Hasan' ın durumu iyiye giderken yanından ayrılmamıştım. Polislere ifademi verdikten sonra Atilla da ifade vermişti. O zaman öğrenmiştim ki Atilla telefonumdaki acil durum çağrısını kendine yönlendirmiş. Polisler ki Ilgaz abi bunu duyunca deliye dönmüştü Atilla' yı baya haşlamışlardı. Bizim ifadelerden sonra aklımdaki çat pat tarifle evlere baskın yapıldı ama kimse yoktu. Hasan ve Mehmet dışındakileri bilmiyordum ama Hasan' ın yanına kimse gelmemişti. Gözünü açtıktan sonra yanına girdim.
"Yanlış şeyler yapmaya o kadar meraklısınız ki! Senden şikayetçi oldum. Kaçırdığın için."
"Beni vurdun." dediğinde gözlerimi kıstım.
"Seni vurmuş olamam." dedim.
"Benim silahımla beni vurdun!" sesindeki kin gözlerindeki öfkeyle başımı hayır anlamında salladım.
Derin bir nefes aldım. "Kendini kurtarmak için yalan söyleyeceksin." başımı eğdim. "Suçluyken bir de böyle mi davranacaksın! Başkasına verdiğin zararı umursamıyorsun kendine yaptığına bak." dedim. "O arkadaşlarından biri bile gelmedi. Uyuşturucularınızı alıp kaçtı. Beni kaçırdığın-" dediğimde arkama bakıp durması dikkatimi çekti.
"Seni kaçırmadım." Bizi dinleyenler vardı. Arkamı döndüm kimse yok gibiydi ama gölge vardı. "Bana neden bunu yaptın?" dedi. Kaşlarımı çattım. "Sırf uyuşturucuya bulaşmamak için-" dediğiyle araya girdim.
"Kanındaki uyuşturucu testlerle öğrenildi yani vücutunda uyuşturucu olduğunu biliyorlar. Benim kapıda bizi dinleyenlere rol yaptığını bildiğim gibi." dedim ve polisler girdi. Aramızda silahla olan boğuşmayı anlatırken bile polislerin ona inanmayacağı belliydi.
Onu bırakıp eve gittiğimde Yonca boynuma sarıldı. Saatlerce şöminenin karşısında sarılarak oturduk. Hayatımdaki haraketlilik tehlikeli olmaya başlamıştı. Onlara olanları aktarırken Atilla sinirle evden çıktı. Cenk ve Fırat arkasından giderken biz evdeydik. Korkmadığımı söylediğimde şaşırdı. Ama korkmamıştım. Belki aklı başlarında olmadığı için korkmamıştım. Annemden bu olayı da gizlemiştim. Ilgaz abi bir daha olay olmaması konusunda vurgulamıştı. Yonca ile uyumaya çıktığımızda Cenk ile konuşup iyi olduklarını öğrenmiştik. Beraber uyumaya çalıştığımızda ise beceremedim. Yonca' yı bırakıp biraz hava almaya çıktım. İçeriye girdiğimde ön kapı açıldı. İçeriye girer girmez yukarıya çıktılar. Onların arkasından sessizce çıktım. Atilla' yı görmek istiyordum. Ama neden görecektim ki! Onun yüzünden olmamış mıydı her şey? Az daha katil olabilirdim.
Ertesi sabah biraz gerginlik vardı. Okula vardığımızda henüz çok erken ama baya kalabalıktı. Çok erken gelmemizin sebebi Atilla' nın acil başlığı altında herkesi çağırmasıydı. Müdürün konuşma yaptığı merdivenlerin başına çıktı. "Duydum ki burada benim liderliğimi beğenmeyip kendini lider olarak görenler varmış. Ben görsel bir lidermişim." Aralarında fısıldaşmalar başlarken Atilla ileri geri yapıp duruyordu. "Bugünden itibaren herkes ama herkes benim soruşturmamdan geçecek. Okula yeni kayıt yapılmayacak. Şuandan sonra herkes benim onayımı alacak. Benim dediğimden çıkan kendine başka okul arasın! Burada ben ne dersem o olacak. Uyuşturucu satmak, bulundurmak, kullanmak yasak. Bir daha söylemeyeceğim. Uyuşturucuyu karşılayacak bağımlılık yapan ilaçlar yasak! Kendinizi ya toplarsınız ya da ben toplarım. On ikiler bugün içinde, on birler yarın, onlar perşembe ve cuma dokuzlar. Size tek bir şans tanıyorum ya bana yakalanmadan defolun ya da gazabımdan korkun." yavaşça okula giren öğretmenler ve müdürle Atilla indi. Herkes dağılırken Atilla müdür ile konuşarak içeri girdi.
Haftayı denetleyerek sonlandırırlarken okuldaki mevcut sayı düşmeye başlamıştı. Kayıt aldıranlardan görüldüğü üzere herkes bulaşmak üzereymiş bu pisliğe. Bütün hafta sonunda evde tek kalmıştık. Bizde planladığımız gibi markete gidip iş görüşmesi yaptım Yonca da bana destek oldu. Neyse ki işi almıştım. İşe başladığımı bile farkına varmadı oğlanlar. Yonca ise ev işlerini hallediyordu. Bir sonraki hafta Atilla, Cenk ve Fırat hala okulda düzeni sağlatmaya çalışıyorlardı. Okuldan Fırat ile dönüyorduk o da bizi bırakıp geri gidiyordu. Bende işe gidince Yonca tek kalıyordu.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
ARSLAN LİSESİ
ChickLit"Burası prenses gerçek dünya. Eğer gerçek dünyayla tanışmak istemiyorsan benim sabrımı zorlama ve dediğimi yap! Geldiğin yerde ne kadar şımarık olmuş olursan ol burada o tozpembe dünyandan eser yok." gözlerimden ayırmadığı gözler beni yerden yere vu...
