5.Bölüm: "MİSAFİR"

6.6K 244 17
                                        

-
Minicik bir nefes, bir insanın hayatına ne katar; bilmiyordum. Değişime açık canlılardık, hiç şüphesiz. Fakat bu çok daha farklı bir boyuttu. 

O gün, hayatımda çok şey değişmişti. Artık bana muhtaç, korunmaya ihtiyacı olan bir insan girmişti hayatıma. Bu özgürlüğe atılan prangadan daha fazlasıydı. Ufak elleriyle hayata tutunduğu ilk andan itibaren onu koruma hissiyle yanıp kavruluyordum.

William'ı beni hastaneye götürdükten sonra bir daha görmemiştim. Yanımıza gelmemişti. Beni sedyeye koyduğunda bir kez bile arkasına bakmadan ayrılmıştı yanımdan. Daha sonra hemşireye sorduğumda bebeğin doğumuna kadar orada beklediğini söylese de bebeği görmediğinden bahsetmişti. Bu duruma aldırış etmemiştim.

Aradan geçen iki yılda ise minik kızım büyümüştü. Bana babasını hatırlatan cam mavisi gözlerini üstüme diktiğinde usulca ona baktım. Neyse ki saçlarının rengini benden almıştı. "Anne," dedi o tatlı ses tonuyla. Elindeki oyuncağını gözüme sokarcasına uzattığında gülümsedim. "Bak." Dudaklarını büzerek konuştuğunda bunun onu üzdüğünü gördüm.

"Kırılmış, kızım." dedim elime alıp oyuncakla ilgilenirken. O da tüm dikkatini üstüme vermiş elimdekini inceliyordu.

Bugün büyük gündü. Paul'un bana gönderdiği yalandan tehdit içeren mesajlardan sonra işe başlamanın vakti gelmişti. Birazdan evden çıkacaktık.

"Bunu şimdilik boşver anneciğim," dedim oyuncağı yanıma koyup. "Ben sana daha güzelini alırım."

Dolu gözlerle bana doğru baktığında birazdan ağlayacağının farkına vardım. Dikkatini dağıtmak için Heyecanlı bir şekilde kucağıma aldım.

"Şimdi sana çok güzel elbiseler giydireceğim anneciğim." Söylediklerim dikkatini dağıtmış olacak ki ağlamamıştı.

Kucağımda yukarı çıktığımızda odaya girdim. Dolaptan pembe bir elbise çıkardım. Onu yere bıraktığımda dikkatini yataktaki oyuncaklarına vermişti. Evin her yerinden oyuncak çıkıyordu resmen.

"Gel kızım buraya," dedim elbiseyle ona dönerek. O da yanıma geldiğinde elbiseyi giydirdim. "Ne güzel oldun bebeğim," dedim aynada kendini gösterirken.

O da bu söylediğime kıkırdayarak elbisesinin etekleriyle oynadı. Dolaptan baharda olduğumuz için bir kot ceket çıkardım. Buranın havasına güven olmazdı.

"Hadi bunu da giyelim kızım." Zar zor ceketi de giydirdiğimde sıra bana gelmişti. Kendime bir şort ve sade bir bluz çıkardıktan sonra saçlarımı serbest bıraktım.

"Lisa, saçlarını toplayalım mı anneciğim?" diye sordum yatağın üstünde yüz üstü uzanan kızıma.
Başını salladığında saçlarını özenle tarayıp iki taraftan topladım.

Ben bunu yaparken sakince beni bekliyordu. Başını öptüm. Onu o kadar çok seviyordum ki Tırnağının ucuna zarar gelmesinden ölesiye korkuyordum. Bu yüzden içimde bir sıkıntı vardı. Öz babası da olsa ona güvenmiyordum.

Hazırlanma işlemimiz bittiğinde onu da alıp evden çıktım. Lisa doğduktan sonra kendime ufak bir araba satın almıştım. Bebekle arabasız yaşam daha zordu. Üstelik doğumdan sonra ajansa geri dönmüştüm. Artık mankenlik mesleğime devam etmem gerekiyordu. Akşamları vakit buldukça da çizim yapmaya çalışıyordum. Tüm bunların yükü omuzlarımdayken o kadar yoruluyordum ki dayanamayıp çaresizlikle ağlamaya başladığım çokça zaman olmuştu. Genellikle yaşadığım sıkıntıların sebebi maddi sıkıntılar değil daha çok mentaldi.

Senden KalanBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin