/Çako/'' Senin yüzünden.. Her şey senin yüzünden..'' bir an eskilere dalıp gitmişti Çako. Gülümsedi sadece, yankılanan bu sese. Geçmişinden gelip hala yakasını bırakmayan bu ses.. Babasının sesi...
Kravatını bağlamadan boynuna astı ve odasından çıktı. Herkes yemek masasındaydı. Babası gazete okuyordu. Çetin'de kahvaltısını etmiş ayaklanmak üzereydi.''Otur. '' dedi babası. Çako sandalyesini çekip, doldurulan kahveden bir yudum aldı.
'' Hala öğrenemedin mi ? '' dedi gazete üzerinden bakıyordu. Çako, bu sözün kendine geldiğini biliyordu fakat umursamadı.
''Okula geç kalacağız..'' dedi Çetin abisine bakarak. Çako ağzına zeytin atıp ayaklandığında Çetin annesinin yanağına bir öpücük kondurdu ve,
'' Görüşürüz baba '' dedi.
Çetin, arabaya atlayıp Çako'nun yanına, oturduğunda , okulun yolunu tuttular.
'' Geçen günkü iş yemeğinde.. Bir çıtır vardı ki görmen lazımdı..'' dedi sırıtarak.
'' Gelmediğime pişman mı olmalıyım ? '' dedi Çako kardeşine sırıtarak.
'' Bilmem, aklın kalmasın, kardeşin bakar çaresine..'' deyip göz kırptı. Okulun bahçesine girip arabayı park ettiler. Sınıflara çıktıklarında Ömer sırıtarak Çako'nun yanına geldi.
'' Hayırdır ? Seni hangi rüzgar attı böyle '' dedi gülerek.
'' Sıkıldım '' dedi ve arka sıradaki Ece'ye baktı. Ece ile göz göze gelince Ömer'e döndü.
'' Okul daha cazip gelmeye başladı '' dedi. Ömer durumu anlamıştı. Ders zili çaldığında, Ece'nin sırasının arkasına geçip tekli sandalyeye yayıldı. Kız bunu fark edip, saçlarını toplayıp, kalemle tutturdu. Çako öne eğilip, kızın duyacağı bir şekilde derin bir nefes çekti. Fakat derse geçtikleri için Ece umursamadı.
Okul çıkışı arabaya yönelirken, okul bahçesinin dışında, Çetin'i birkaç adamla konuşurken gördü. Arabaya binmeden beklemeye başladı. Çetin, koşarak gelip yanaştı.
'' A-abi. ''
'' Ne işin var onlarla ?''
'' Geçmiş bir hesap vardı onu kapatmaya gelmişler.''
'' Bir daha görüşmeyeceksin demedim mi Çetin ? '' dedi arabanın kapısını açarken.
'' Bu sondu merak etme.'' deyip arabaya bindi.
Eve girip, odasına çıkarken, Müjgan'la karşılaştı. Sarışın, zayıf ve alımlı bir kadındı Müjgan. Çetin'in annesiydi. Babası Arslan Koçer'in 2. eşi. Çako umursamadan merdivenleri çıkmaya devam ettiğinde, Müjgan gözlerini devirip, merdivenin dibinde bekleyen oğluna kollarını açtı.
'' Bir tanem gelmiş..'' deyip Çetin'e kocaman sarıldı. Hep böyle yapardı. Önceliği her zaman Çetin'e verirdi. Çako'yu bilerek arka plana atardı. Çako büyümüştü, buna alışmış, artık umursamaz olmuştu. Fakat küçükken bunlara katlanmak ona yeterince acı veriyordu. Müjgan'ın, Çetin'e verdiği sevgiyi hep imrenerek izlerdi. Çünkü hiçbir zaman eşit tutulmadı onunla. Hiçbir zaman sarılmadı Müjgan kendisine. Ve hiç bir zaman gülümsemedi bile.. Odasına girip bu düşüncelerle kapıyı istemeden de olsa sertçe kapattı. Sinirleniyordu işte. Başkaları için, kendisini sevmek bu kadar mı zordu ? Duşa girdi. Ellerini fayansa dayadı. Düşüncelerini akan her su damlasıyla akıtmak istiyordu. Fakat ne düşünceleri gitti, ne de geçmişi. Annesini hatırlamaya çalıştı.Tek bir fotoğraf bile yoktu beraber. Kendini daha da aciz hissediyordu. Müjgan bir kenara, babasından bile sevgi görmemişti...

ŞİMDİ OKUDUĞUN
ÇAKO
Teen FictionSevdiği çocuğun düşüncesizliğinden, birinin sohbet grubuna attığı saniyelik hatadan sonra şimdi kaosa dönen o fotoğraf, bir kızın hayatını kabusa çevirmeye yetecekti.. Çeşitli zorbalıklara daha fazla dayanamadı Asu... Tek kurtuluşu okulunu değiştir...