"Hakettiğimden daha iyiyim."

18 0 0
                                    

kapıya doğru yönelmiştim ki Şevval’in gözleri gözlerimi bulmuştu, usulca yanıma yaklaşıp,

“Naber.” dedi.

Gözlerimi kaçırıp, “İyiyim senden naber?.” dedikten sonra Rüzgar’ın söyledikleri kafamda yankılandı ve bir
anda ağzımdan şu cümleler döküldü,

“Şevval birikte yürümeye ne dersin?’' yürüyüş yapmayı sevdiğini biliyordum, bu yüzden alacağım
yanıt beni korkutmayacaktı.

“Olabilir ama fazla vaktim yok.” demesiyle kendimizi sahilin kenarında bulduk. Güneş batmaya
yakınken esen meltemin Şevval’in tenini ve saçlarını nazikçe okşaması beni büyülerken onun kadife
sesi beni bu düşten acımasızca çekip çıkardı.

“Yüzün nasıl daha iyi misin?”

“Hakettiğimden daha iyiyim.”

“Daha iyisini hak ettiğine eminim.” dedikten sonra göz göze geldik. Sanki zamandurmuş, deniz
dalgalanmayı, kuşlar uçmayı bırakmıştı. Zaman durmuştu, martılar sessizlemiş, simitçi dayı bile yok
olmuştu. Tüm arzumla dudaklarını dudaklarıma mühürlemek istedim. Bana hararetli birşekilde bir şeyler
anlatırken onu dinleyemediğimin farkına vardım. Bir takım olaylar, bazı insanlar ama dinleyemiyordum.
Tek odaklandığım şey o kokusu, mimikleri, elleri, yüzündeki ufak çiller... Bütün detaylarına odaklanmıştım.
Vücudunun her karesini ezberlemeye çalışıyordum. Biraz daha sohbet edip vakit geçirdikten sonra
yürümeye başladık. Eve doğru yaklaştığımızda bana,

“Yarın okula beraber gidelim mi?”diye sordu. Ben de,

“Tabi ki gidebiliriz.”dedim.

Şevval’i evinin olduğu sokağa bıraktıktan sonra yüzümdeki tebessümle evime doğru yürümeye başladım.
Eve girdim, biricik kardeşim Yaren kendi çapında bişeyler hazırlamıştı. Karnımızı doyurduktan sonra
ikimizde odalarımıza çekildik.Ders çalışmaya başladım, o kadar çok test çözmüşüm ki masanın önünde
uyuyakalmışım. Gece yarısı büyük bir çığlıkla uyandım. Babam yine tanrılara küfür ediyor kendisini
yenilmez olarak görüyordu. Yaren’de her zamanki gibi onu odasına götürmeye çalışıyordu. Tam Yaren beni
fark ettiğinde babam olucak ayyaş nedensiz bir tokat attı. Yere yığıldı benim güzel kardeşim. Hemen
yanınakoştum babam küfürler mırıldanıp odasına çekildi. Yaren,

“Tamam abi bir şeyim yok alıştım ben.” diyip gözlerindeki yaşları sildi. Onu bir nebze de olsa sakinleştirmek
için,

“Tamam geçti abim.” deyip ellerimle yüzüne gelen saçlarını ayırıp kardeşimin anlından öptüm.

Tüm damarlarım, tüm hücrelerim babama karşı nefret doluydu. Benim
kahramanım olması gerekiyordu oysa düşman gibi davranmasından usanmıştım artık. Yatağıma geçip
saatlerce olanları düşünüp sonunda yorgun düşmüş olacaktım kine ara sabah olduğunu fark
etmemişim. Herkesten önce uyandığım için kahvaltıyı hazırladım. Yaren simit çok seviyor diye fırına
gidip almıştım. İşte mükemmel bir sofra. Yaren’i uyandırdım, babamın uyanmayacağını bidiğim için
seslenme ihtiyacı duymadım ve direkt mutfağa geçtim. Yaren uyku sersemi halde mutfağa girip şaşkınca
masaya baktı ve,

“Hayrola abi bu ne? Ben hazırlardım.’’ dedi.

“Bu sefer benden ufaklık.”dedim.

KÜLHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin