-
"İstersen dolabı da sırtlayalım?" diye alayla gülen William'a gözlerimi devirdim.
Bu sırada elimdeki valizi sürüklemeye uğraşıyordum. O da karşıma geçmiş kollarını kavuşturmuş eğlenen gözlerle bu çabama bakıyordu.
Yardım etmiyordu, gerçi ondan bunu bekleyen de yoktu. "Benim ufak bir kızım var, ne yapabilirim?" diye sordum ona alttan dik dik bakarken.
"Zaten bizi neden peşinden sürüklüyorsun anlamıyorum," diye de ekledim. İstifini bozmadı.
"Peşinde sizi tehdit eden birileri vardı hatırlarsan?" dedi. Fakat bu cevabın beni tatmin ettiği söylenemezdi. Çünkü bu evin oldukça korunaklı olduğunu kaldığım kısa süre içinde bile anlayabilmiştim.
Sonunda sürüklediğim valizi kapının yanına koyduğumda evde bu kadar adamın yanında neden tek başıma taşıdığıma anlam veremiyordum. Sanki inatla herkesi tembihliyordu!
"Sarah, Lisa nerede?" diye sordum yanıma doğru gelen kadını görünce. William'a yalvarmalarım nihayet bir sonuç vermişti. Bunun otoritesini sarsacağını düşünse de onu işe geri almıştı. Ve bu süreçte oldukça yanımda olması benim lehimeydi.
"İçeride efendim, Joe yanında." Duyduğum isim her kulağıma ulaştığında vücudumda bir ürperme hissetmeye devam ediyordum. İsmi, geçmişin karanlık yüzünü hatırlatmaya yetiyordu.
Sarah'a teşekkür ettikten sonra William'ı arkamda bırakıp içeriye yöneldim.
O koltukta oturmuş oynuyordu. Joe de yanında yere çömelmiş oyuncaklarını ilgiyle süzüyordu.
Onu böyle görmek tuhaf gelse de görmemiş gibi davranmaya devam ettim. "Lisa, gel anneciğim çıkmamız gerekiyor artık."
Sesimi duymasıyla Joe'nin yanından ayrılınca ben de onunla yüz yüze gelmemiştim.
"Uçak," dedi sevinçle el çırparken. Sabah ona uçağa bineceğimizi söylediğimden beri üstünde neşe vardı. Sanırım bulunduğumuz durumda mutlu olan tek kişi oydu.
"Evet anneciğim, uçak." Onu onaylarken odadan çıkıp girişe gelmiştik bile. Vestiyerde asılı ceketini giydirdikten sonra ben de üstüme bir ceket aldım. Bavullar arabaya götürülmüş olmalıydı.
"Bay benson sizi arabada bekliyor efendim, iyi yolculuklar." Sıcak gülümsemesiyle bizi uğurlayan Sarah'a içtenlikle gülümsedim.
Bu evde en sevdiğim kişi kesinlikle oydu.
"Görüşürüz Sarah, kendine iyi bak." dedim kapıdan çıkarken. Sonunda ayrıldığımızda Siyah büyük bir arabanın evin tam önünde olduğunu gördüm.
Bir elimde Lisa'yla birlikte arabaya doğru adımladığımda şöförün inip kapıyı açmasıyla mahcup bir gülümseme dudaklarımda peyda oldu.
Ne yaşanırsa yaşansın birileri benim için bir şeyler yaptığında utanmadan edemiyordum. "Teşekkür ederiz," dedim içeri doğru girerken.
Lisa gülerek yanıma oturduğunda William'ın tam karşısındaydık. Babası bize pek pas vermese de o hayranlıkla onu incelemeyi sürdürüyordu. Şimdi karşısına da oturunca ona gün doğmuştu denilebilirdi.
Araba çalıştığında ben de cama doğru dönüp akıp giden yola odaklanmıştım. Kesinlikle yolculuklar insanın düşünmesi için iyi bir araçtı. Lisa, ben cam kenarında oturduğumdan dışarıyı tam görememiş olacak ki kucağıma gelmek için harekette bulunmuştu.
Böylece geçen yolculuğun ardından bindiğimiz özel uçak bizi Vegas'a getirmişti. Saatler süren yolculuk bizi epeyce yormuştu.
Lisa, başını omzuma koymuş bir halde kucağımda uyuyordu. Yavaşça arabadan inerken oldukça sessizdik.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Senden Kalan
General FictionDaha önce hiç görmediğime emin olduğum bu adamlar evime bir anda daldığında bir el hâlâ ağzımın üstüne kapalıydı. "Bay Benson size selam gönderdi," dedi elindeki silaha susturucu olduğunu düşündüğüm şeyi takarken. Duyduğum soyisim beynimde adeta bi...
