" Ameliyat başarılı geçti, kalp krizi sonucunda, iki damarın tıkalı olduğu sonucuna varmıştık. Bir gün yoğun bakımda kalacak, sonra odaya alacağız. Bundan sonra Arslan bey'in kendine çok dikkat etmesi gerekiyor.."
Doktor, odasında Giray ve Müjgan'a ameliyatın nasıl geçtiği hakkında bilgi veriyordu. Bundan sokraki süreçte nelere dikkat etmeleri gerektiğinden bahsetti.
Çağatay merak ediyordu babasını. Kartal ve Çetin yanındaydı. Giray ve Müjgan odaya gelip doktorun dediklerini bir bir anlattı...
Sonraki 2 gün Asuman, Tekin onu nereye götürürse oraya gitti. Hiç konuşmuyor, hiçbir şey yiyip içmiyordu. Nikah için sağlık belgelerini tamamlayıp, işi hızlandırmak adına boş bulunan bir nikah dairesine yıldırım nikahı başvurusunu yapıp, 2 gün sonraya gün almıştı.
Asuman, evi satmaya karar verdi. Bu sürecide hızlandırmak için, emlakçıyı araya sokmuşlardı bile.
Asuman geri gelmediği her gün, Çağatay herkese onu soruyor, ondan bir haber var mı diye merak ediyordu. Çetin'in telefonundan aramış fakat ulaşamamıştı.
"Senin için koşturuyordu en son, Tekin'i şikayetini geri alsın diye ikna etmeye çalışıyordur.." dedi Giray.
"O ite benim için yalvarmasına gerek yok, ondan gelecek hiçbir iyiliği istemiyorum.." dedi.
Giray, Demir Sungur adına hiçbir şey bulamadı. Yer yarılıp içine girmiş, dünyada hiç var olmamış gibi, hiçbir kayıt yoktu.
Abisinin ona verdiği görevleri bu süreçte tamamlamıştı. Çako'yu dövenlerin ailelerine göz dağı vermeyi ihmal etmedi.
Asuman, o sabah, Tekin'le beraber Beyoğlu evlendirme dairesine gidip nikahlandılar. Bir köle gibi, çaresiz bir köpek gibi her şeyi kabul etmişti. Tekin onu tasmasından tutup nereye götürüyorsa, gidiyor, denilenleri bir bir yapıyordu. Hayattan koptu, hislerinden koptu, kendinden vazgeçti...
Nikah günü, Asuman'ın gözleri önünde birkaç kağıt imzaladı, bunun şikayeti geri çekmek ve evi devretmek için olduğunuda bildirdi. Ama ev zaten Asuman'ındı.
Esaret hayatına başlamak için bavullarını hazırlıyordu. Çağatay ile olan bütün anılarını bavuluna koyarken hıçkırıklarla ağladı. Bu toplanmadan kimsenin haberi olmayacaktı..
Tekin pasaport işlemlerini hallettikten sonra, uçak bileti işinide halletmişti. Asumanın pasaportu, bileti, kimliği dahil hepsi kendi çantasındaydı. Onun kaçıp gidebilme ihtimalinden korkuyordu.. Ama o artık Asuman Ayaz'dı..
Kendide eşyalarını, evraklarını topladı. Uçuş için her şey tamamdı. Ne zaman yola çıkacaklarını Asuman'a bildirmişti.
Asuman yorgun ve halsizdi. Sigaradan başka bir şey sürmüyordu ağzına. Çağatay'ı unutmamak için ona dair her şeyi aldı. Tekin'in ona gelip, ne zaman nasıl yola çıkacaklarını anlatmasını dinledi sessizce.
O gece Giray aradı. Asuman tereddüt etsede açtı telefonunu son kez.
''Asuman ! Neredesin kızım sen, bir dakika bekle, Çağatay'ın odasına geçiyorum, seninle konuşmak istiyordu.''
''Giray dur.''
''Asuman ?''
Asuman ağlamamak için zar zor yutkundu. Ses veremiyordu.
''Asuman sen iyi misin ? ''
Sessizlik devam etti.
''Asuman oradamısın ? Alo ?''
''Onunla konuşamayacağım, bir işim var.. Sadece sana haber vermek için aradım. Şikayet geri çekildi.''
''Ne ! Ne diyorsun Asuman ! Yaşa be kızım. Bu işi yapsan yapsan sen yapardın. Seni seviyorum! Bu haberi bizimkilere vermem lazım.''

ŞİMDİ OKUDUĞUN
ÇAKO
Teen FictionSevdiği çocuğun düşüncesizliğinden, birinin sohbet grubuna attığı saniyelik hatadan sonra şimdi kaosa dönen o fotoğraf, bir kızın hayatını kabusa çevirmeye yetecekti.. Çeşitli zorbalıklara daha fazla dayanamadı Asu... Tek kurtuluşu okulunu değiştir...