30.BÖLÜM

2.6K 142 63
                                        

"Yiğit kalk!" diye bağırdım. Yarım saattir bu öküzü kaldırmaya çalışıyorum. Ama sadece çalışıyorum. Gerisi boş!

Yatağa çıktım ve ayağım ile dürttüm. "Hadi koçum. Yapabilirsin!" dedim. Gözünü açtı ve bana tip tip baktı.

"Sabah sabah ne var?" dedi ve geri gözlerini kapattı. En azından uyanmıştı.

"Gece gece mi kaldırayım? Kalk ya!" dedim. Kolumdan tuttu ve beni üzerine çekti. "Hadi uyuyalım." dedi ve beni sıkıca sardı.

Kalkmaya çalıştıkça daha fazla sarılıyordu. "Aşağıda annemler var. Hadi ya bırak!" dedim. Kollarını gevşetti ve üzerinden kalkmamı sağladı. Hemen ayağa kalktım ve odasından çıktım.

"Kadırabıldın mi Deniz?" Yengeme baktım ve sırıttım. Sonra yanağından makas aldım. "Hallettim ben bebek." 

Çapkınca merdivenlerden inmeyi planlıyordum. Ama kendi ayağıma takılıp yere düşmeseydim. Yengem çoktan kahkahalara boğulmuştu bile. "Hain kadın!" dedim ve gözlerimi kısarak ona baktım.

Aşağı indim ve yemek masasına oturdum. "Tatil nasıl geçti?" Babama baktım ve ağzımdaki lokmayı yuttum.

"Senin mal yiğenin, beni köle gibi çalıştırdı. Döv onu baba!" dedim. Masada herkes gülmeye başlamışlardı. Benim bu hallerimi seviyorlar. Ben sevilmeyecek kız mıyım ya?

Çok ego yaptım. Gidiyorum ben...

Yiğit'de gelince hep beraber yemek yemeğe başladık. Ben çoktan bitirmiş boş boş oturuyordum. Yiğit sandelyeden kalktı ve beni kolumdan tutup kaldırdı.

"Kız kaçırıyorlar! Nereye abi?" dedim.

"Gezeceğiz." dedi. Babam bana baktı ve arabanın anahtarını attı. "Senin araban burada."

"En sevdiğim babamsın, biliyorsun değil mi?" dedim. Krahka attı ve bana baktı.

"En sevdiğim kızımsın, biliyorsun değil mi?" dedi.

"Başka kızın yok. Tabi ki beni seveceksin." Ben bugün çok övünüyorum. Önüme döndüm ve dışarı çıktım.

Annemde arkamdan çıkıp bağırmıştı. "Deniz! Gelirken bana şey alır mısın?" dedi. Ne! Peygamber miyim ben? İçini mi okuyayım? Tövbe estağfirullah!

"Ne valide?" dedim. Ağzını oynatarak, 'Ped.' dedi. Başımı salladım ve önüme döndüm.

Yiğit bana bakmış gülüyordu. "Ayıp diye bir şey var! Ne bakıyorsun? Özel konuşuyoruz belki?" dedim ve arabamın kapısını açtım. Hemen bindim ve çalıştırıp camı açtım.

"Nereye gidiyoruz?"

"Beni takip et güzelim." dedi. Başımı salladım ve onu takip etmeye başladım. Hadi bakalım bindik kıyamete, gidiyoruz alamete.

Bir süre sonra otobana çıkmıştık. Yolda kimse yoktu sadece biz vardık. Yiğit önümde bilerek yavaş sürüyordu. Tabi nereye gideceğimizi bilmiyordum ve beni bilerek bekletiyordu.

Arkadan farları yaktım ve kornaya bastım. Sonra camdan bağırdım. "Yolu aç, yolu! Ya da nereye gideceğimizi söyle!" dedim.

Benzinim çok az kalmıştı ve Yiğit yüzünden yolda kalacaktım. Telefonum çalınca hemen açtım ve hoperlore verdim.

"Nereye gidiyoruz?" dedim direkt.

"Ne oldu? Sıkıldın mı arkada?" dedi. Sinirle güldüm. "Evet, çok sıkıldım!" dedim ve telefonu suratına kapattım.

Sonra arkadan yeni yaptırdığım şimşek farı açtım. Bunun özelliği karşıda ki sürücünün gözünü çok alıyordu. Kaza yapmasına neden olabilirdi. Tek karşıda ki değil, çevredeki sürücülerin de gözünü alabilecek kadar güçlü bir ışığı var.
Çok tehlikeli ama gece boş köy yollarında iyi oluyordu.

KUZENBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin