Asuman kafaya koymuştu. Onu sıkıştırmaya devam edecekti. Hala geçen haftanın öpücüğünü düşünüp mest oluyordu. Tekrar gitmeli miydi bunu düşünüyordu. Onu bazen bahçede görsede, başka türlü iletişime geçemiyordu.
Bu öpücükten Alin'e bahsetmedi.
Alin'se onlar için bir şeyler yapmak istiyordu. Giray'la yatta bir yemek düzenleyip, Çağatay ve Asu'yuda davet etmek istiyordu.
Çağatay'ın geleceğinden pek emin olmasada, çağırdı onu.
Şimdi bu yemeğin nasıl geçeceğine dair konuşuyorlardı Asu'nun evinde.
"Bence gelecek, çünkü bana senden kaçmadığını söylemişti."
"Gelsede laf sokmalarına dayanabilecek miyim dersin ?"
"Off bilmiyorum Asu, sizi bir odaya kitleyip, seni dinlemesini mi sağlasak."
İkiside birbirlerine bakakalmışlardı.
"Olur mu dersin.."
"Ay bunu yapacağım..." asu başını iki elinin arasına alıp ovuşturmaya başladı.
"Asuman..."
"Şarap var içer miyiz ?"
"Doldur." Dedi Alin. Çako'nun önerdiği şarabı çıkartıp kadehlere doldurdu.
"Leş gibi ama içelim, başka şarabım yok."
"Bu ne be ?! Alkol oranı ne bunun.."
"İç işte..."
Beraber şarabın yarısına geldiklerinde çakır keyif olmuşlardı bile.
Asuman tabletini hopörlöre bağlayıp yine aynı şarkıyı açtı.
Sesi kökledi.
"Bunu söylemiştim.."
"İyi seçim, şimdide yerini belli etmeye çalışıyorsun sanırım."
"Ne olacaksa olsun !" Dedi omuz silkerek.
Çağatay, duştan çıktığında, bu müziği azda olsa duyuyordu. Penceresini açıp, efrafa bakındı ama anlam veremedi.
"Buralarda falan mı ev tuttu ?" Diye kendi kendine söyleniyordu. Önemsemedi ve yatağına girdi. Yorgundu. Alin'in teklifini düşündü. O yemeğe gidecekti...
Ertesi akşam, işten erken çıkıp eve geldi. Hızla bir duş alıp, siyah bir tişört ve siyah kot pantolonunu giydi. Saçlarını kurutup, parfümünü boca etti. Aynada kendisine baktı. Amacı Asu'yu çileden çıkarmak mıydı bilinmez ama çok yakışıklı olmuştu.
Arabasına atlayıp, bahçeden çıkarken, Asu balkondan onu izliyordu.
Oda hazırdı. Siyah uzun saçlarını yarım toplamıştı. Üstünde mini eteği ve askılı bluzu vardı. Ceketini alıp, dışarı çıktı. Çağırdığı taksi kısa süre sonra gelmişti. Oda marinaya yol aldı.
Giray ve Alin, bütün hazırlıkları tamamlamış, onları bekliyordu.
"Seni böyle görmek beni mutlu ediyor, tabi seninle bir şeyler yapmakta.."
"Nasıl görünüyorum.."
"Onlar için uğraşıyorsun, yani oyalandığın bir şeyler var.."
"Öyle, kafamın dağılmasını sağlıyor."
"Peki biz ne olacağız?" Dedi ona yaklaşırken. Alin kaskatı kesilmişti. Oturduğu yerden geri gidemiyordu.
Giray ona eğilip, çenesini kaldırdı ve öpmeye başladı.
Alin gözlerini kapattı. Kıpkırmızı kesilmişti. Giray kendini geri çekip gülümsedi.
"Utanıyor musun ?"
ŞİMDİ OKUDUĞUN
ÇAKO
Literatura FemininaSevdiği çocuğun düşüncesizliğinden, birinin sohbet grubuna attığı saniyelik hatadan sonra şimdi kaosa dönen o fotoğraf, bir kızın hayatını kabusa çevirmeye yetecekti.. Çeşitli zorbalıklara daha fazla dayanamadı Asu... Tek kurtuluşu okulunu değiştir...
