#mektup

34 0 0
                                        

Tekin Ayaz'ı defnettikten sonra 1 hafta geçmişti. Asuman o evde boğulacakmış gibi hissediyordu. Her köşesinde sanki o varmış gibi, kapılardan birinden çıkıp gelecekmiş gibiydi. Sesi bile kulaklarındaydı. Tavernadakiler bu kaybın anısına, misafir kabul etmiyorlardı. Bu yüzden Asuman, onlarla vakit geçiriyor akşam olunca da Yanni'lerde kalıyordu. Minik tek katlı bir evleri vardı, eskiydi fakat Yanni yine her yeri olduğu gibi burayıda çiçeklerle güzelleştirmişti.

O gün akşam üzeri yine taverna önündeki kumsalda oturup uzun uzun yakamozu izledi Asu. Kafasındaki düşüncelerle. Buraya gelmeseydi nasıl bir hayatı olurdu onun senaryosunu kuruyordu. Yaşayamadığı hayatı, hep aklının bir köşesinde kalacaktı..

Tekin'le olan bu anlaşmayı kabul etmeseydi, gelmeseydi, Çağatay yine hapise geri girecekti orası kesindi. Çünkü onu öldürmeyi göze almış biri, şikayetinide kesinlikle geri çekmezdi..

Çağatay'ı ilk planında alt etmeseydi, bu plan Tekin'in istediği gibi başarıya ulaşmasaydı, sonraki aşama gerçekten Çağatay'ın ölümüyle mi sonuçlanacaktı.. o zamanları hatırladı. Herkes ama herkes Demir Sungur adında birini aramış, fakat elle tutulur herhangi bir şeye ulaşamamıştı. Halbuki yanıbaşındaydı... Üstelik bu ismi, Asuman'ın güvenini kazanmak için Tekin söylemişti. Ortaya çıkmayacağından o kadar emindi ki, planı tıkır tıkır işlemişti.

Sonrası Asuman için kabus dolu bir süreçti. Hayatına son verme isteği bile, bir adamın ona deli gibi aşık olması sonucundaydı. Tekin'in oyununun içinde, intihara sürüklenmişti adeta.

Asuman kendi aşkının acısını çeksede, Tekin, istediğini almıştı. Asuman artık onun avucunun içindeydi..

Sonrası zaten zaman, geçip giden, heba olan yıllar.

İşte Asuman bunu düşününce, daha büyük bir acı hissetti. Kalbinin tam orta yerinde, mahvolan hayatı. Mutluluğa ulaşamayan aşkı, kendisi olmaktan bile vazgeçişi..

Çako'yla kavuşmak için, çok geçti. Çok hata yapmıştı ama, yine olsa sonu ölümle sonuçlanmayacağını bilse bile, Tekin'in bu anlaşmasını kabul ederdi. Çako'yu o halde, o çukura terkedemezdi çünkü onu kendinden daha çok seviyordu..

Şimd ise o bir aile kuracak, baba olacaktı. Keşke bu gerçekleri daha önce öğrenseydim diye düşündü. O zaman büyük aşkına koşar mıydı ? Bir şansı olur muydu...?

O sırada Pedro oturdu yanına. Bu düşüncelerden sıyrıldı.

"Yine saatlerdir buradasın.."

"Kendimle baş başa kalmak iyi geldi.."

"Başın sağolsun.." dedi

"Teşekkürler, burası benim hayatıma son vermek istediğim yer, bir o kadarda hayata geri döndüğüm yer.."

"Biliyorum, başın sıkışınca, bana, beni neden kurtardın ki diye sitem bile ediyordun.."

"Sizinle tanışmasaydım, Yanni bana kucak açmasaydı, yine denerdim herhalde.."

"Asuman, şuan yine aynı yerde, aynu şeyleri yapıp saatlerce oturuyorsun. Hepimiz tavernada ağzımız burnumuzda seni izliyoruz. Tekrar o düşüncelere mi daldı diye düşünmeden edemedim. Böyle saçma bir şey yapmayacağını bilmek istiyorum.."

"Yapmayacağım Pedro, çünkü kendim gibi yaşayabileceğim hayatımın ilk günü bugün. Kimsenin baskısı, zorlaması olmadan.. Özgürce.."

"Bak buna çok sevindim işte, haydi kalk, Yanni enfes şeyler yapmış. Seni bekliyor ama çağırmayada çekiniyor.."

" O neden ?" Pedronun uzattığı eli tutup, oturduğu yerden kalkmıştı.

"Yani sana saygısı varmış ve acını yaşamana fırsat veriyormuş."

ÇAKOHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin