(Görseldeki kız, hayal ettiğim Asu. Fakat erkek, Çako'yu hayal ettiğim profil gibi değil bilginize..)
"Kırmızı arabayı sürtmüşsün." Arslan önündeki eti kesmeyi bırakıp dik dik Çağatay'a bakıyordu.
"Anlamadım ?" dedi Çako.
"Arabanın yanı çizik içinde. O kolla kullanmaya kalkarsan olacağı bu." dedi. Çako, Çetin'e dik dik baktı. Oda Çağatay'a aynı şekilde bakıyordu. Sanki arabayı çarpmamış gibi bi tavra bürünmüştü. Zaten Çako omuzluğu takmaya başladığından beri anahtarı Çetin'e veriyordu. Bu suçlamanın karşısında Çetin yine her zamanki bencilliğine bürünüp sesini çıkarmadı. Çako bozuntuya vermese de artık Çetin için kılını kıpırdatmamayı öğrenmesi gerekiyordu. Çünkü ne kadar fedakarlık yaparsa yapsın karşılığı tam bir hayal kırıklığı oluyordu.
"Bizimkilerden birine bırak anahtarı, götürüp yaptırsınlar." dedi Arslan lokmasını çiğnerken. Çetin göz devirip tabağındakilerle oynamaya devam etti. Geçen gece çok içtiğinde, bir çöp bidonuna sürtmüş ve bunu umursamamıştı. Şu sıralar tam anlamıyla vurdum duymazdı..
Sofra toplanıp, herkes odalarına çekildiğinde, Çako'nun da ilk durağı Çetin'in odası oldu.
"Akıllanmayacak mısın sen ? Kaç kere söyledim sana alkollüyken arabaya binme diye ." Çako kapıyı sertçe kapatıp içeri girdiğinde Çetin sigarasından çektiği dumanı üflüyordu.
"Ya arabayı sürttüğünü gelip önceden bana söyle ya da adam gibi çıkıp bu boku yaptığını kabullen. Senin arkanı toplamak zorunda mıyım ben ?"
"Çako, seni çekemeyeceğim hiç. Güvenmiyorsan vermezsin bir daha olur biter."
"Ne arkanı toplarım ne suçunu üstlenirim. Aynen senin gibiyim bundan sonra lan." dedi arkasını dönerken.
"Yav he he Çako." dedi Çetin. Çako, elinde telefonuyla uğraşan Çetin'e yaklaştığı gibi telefonu aldı ve duvara fırlattı.
"Naa-Napıyosun !"
"Seninle konuşurken suratıma bak"
"Ekranı kırılmış Çako ! Senin ben ağzına sıçayım.."
Çako odadan çıkarken yanıtladı,
"Bende seni seviyorum.."
Ertesi sabah, Çako omuzluğunu çıkartıp siyah arabaya atladığı gibi okulun yolunu tuttu. Çetin'le yaşanılanlardan sonra onu beklemeden ilk bencilliğini yapmış oldu.
Arabayı park edip sınıfa girdiğinde ise ilk iş, kırmızı bir kafa aramak oldu fakat görünürlerde çekim alanına girecek kimse yoktu.
Ömer arkasından sınıfa girip kolunu Çako'nun omzuna attı.
"Naber len?" Çako Ömer'e cevap vermeden sırasına geçip kuruldu.
"Bugün gelecek mi ?" dedi Ömer'e bakarken.
"Ne ? Asu mu ?"
"Evet."
"Valla bilmiyorum. Gelir herhalde." dedi. Cümlesini bitirir bitirmez salık kızıl saçlarıyla sınıfa girmişti Asu.
"Ah, kalbim..." dedi Çako. Ömer gülerken Asu Çako'nun yüzüne dahi bakmadan ön sıraya oturdu. Çako'nun gülen yüzü bir anda ciddileşti.
"Bi dakka bi dakka noluyoruz ?" dedi kıza hitap ederek fakat Asu duymamış gibi yaptı. Çako hızla öne atladı.
"Sana diyoruz"
"Git başımdan." dedi Asu. Bunu derken bile yanındaki çocuğun varlığıyla heyecanlanıyordu.

ŞİMDİ OKUDUĞUN
ÇAKO
Teen FictionSevdiği çocuğun düşüncesizliğinden, birinin sohbet grubuna attığı saniyelik hatadan sonra şimdi kaosa dönen o fotoğraf, bir kızın hayatını kabusa çevirmeye yetecekti.. Çeşitli zorbalıklara daha fazla dayanamadı Asu... Tek kurtuluşu okulunu değiştir...