(Grinin elli tonuna döndük yemin ediyorum. Neyse saygılar.)
(Yeshua-Esa)
Asu, oradan ayrılmadan, Çağatay'ın odasına tıklatıp girdi. Ama içeride kimse yoktu.
Elif'in odasına yönelip kapıyı tıklatıp açtı bu sefer.
Çağatay ona bir şeyler anlatıyordu. İkiside kafasını çevirip Asu'ya baktı.
"Ben çıkıyorum, teşekkürler her şey için."
"Öyle mi ? Nasıl geçti ?" Dedi Elif.
"İyiydi, yarında çalışmaya geleceğim."
"Odama geçip bekler misin ? Geliyorum birazdan."
"Tabi Çağatay bey.." dedi Asu kapıyı kapatırken. Çako içeride gülümsemesine engel olmaya çalışıyordu.
"Ege üzüm bağlarıyla konuştun mu ?"
"Evet Çağatay bey, Sevil ve Tuna haftasonu gidecekler."
"Tamamdır." Dedi.
Kendi Odasına girdiğinde, Asu plakları inceliyordu.
"Kaanla anlaşabildin mi ?"
"Evet çok yardımcı oldu, repertuar hazırlayacağız."
"Yunanca şarkılarda isterim, özellikle ben ordayken söylediklerinden."
"Tabi nasıl isterseniz."
Çako koltuğuna oturup kızı izliyordu.
++++
"Gel buraya." Dedi. Asu yaklaşınca onu bileğinden tutup kucağına oturttu. Elleri bacaklarında gezinirken dudaklarını öpmeye başlamıştı.
"Biri gelecek.." diye fısıldadı Asu.
"Gelirse gelsin."
"Saçmalama.."
Çağatay kızı öpmeye devam ediyordu.
"Çağatay.."
"Ne ?"
"Biri gelecek diyorum."
"Gelemez.." dedi tekrar kızı öpücüklere boğarken. Asu ellerini onun boynuna dolayıp, öpücüklere karşılık vermeye başladığında, Çağatay ellerini daha da derinlerde gezdiriyordu. Eteğinin kenarını sıvayıp kalçalarını okşamaya başlamıştı.
"Lütfen.. Yapma.."
"Sana deli oluyorum."
"Burada olmaz." Çağatay dinlemeyip kızın boynuna öpücüklerini kondurmaya devam ediyordu. Asu'nun her hücresi ayaklanmış dört nala koşarken, Aklı Çağatay'ın ellerindeydi. Bacaklarını ayırıp, iç çamaşırının içinde gezinmeye başlamıştı şimdide. Her dokunuşuyla ateş basıyor, ne yapacağını bilemiyordu. Dudaklarını ayırıp nefes nefese bir şekilde çocuğa baktı. Haz noktası, doruklara ulaşmak üzereydi. Gözlerini kapattı. Elini Çağatay'ın elinin üstüne koyup onu yönlendirmeye başladığında, bir inilti çıkarttı. Çako, diğer elini kızın ağzına götürüp kapattı. Boynuna, kulaklarına öpücüklerini kondururken. Asu kendini bırakmıştı. Bacaklarını birbirine bastırıp kendini geriye doğru Çağatay'ın göğsüne iyice yasladı. Göğsü hızla nefes alıp verirken Çako, ellerini çekip Asu'nun gözlerinin içine bakıyordu.
Rahatlamış bir şekilde gülümsedi.
"Şartlarda buda yoktu. İstifa ediyorum.." dedi sırıtırken. Çağatay gülmeye başladı.
"Şartların çoğunu Elif hazırladı, ben hazırlasaydım kabul etmeyebilirdin."
"O kadar emin olma." Dedi onu öperken. Kapı tıklatıldığında Asu Çako'nun kucağından fırlayıp, eteğini düzeltti. Çağatay bir mendil alıp elini sildi ve ayaklandı. Kapı kilidini çevirip açtı.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
ÇAKO
ChickLitSevdiği çocuğun düşüncesizliğinden, birinin sohbet grubuna attığı saniyelik hatadan sonra şimdi kaosa dönen o fotoğraf, bir kızın hayatını kabusa çevirmeye yetecekti.. Çeşitli zorbalıklara daha fazla dayanamadı Asu... Tek kurtuluşu okulunu değiştir...
