Benden devam..
Erim odanın kapısının önünde heyecanla kapıyı tıklatıyordu. Geceleri nasıl geçmişti gerçekten merak ediyordu. Ve bu sabah bir kez daha emin olmuştu. Onlar birbirleri için yaratılmıştılar. Çünkü Rüya bir kere bile bağırmamıştı Efdal geldikten sonra. Onun yanında olduğunu uyumasına rağmen hissetmiş ve rahatlamıştı. Yani bunun başka bir açıklaması olamazdı heralde. En azından Erim için.
Neden bilmiyordu ama birden kendini bu olaya fazla kaptırmıştı. Çok heyecanlıydı. Hatta ilk planını yapmıştı bile.
Kapıdan gelen gürültülü sesle gözlerini açtı Rüya. Kapının çaldığını anladığında aniden başını kaldırmıştı ama Efdal'in omzunda uyuduğu için tutulmuş ve acımıştı.
Boynunu tutarak Efdal'i uyandırmaya çalıştı.
"Efdal kalk."
Onu omzundan itmesine rağmen uyanmayan Efdal'e bir kez daha seslendi.
"Hadi bak kapıyı çalıyorlar."
Buna rağmen inatla uyumaya devam ediyordu Efdal. Aslında uykuyu biraz fazla seviyordu.
Rüya yataktan indiğinde Erim sesini duyurdu.
"Rüya, Efdal uyanmadınız mı daha?"
Bunun üzerine Rüya bir uyanmayan Efdal'e bir de komodinin üzerinde duran bir bardak suya baktı. İşte o an sırıtmasını engelleyemedi. Bu çok eğlenceli olacaktı.
Suyu aldığı gibi Efdal'in kafasından aşağıya boca etmişti. Efdal ise yüzüne gelen suyun şaşkınlığı içerisinde aniden fırlamıştı yataktan. Şokunu atlattıktan sonra ise gözleri sırıtan Rüyayla buluşunca her şeyi anlamıştı.
"Ya Rüya, neden yaptın bunu?"
O sahte siniriyle konuşurken dışardan tekrardan Erim'in sesi duyulmuştu.
"Hadi ama! Sizi mi bekleyeceğiz?"
"Şimdi anladın mı nedenini? Ne ağır uykun varmış ya uyandıramadım."
Rüya konuşurken bir yandan da kapıyı açmak için ilerliyordu. Gerçekten kendisi de böyle mi yapıyordu Ceyda'ya? Şimdi onu daha iyi anlıyordu. Bu sinir bozucuydu.
Kapıyı açtığında hiç beklemeden Erim'e günaydın diyerek banyoya ilerlemeye devam etti.
"Günaydın Erim."
Erim onun yanından öylece geçip gitmesiyle ağzında tıkalı kalan sorularla Efdal'e döndü. Onu kafası ıslak bir biçimde görünce sorar gözlerle bakmayı sürdürdü.
"Uykum biraz ağır da."
Efdal böyle kısa bir açıklama yapmıştı ama Erim'in içinde yeni kıpırdanmalar olmuştu. Ne çok ortak yönleri vardı. Ikisi de uykuyu çok seviyordu. Tamam bu bir tane ortak yön olabilir ama sonuçta vardı, değil mi?
"Kanka sen gel de ben sana benimkilerden bi tişört vereyim. Buraya gelirken birkaç tane almıştım."
Erim Efdalle çok samimi konuşuyordu. Tabiki Efdal buna çok şaşırmıştı. Sonuçta Erim onu sevmezdi ki. Biraz ılımlı olabilirdi şu sıralar ama bu kadarı.. Bu işte kesin bi iş var diye düşündü Efdal.
"Peki."
...
Hep beraber hazır olduklarında kahvaltı sofrasına oturmuştular. Herkesin neşesi yerindeydi, herkes çok mutluydu. Hepsinin istediği tek şeyse bunun daim olmasıydı.
Rüya kaçamak bakışlarla Efdal'e bakıyor ve onları izleyen Erim ise bu bakışları fark ederek daha mutlu oluyordu. Fakat Erim'in aksine bu bakışları yakalayan Burak korumacı bir abi gibi ters bakışlarını yolluyordu Efdal'e. O bu işten hiç hoşlanmamıştı. Rüya'yı ondan uzak tutmak en iyisiydi. Üstelik o Umut'un abisiydi. Bu durumu daha tehlikeli hale getiriyordu.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
EFDALYA
Fiksi Umum"Burada kimse yok ki Rüya." Can'ın sesini duyduğumda bunu çoktan fark etmiştim. Ama daha 1 saniye önce ordaydı. "Ama daha şimdi oradaydı. Nereye gitti ki?" Omzuma değen ellerle ani bir ürkmeden sonra ellerin sahibine döndüm. "Canım bak orada kimse...
