#Asu

40 4 0
                                        

(🎶Sad- Enchan)

"Bebeğimin kaybıyla her şey bir bir yerine oturdu. Hayattaki öfkelerim, nefretlerim son buldu. Çünkü ölüm tek gerçek heleki, evlat acısı. Hayatta gerçekten ölümden başkası yalanmış Asuman. Bize biçilen ömrümüzde mutlu olmayı haketmiyor muyuz..? Çok zor şeyler yaşadık belliki, Çağatay'da öyle. Ve bu hayatta mutlu olması gereken kişilerden biride o. Bunu hakediyor. Kırk yıl düşünsem, sizin için böyle bir şey yapacağım aklımın ucundan geçmez ama artık belli bir olgunluğa erişiyoruz. Her şeyi farkına varıyoruz. Neden olmasın ? Bu yüzden seninle yüz yüze konuşmam lazımdı. Neler oldu Asuman... ne yaşadın...?"

Asuman dolan gözlerini gökyüzüne dikti. Daha fazla yaş akıtmak istemiyordu. Hava kararmak üzereydi.

"Her şeyi anlatacağım, 4 saattir konuşuyoruz ve karnımdan sesler geliyor, pizza sever misin ?"

"Evet, bende acıkmaya başladım.."

"Hemen geliyorum.."

Telefonla sipariş verip, bir şarap ve iki kadehi içerdeki yemek masasına koymuştu.

"İçeri geçelim, hava serinledi.."

Alin kafa sallayarak içeri geçtiğinde, Asuman'ı alt kata inerken gördü.

Asuman elinde büyükçe bir kutuyla yukarı çıkamaya çalışıyordu.
Nihayet nefes nefese kutuyu masanın kenarına yere koydu.

Şarabı açıp kadehlere doldururken, sipariş ettiği pizzalarda gelmişti.

"İkisi şarap eşliğinde karınlarını doyururken, Asuman biraz Yunanistandan ve tavernadan, sahne almaya nasıl başladığından bahsetmişti.

"Pizza gerçekten çok iyiydi.."

"Evet, buranın en ünlü pizzacısı.."

"Başka şarabın var mı ?"

"Evet, koltuklara geçelim, dediğin gibi bu gece uzun olacak ve burada kalacaksın.."

"Bütün eşyalarım hotelde.."

"Gerekli olan herhangi bir şey mi var ? Sana rahat bir şeyler ayarlayıp geliyorum.."

"Evet sadece kıyafetlerden bahsetmiştim, çok iyi olur teşekkür ederim. Lavabo ne tarafta?"

"Holde son kapı."

Alin tuvalete girerken, Asuman ona kıyafet ayarlayıp, boş olan odaya koymuştu bile.

Holde karşılaştıklarında,

"Burada değiştirebilirsin, ben şarabı halledeyim.."

Nihayet ikiside elindeki dolu kadehlerle koltuklara yayıldığında, şimdi anlatma sırası Asuman'daydı.

"Bende en baştan başlayacağım.. Felaketler silsilesi..."

"O masada, evleneceğimizi söylediğimizde, bir seçim yapmam gerekiyordu. Tekin beni buna zorladı. Çağatay, Tekin'i bıçaklamaktan içerideydi. Bu işin içinden nasıl çıkacağımızı düşünüyorduk. Tekin yoğun bakımdaydı ve kesinlikle ölmemesi gerekiyordu. Çağatay'ın böyle bir şeyi nasıl yaptığına hala anlam veremiyorum gerçi.

Arslan bey, avukatlarla görüşüp duruyordu. Tekin kurtulduğunda herkes rahat bir nefes almıştı. Ama sonrası daha felaketti. Görüş günü geleceği için çok heyecanlıydık. Ona sarılmak istiyordum ama bir yandanda çok sinirliydim. Neden yaptığını bilmek istiyordum. Gözü bu derece dönmüş olamaz diye düşünüp durdum.

Tekin'i şikayetini geri alsın diye ikna etmek bana düşmüştü. Ama bu mevzu açıldığında, Tekin öfkeleniyor ve ölümden döndüğünü söylüyordu. Haklıydı da. Ama Çağatay'ı çok seviyordum. Onun içerde olma düşüncesi canımı yakıyordu.

ÇAKOHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin