İyi okumalar...
"Bay Kim?" Ofistekilerin bakışları kapıyı buldu. "Babanız burada efendim."
"Ne oldu ki? Tae? Niye geldi baban?" Taehyung bilmediğini göstermek için omuz silkmişti Jimin'e. Yoongi'nin gözleri yanındaki sevgilisine döndü.
Yemeğe gitmek için sözleşmişlerdi. Taehyung'un birkaç imzalık işi kalmıştı ve onu beklerken de ofisinde sohbet ediyordu arkadaşlarıyla sevgilisi. Birdenbire babasının gelişini duyuran sekreter afallatmıştı alfayı. Babasıyla mühür konusundan beri görüşmemişti, adam böyle bir niyeti olmadığını açıkça belirtmişti. Şimdi çıkıp da şirkete neden gelmişti? Kapıdan orta yaşın biraz üstündeki adam girdiğinde ayağa kalktı. Saygıdan değil, Jimin'e dokunma ihtimalindendi.
"Merhaba. Teksin sanıyordum." Refleksle o ve Jimin'in arasında durdu oğlu.
"Ama değilim. Bir şey mi oldu?" Babası başını hafifçe eğmiş, Jimin'e bakmıştı.
"Merhaba Jimin." Sarı saçlı şaşkın gözlerle öne eğildi adama selam vermek için. Onu tabi ki tanıyordu, adamın çılgın bağlantıları vardı. "Nasılsın?"
"Onunla konuşma." Taehyung'un ses tonu buz gibiydi. Babası bu tavrına alışkın görünüyordu.
"Davayı duydum. Sana yardım edebileceğimi biliyordun, neden bana söylemedin Taehyung?" Jimin kaşlarını kaldırdı dava kelimesiyle. Hangi davadan söz ediyordu adam?
"Sana ihtiyacım yoktu çünkü. Alabileceği en büyük cezayı aldıracağız. Senin karışman bir şeyi değiştirmez." Bay Kim'in eli bir an öne uzandı ancak sonra oğlunun nefreti gözlerine hücum etmişti. Eski yerine döndü havadaki el.
"Jimin'in neredeyse öleceğini duydum. Yalnızca hapis yatması içini soğutacak mı?"
Jimin'in zihninde ışıklar birdenbire yanarken nasıl olmuştu da yangın olayını sorgulamamıştı, merak etti. Tamamen unutmuştu sanki. Canına odaklanmıştı, ardından Taehyung'un bir kızla çıkıp gelmesine ve sonrasında diğer olaylar birbirini takip etmiş, Jimin'e o herifi unutturmuştu. Çoktan tutuklandığını varsayıyordu aslında. Davanın daha yeni görülecek olması şaşırttı onu, Taehyung'un olayın peşini bırakmayacağını zaten biliyordu.
"Seni ilgilendiren bir yan yok bunda. Pisliğine beni bulaştırmakta çok kararlısın cidden."
Adamın onaylamayan bakışları odada gezindiğinde diğer ikiliye hiç dikkat etmediğini anlamıştı. Tanıdık gözlerin bir benzerini görünce afalladı, onu tabi ki tanıyordu. Yanındaki kısa boyluyu bilmese de, bay Jeon'un tek oğlu Jungkook'u tanıması kaçınılmazdı. Jungkook sert gözlerle karşılık verdi bakışlara. Babasından çok daha kararlı görünüyordu bu konuda. Babası umursamazdı, her şeyi alaya alırdı ve hayatı da alaya alması onu ölüme götürmüştü. Şimdi dimdik duruşu ve keskin gözleriyle kendisine bakan oğlan içini ürpertmeye yetmişti.
"Jeon?" Babasının gidişiyle soyadı biraz da olsa temizlenmiş gibiydi. Bu yüzden bir süredir yüzünü buruşturmuyordu dile getirilmesine. "Kaybın için üzgünüm. Onunla düşmandık ama bu öldüğü zaman üzülmeyeceğim anlamına..." Jungkook lafını böldü.
"Aslında geliyor. Sorun değil. Siz ölseniz o da üzülmezdi." Rahat bir tavırla kurulan cümleye kaşları çatıldı bay Kim'in.
"Pekala, her neyse. Taehyung, dava..." Bu sefer de oğlu kesmişti sözünü.
"Dava için tek isteğim karışmaman. Uzak dur, benden de etrafımdaki insanlardan da." Babası derin bir nefes aldı.
"Dava ettiğin herif iş ortaklarımdan birinin oğlu Taehyung. Sana da ilişiğimi kestiğimi söylemeye geldim. Artık bizimle çalışmıyorlar." Taehyung'un gülüşü alaycıydı.
"Bunun için teşekkür mü etmeliyim? Aynı soyadını taşımamız bizi aynı kılmıyor, istediğini yapabilirsin. Umrumda değil. İstersen onların tarafını tut. Senin hakkındaki fikirlerim değişmeyecek." Yardım dilenir gibi Jimin'e bakmıştı bu sefer de yaşlı Kim.
"Sevgiline söyle, ondan hiçbir şey beklemiyorum. Sunyeon gelip benimle konuştu. Yardımımı istedi ama kabul etmedim." Taehyung göz devirince sesini yükseltti. "Bunları minnet duy diye anlatmıyorum aptal. Eski karının başka bir planı olabilir diye anlatıyorum. Geçmişte sana korkunç zamanlar yaşatmış olabilirim ama artık yaşlandım Taehyung. Yaptığım hataları görüyor olmam beni affetmen anlamına gelmeyebilir. Ama bunu bilmen gerek. Sunyeon peşinizde." Cebinden cep telefonunu çıkardı. Bir fotoğraf açıp karşısındaki çifte doğrulttu ekranı. "Bu çocukla buluşuyor bir süredir. Sevgili olduklarını sanmıyorum, kesinlikle bir planı var."
Taehyung tanıdığı yüzle Jimin'e döndü. Jimin'se şok içinde baktığı telefon ekranındaki tanıdık yüzün adını dile getirdi dehşete düşmüş bir ses tonuyla.
"Sungwoon?"
Taehyung'sa 26 yıllık hayatında ilk defa babasının ona gerçekten yardım ettiğini hissetti.
Biliyorum kısa çünkü gün içinde bir tane daha gelebilir, finale de çok yakınız gerçekten...
Yorumlarınızı ve oylarınızı bekliyorum.

ŞİMDİ OKUDUĞUN
Crazy Fantasy ~ Vmin
FanficEş olmadığınız için aynı ortamda bile bulunamayacağınız biriyle hiç aynı yatakta bulundunuz mu? Bir omegayı bir alfaya bağlayan şey gerçekten sadece mühür mü? Peki bir alfa, mühür vurmadan ne kadar sabredebilir? omegaverse ~ vmin