Bölüm On Bir

178 15 10
                                        

Selaaam arkadaşlar *tabletliçocukstayla* Yeni bölümün bu kadar gecikmesinin nedeni aşırı yoğun geçen günlerim ve beni yalnız bırakan ilham perilerim. Ama merak etmeyin, bölümler hakkında yazacak ilhamım gelmese de uzun vadeli planlarımı yapacak ilham kırıntıları yakaladım ve bu bölümden itibaren hikaye başladığımdan bambaşka bir boyuta gidecek. Neyse, size kendimi affettirmek için upuzuuun bir bölüm yazdım ve merakla beklediğiniz iki kişiyi de bölüme soktum. Umarım hoşunuza gider. Ben sizi yaklaşık yirmi gün yeni bölümlerden mahrum bıraktım ama siz beni güzel yorumlarınızdan mahrum bırakmayın. Çoook teşekkür ederim.



"Buna ev demişsin ama bu saray yavrusu." dedim dürbünü ona uzatmadan önce. Seunghoon uzun boynunu kaldırıp evi daha iyi görmeye çalıştı. İnce parmakları dürbünü sardı fakat gözleri hizasına götürmedi. "Dört gündür aynı şeyi söylüyorsun." Seunghoon'un bu sitemine karşılık "Doğruyu da söylemiyah mı?" dedim onun Busan aksanını taklit ederek.


Şarkıcımız bir numarayı bulma görevimiz H planıyla devam ediyordu. Ve evet, H harfine gelecek kadar planlar yapıp, suya düşürmüştük. İlk önce eve gelmiş fakat iri korumalar yüzünden Seungyoon'a ulaşamayınca bize de B planı olarak onun evine gizlice girmeye çalışmıştık tabi bahçe alarmı çaldığı gibi kaçmıştık. Bir diğer planımızda Seungyoon'a mektup yazmıştık, hayranıymış gibi. Tabi egoist beye ulaşamadan mektubumuzu çöpte bulmuştuk. Ve daha nice hayal kırıklığı dolu başarısız plan...


Ve artık pes etmeye ramak kalmışken son planımız için yeniden saray yavrusu evin önündeydik. Bu dört günlük serüvenimizde malesef ki Jinwoo yanımızda olamamıştı. Şirketinin sanal veri tabanına bulaşan BlondV isimli virüs yüzünden şirket kırmızı alarm vermişti, onunla uğraşıyordu.


Sönmüş yıldızımıza ulaşma çabaları içindeyken aynı zamanda iki numaralı çocuğumuza ulaşma planıma tek başıma başlamıştım. Yılbaşı gecesi onu gördüğüm barda -neredeyse- kamp kurmuş ve sonunda çenesine kadar uzanan saçlı iki numaralımızın o gece yanında olan orta yaşlı kadını bulmuştum.


Kadın tam bir genç erkek avcısı çıkmıştı. Aradığım çocuğun numarasının onda olduğunu ama bunu kolayca vermeyeceğini söylemişti. Bende kadının gözündeki erkek açlığından yola çıkarak bizim sınıfın çiçek çocuk lakaplı Baekhyun'un resmini gösterdim ve bana istediğimi verdiği takdirde ona Baekhyun'un numarasını vereceğimi söyledim.


Zengin kadın hiç tereddütsüz istediğim numarayı verdi ve bende tabi ki ona istediğini vermeden oradan kaçarcasına çıktım. Böylece elimde iki numaralıya ulaşmanın bi yolu vardı ama telefonlarımı cevaplasaydı!


Evin etrafını kolaçan etmeyi bitirmiş ve bize fark ettirmeden dibimize kadar gelmiş Mino, dişleri arasındaki sakızı patlatınca Seunghoon birden korktu ama korkusunu gizlemek için "Benim niye sakızım yok?" diye söylendi.


Hayranların deli gibi döktüğü paraların ev haline dönüşmüş manzarasına bakarken Seunghoon'un sorusunu yanıtladım. "İstemedin çünkü." Komşum olan dört numaradan karşılık alamayınca ona baktım. Bir elini uzatmış benden sakız bekliyordu. Gülerek "Başka yok ki." dedim.


Marketten çıkarken kim sakız ister diye söylendiğimde Mino yerine sen zıplamalıydın Honnie.

Beşe BirHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin