zaman?" Kısık bir sesle konuşmamla kaşları havalandı.

"Sen biliyor musun?" deyince ona ters ters baktım. Ebru'ya döndüğümde Buğra'ya öyle içli bakıyordu ki artık mantıklı bir çözüm bulmamız gerektiğini anladım.

"Tamam, dur! Düzgün bir şey düşünelim." Derin bir nefes çekti içine.

"Hayır, neyin inadı bu abi! Ne yapacaksınız kızı?!" Çağlar bile artık sinirlenmeye başlıyordu. Olaylar düşündüğüm gibi ilerliyordu ama sonuç kısmını düşündüğüm söylenemezdi.

Amca, kızına döndü.

"Ona yakışan bir adayı var." dedi memnuniyetle. Buğra artık dayanamamış olacak ki anında ayaklandı. Ebru da onunla aynı anda ayaklanıp, yanına uçtu.

"Ne demek adayı var!?" Buğra'yı görev hariç ilk defa bu kadar sert görüyordum. Haklı olarak sinirlenmişti. Emir de yavaş yavaş sinirleniyordu ki işler artık çığırından çıkmaya başlamıştı.

Ayağa kalkıp, Buğra'nın yanına gittim. Adam cevap vermek yerine suratıma aval aval bakıyordu. Buğra'yı kolundan hafif ittirip, kapı önüne getirdim. Kaşları çatılan tek kişi Buğra değil, hepsiydi.

TEK NEFES |ARA VERİLDİHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin