Sabaın köründe telefonunun çalmasıyla uyanmıştı.
"Yarım saate kapıda ol.."
Çako saate baktığında, 7'yi 5 geçiyordu.
Oflaya puflaya gerindi ve kalktı. Hızla üstünü değiştirip, sırt çantasını hazırladı. Tam 7.30 da bahçe kapısındaydı. Sabahın serinliği içini titretiyordu ve Leyla, sonunda süslü püslü haliyle gülümseyerek geliyordu. Bu hazırlık için onun saatler öncesinde kalkmış olduğunu düşündü Çako.
"Günaydın, Yunanistan turuna hazır mısın ?"
"Çoook..." diye söylendi Çako esneyerek. Beraber yürümeye başlamışlardı. Kuş adası limanından, saat 8 de hareket edecek feribota kendilerini atmışlardı. 45 dakika sürecekti ve Çako kollarını bağlayıp kafasını cama yaslamıştı bile.
"45 dakika sonra beni uyandırırsın.."
"Saçmalama.."
"Öyle valla." Deyip gözlerini kapattı Çako. Leyla'da el mahkum, kulaklığını takıp, müzik dinlemeye koyulmuştu.
45 dakikanın sonunda, Leyla onu dürtüyordu.
"Kalk, geldik.. Horul horul uyudun.."
"Ben horlamam.."
"Hep öyle derler, hiç kabulleneni görmedim zaten."
"Kanıtın var mı ?"
"Yok ama bir dahaki sefere video çekeceğim.."
"Umarım bir planın vardır.." dedi ayaklanırken.
"Geziyle alakalıysa evet var, her şeyi araştırdım. Öncelikle kahvaltı için çok güzel bir mekan buldum."
"Okey, haydi başlayalım çünkü çok açım.."
Atina'nın ünlü bir cafesine giriş yaptıklarında, bahçe bölümünden, deniz manzarasını keyifle seyredebiliyorlardı.
Kahvaltı menüsü seçip beklemeye başladıklarında Leyla manzaranın fotoğraflarını çekmeye başlamıştı bile.
"Merak etme, seni kadraja almayacağım, ama sen beni çekeceksin.." deyip makineyi Çako'ya uzatmıştı.
Çako gözlerini devirerek ayaklandı ve kızı manzara eşliğinde birkaç poz çekip yerine geri oturdu.
"Burdan sonra Atina akropolisi, partenon ve birkaç müze gezeceğiz.. son feribot saat 8 de ve, ben düşündümki, bir yerde kalabiliriz ve akşam tavernada yemek yeriz..."
"Kalma yok. Bugün dönelim."
"Yani peki öyleyse." Dedi Leyla.
Nihayet kahvaltılarını yapıp gezi maratonuna başlamışlardı. Arada bir dondurmacı bulup soluklandılar ve sonra tekrar devam ettiler.
"Sen beni buraya, fotoğraflarını çektirmek için mi getirdin." Dedi Çako elindeki makineyi tekrar Leyla'ya uzatıyordu.
"Valla kadraja girmekten bu kadar nefret etmeseydin, şimdi yığınla hatıra değerinde fotoğrafımız olacaktı. Hiç şikayet etme. Yani istersen seni tek çekebilirim."
"Hayır."
"Aman sen bilirsin. Benim karnım acıkmaya başladı, sahil tarafında bir yürüsek, güzel mekanlar var birini beğeniriz..."
"Olur " dedi Çako. İkiside yürümekten yorulmuştu. Bu gezi boyunca, oldukça sohbet etme fırsatlarıda olmuştu ama konu hiç öpücükten açılmadı. Güzel bir balıkçı restoranının önünde durduklarında, kapısında dikilip karar vermeye çalışıyorlardı ki, Çako uzaklara daldı. Beyaz elbiseli, kızıl saçlı bir kızın, ileride tek başına yürüdüğünü gördü .
ŞİMDİ OKUDUĞUN
ÇAKO
ChickLitSevdiği çocuğun düşüncesizliğinden, birinin sohbet grubuna attığı saniyelik hatadan sonra şimdi kaosa dönen o fotoğraf, bir kızın hayatını kabusa çevirmeye yetecekti.. Çeşitli zorbalıklara daha fazla dayanamadı Asu... Tek kurtuluşu okulunu değiştir...
