#karşılaşma

39 3 0
                                        

(Yeshua-esa)

Asuman Cumartesi günü elinde iki bavuluyla evine son kez baktı. Bu akşam uçağı vardı Buraya geleceği zaman acı içinde kıvranırken şimdi heyecanla ve sevinçle dönüyordu yurduna.

Kapıda Garon ve Nahiyiri bekliyordu. Anahtarlarını onlara teslim etti, onlar bavulları bagaja yerleştirirken, Asu kedisini de sormayı ihmal etmedi.

"Geceleri Alice ile uyuyor, fotoğraflarına baksana.."

"Bu konuda da gözüm arkada kalmayacak.. Çok tatlılar.." dedi.

"Gidiyorsun Asuman.."

"Gidiyorum Garon, telefonlaşalım. Ben gittikten sonra konuştuklarımızı unutmayın.."

"Merak etme, tavernaya mı şimdi ?"

"Evet, orası bugün nasıldır tahmin edebiliyorum. Bugün gideceğimi biliyorlar. Mendillerimi hazırlamam lazım.." dedi kemerini bağlarken.

Hepsi arabaya yerleştiğinde, Asuman iyice gerilmişti.

Ve evet işte tavernanın önündeydi. Derin bir nefes aldı. Vedalaşmalar gerçekten zordu ve buna dayanmalıydı.

İçeri adımını atar atmaz hepsinin masada oturduğunu gördü. Düşünceliydiler. Asu'yu görünce bir şey yokmuş gibi gülümsemeye çalışsalarda bu pek uzun sürmedi..

Yanni Asu'ya sarılır sarılmaz ağlamaya başlamıştı.

"Biliyorum çok zor, ama lütfen..."

Asu tek tek her birine sarıldı. Göz yaşlarını sildi.

"Sizleri çok seviyorum, gidince arayacağım sizi.. o suratınızı asmayın, kendi yoluma bakmam lazım biliyorsunuz.. Ait olduğum yere gitmeliyim.."

"Biliyoruz yavrimu, sen bizim sulu göz olduğumuza bakma, senin için hem seviniyoruz hemde bu ayrılık... işte üzülmemek elde değil.. sen bizim neşemizsin.."

Garon bagajdan getirdiği kutuları masaya koydu.

"Bunlar ne ?" Dedi Santos.

"Yeni akıllı telefonlarınız. Görüntülü konuşacağız diye boşuna demiyorum. Pedro size nasıl kullanılması gerektiğini öğretecek.." dedi gülümseyerek.

"Asu Tanri askina, gider ayak ne diye masraf yaptın.."

"Yanni, bunları düşünme. Ama şimdi yola çıkmam lazım. Sizi çok seviyorum.."

"Bizde seni..."

Sıkı bir kucaklaşmanın ardından yine Yanni ve Asu ağlıyor, Pedro ve Santos ağlamamak için kendilerini zor tutuyorlardı.

"Haber vereceğim.. bir kaç hafta biliyorsunuz şu ev işi olana kadar hotelde kalacağım.."

"Tamam güzel kizim.. Tanri seni korusun.."

"Sizide öyle, kendinizi daha fazla üzmek yok, benim için mutlu olmalısınız. Anlaştık mı ?"

"Anlaştık..."

Asu taverna kapısından arkasını son kez dönüp gülümseyerek el salladı buradaki ailesine. Sanki zaman yavaşlamış gibi ağır çekimde usulca bindi arabaya. Yanni ve Garon onu bırakacaklardı. Camdan bakıp gülümsedi.

Nihayet Garon ve Nayiri ile vedalaşıp, uçağa binmesine çok az kalmıştı. Bavulları teslim edip Biletini check etti.

Kısa bir süre sonrada Koltuğuna oturup derin bir nefes aldı..

Yaklaşık 2 saat sonra inmiş olacaktı. Uçak havalanırken, Yunanistan'a veda ediyordu işte. Dün gibiydi, Türkiye'den Karadağ giderken hıçkırıklarla ağladığı o anı anımsadı.. O Asuman'a sıkıca sarılmak istiyordu..

ÇAKOHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin