Pazartesi günü Çağatay nihayet bir haftalık istirahatinden sonra okulun yolunu tutmuştu. Giremediği sınavına bugün girecekti. Anahtarı Çetin'e fırlatıp arabanın yan koltuğuna oturdu.
Asu cephesi ise gergindi. Asuman bugün gelmeyecekti çünkü duruşması vardı. Korhan şirkete çıktıktan sonra, Tekin, Cesur ve Kemal mahkemenin yolunu tuttu. Okul hala bir şekilde anlaşmaya varmaya çalışıyordu. Duruşma gerçekleşti, şikayetçi olunan öğrenciler tek tek çağırıldı. Okulun cezasının para cezasına dönüştürülmesine karar verilirken, Gökhan denen çocukla olan duruşmanın ertelenmesine, bu süre zarfında tutuklu yargılanmasına karar verilmişti. Kapıdaki Gökhan'ın annesi olduğundan şüphelenilen kadın çığlık kıyamet ağlamaya başlayıp fenalaşmıştı. Asu bu gördüklerinden zaten yeterince etkilenmişti. Berkay ve Peri'de oradaydı. Berkay'la göz göze geldi. Peri, bayılan kadının başında beklerken, Berkay Asuman'la konuşmaya yeltendi fakat başarılı olamadı. Tekin zaten buna izin vermezdi. Asuman mutsuzdu. Mahkemeden çıkıp arabaya bindiğinde sesi soluğu çıkmıyordu.
"Okuldan gelecek parayı eğitime yatıracağız" dedi Tekin. Asuman kafa salladı. Fakat aklı, duruşma salonunda kendisine gözünü kırpmadan bakan Gökhan'daydı. Onu düşündükçe tüyleri ürperiyordu.
"O, bana daha çok bilenmiş gibiydi." dedi. Tekin, Asu'nun kimden bahsettiğini biliyordu.
"Duruşma sırasında psikolojik baskı yapmaya çalıştı aklınca. O bakışları bende gördüm güzelim, hiçbir şey yapamaz." dedi. Asu'yu rahatlatanda onun tutuklu yargılanmasıydı.
"Annesi bayıldı.." dedi.
"Çocuğun ne bok olduğunu kabullenmiyordu, beter olsun" dedi Tekin. Asuman derin bi iç çekti. Bir süre sonra evin bahçesine girdiklerinde,
"Biz amcanla şirkete geçiyoruz Asu, malum deden sabahtan beri arıyor ama Cesur'u sana bırakıyorum. Sıkma canını hiçbir şey için, sadece dinlen. Bir şey olursa telefonum açık, ara beni." dedi Tekin. Kemal de onu alnından öpüp sarılınca, Asu kendini Kemal'in kızı yerine koydu. Bu kargaşada o aklından tamamen çıkmıştı. Tekin'e dikkatlice baktı. Tekin anlayamadı.
"Sen iyi misin ? İstersen kalabilirim yanında." dedi, Asu'nun o halini görünce.
"İstemez, yatıp uyuyacağım." diyerek eve girdi Asu. Kemal ve Tekin ise şirketin yolunu tuttu. Kartal ve Giray'ın iş için görüşme talebini yarın için kabul etmişlerdi. Belkide yarın kumarhane üzerine bir ortaklık doğacaktı.
Çako, yanındaki boşluğu farkındaydı. Sınavdan çıktıktan sonra Ömer'le bakıştı. Belki Asu'dan haber vardır diye düşünüyordu. O an Çetin sınıfa girmişti.
"Bugün de açılamayacağız desene.." dedi iç çekerek. Çako, Asu'nun mesajlarına cevap vermemişti. Belki yaptığı çocukçaydı. Sırf Çetin için böyle davranması saçmaydı. Bu yüzden mi gelmemişti Asu ?
"Çalışmalara gelecek misin ?" dedi Kuzey. Çako dikkatini ona verdi.
"Nereye geliyorum oğlum bu kolla ?"
"Gel işte izlersin, ne yapmamız gerektiğini söylersin." dedi Ömer.
"Ponpon kızlar çalışmaya devam ediyor mu ?" dedi Çako. Amacı, eğer okul çıkışı sahaya giderse, belki Asuman'la karşılaşma umuduydu.
"Çalışıyorlar." dedi Ömer gülerek. Çako ona tip tip baktı. Zil çalınca, hepsi dağıldı.
Okul çıkışı Çako, diğerleriyle sahaya gitti. Ponpon kızların hepsi oradaydı. Asu hariç. Gözleri onu arasada Dilara'nın sesiyle irkildi.
"Geçmiş olsun Çağatay."
" Sağol " dedi Çako fakat gözleri hala Asu'yu bulmaya çalışıyordu.

ŞİMDİ OKUDUĞUN
ÇAKO
Teen FictionSevdiği çocuğun düşüncesizliğinden, birinin sohbet grubuna attığı saniyelik hatadan sonra şimdi kaosa dönen o fotoğraf, bir kızın hayatını kabusa çevirmeye yetecekti.. Çeşitli zorbalıklara daha fazla dayanamadı Asu... Tek kurtuluşu okulunu değiştir...