Bebeklerim önceki bölüme yalnızca bir yorum gelmiş... Azıcık üzüldüm. Yorum okuma bağımlısıyım ben :/
Çünkü iki günde neredeyse beş bin kelime yazıyor hevesle paylaşıyorum, tepkilerinizi de çok merak ediyorum. O yüzden lütfen atlamadan yorum yapmayı ve oy vermeyi unutmayın.
Eğer önceki bölümlere oy vermeyi unuttuysanız hemen geri dönüp verirseniz çok çok sevinirim, takipteyim her daim.
İyi okumalar!
Camila Cabello-Something's Gotta Give
-
Hayatımız, belki de sevmediğimiz insanlara tahammül etmekle geçmişti. Kimimiz okulda, kimimiz iş yerlerinde, hatta bazılarımız kendi evinin içinde yapmıştı bunu. Yapmaya çalışmıştı.
Camille kapıda, karşımda dikilirken tam olarak hissettiğim şey, tahammülümün zorlanacağıydı. O da beni görmeyi beklemiyor olacak ki bir an duraksamış, kaşlarını çatmış bir şekilde bana bakıyordu. İkimiz de birbirimizi görmeyi beklemiyorduk. Sessizliği bozan kişi, belki de aramızda bu denli şaşkınlığı yaşamayan Sara oldu. "Hoş geldin Cami, girsene." Fakat onun da bu misafire hazır olmadığı ve şaşırdığını anlayabilmiştim.
Camille-ya da Cami mi demeliydim?- yaşadığı şaşkınlık gömleğini bir kenara bırakarak hafif tereddütle içeriye adım attı. Ben ise hala sessizce dikilmeye devam ediyordum. "Kusura bakma Sara, misafirin olduğunu bilseydim rahatsız etmezdim," dedi. Bunu söylerken gözleri benimle buluşmuştu yeniden.
"Sorun değil. Zaten Arya da yabancı değil, aileden sayılır. Gel salona geçelim, sana da şarap koyayım mı?" diye sordu. Onun da kendisini kötü hissetmesini istemiyor olmalıydı fakat Camille'nin benden haz etmediği apaçık ortadayken iyi hissedecek hali yoktu. Burada bulmayı beklediği son insan bile değildim.
"Olur," diye yanıtladı onu Camille. Sonunda salona yeniden geçtiğimizde üstündeki ceketi bir kenara bırakıp, bizim gibi yere oturmuştu. Sara da ona bir kadeh getirmişti ve biraz kırmızı şarap doldurmuştu.
"Babamla biraz tartışınca ben de evden çıktım, aklıma da sen geldin. Aslında mesaj atmıştım ama görmedin sanırım. Dediğim gibi misafirin olduğunu bilseydim rahatsız etmezdim." Camille geliş sebebinden bahsederken onu yargılamamızı istemiyor gibi gözüküyordu. Sebepsizce ve haber vermeden gelen damgası yemekten rahatsız olmuştu sanırım.
"Benim için bir sorun yok, zaten biz de laflıyorduk." Ne söylemem gerektiğini bilmediğim için söylemiştim bunu. Sahte nişanlıma aşık, ondan neredeyse bir çocuğu olacak olan arkadaşına ne söylenirdi? Bilmiyordum. Üstelik yan odada ikimizin kızı uyurken. Cami de benim gibi ne yapacağını, ne söyleyeceğini bilemiyor olacak ki göz göze geldiğimiz an gözlerini kaçırıyor, burada değilmişim gibi davranıyordu. İkimizin hiçbir özel problemi olmasa da ben de burada olmasından rahatsızdım. Sorun Sara'nın evinde olmasından ziyade aynı ortamda bulunmaktı. Buna hakkım var mıydı bilmiyordum ama hissettiğim şey içgüdülerden ibaretti. Hislerimin adını da koyamıyordum, belki biraz kıskançlıktı.Ya da diğer her neyse iyi şeyler hissetmediğim aşikardı.
"Bugün Arya'nın defilesi vardı. Biz de çıkışta birlikte kızlar gecesi yapalım dedik. Yanımızda sürekli erkekler var yahu, sıkıldık haliyle. Hatta üçüncümüz de yan odada uyuyor. İyi yapmışsın gelmekle," dedi gülerek.
"Üçüncünüz?" diye sordu Camille kaşlarını kaldırarak. Anlamamış gözüküyordu. Sara sorusuyla yeniden güldü, az önce konuştuklarımızın etkisinden çıkmış gözüküyordu. Ya da bununla yüzleşmeye o kadar alışmıştı ki yalandan oluşan maskesini hemen giymişti. En acı olansa da, benim gerçek hüznü değil, sahte mutluluğu görmeyi tercih ediyor oluşumdu.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Senden Kalan
Fiksi UmumDaha önce hiç görmediğime emin olduğum bu adamlar evime bir anda daldığında bir el hâlâ ağzımın üstüne kapalıydı. "Bay Benson size selam gönderdi," dedi elindeki silaha susturucu olduğunu düşündüğüm şeyi takarken. Duyduğum soyisim beynimde adeta bi...
