Kurban bayramının arefesiydi. Ve biz oruç tutacaktık. Hemde yola gidecektik. Banane ya!
Oruç tutmak zoruma gitmiyordu. Yemek yemeden de rahat bir şekilde tutabilirdim. Benim zoruma giden bugün yola çıkmaktı.
Yiğit ile davetiyeleri dağıttıktan sonra çok tuhaflaşmıştı. Bana değişik değişik bakıyordu. Ve her seferinde Aslı'yı Yiğit'e bakarken yakalıyordum. Benim yakaladığımı görünce gözlerini kaçırıyordu. Enes ile araları buz gibiydi. Çok hissediliyordu.
En önemlisi Yiğit bu sıralar çok ortadan kayboluyordu. Nişan için diyeceğim, ama benim niye bir şeyden haberim yok?
Sahura kadar uyumamıştım. Annemin dediği saatte yataktan kalktım ve odalarının önünde durdum. Kapıyı tıkladım. Babam açtı. "Gelin hadi." dedim ve bir şey demesine izin vermeden aşağı indim. Uyumadığım için yemeği hazırlamıştım.
Uykulu gözlerle oturdular. Hemen yedik ve annemleri odalarına yolladım. Bende mutfağı toplayıp odama çıktım.
Bu sıralar çok düşünüyordum. Acaba acele mi ettik? Yiğit ondan mı böyle bir tuhaf davranıyordu?
Maviş'de kendi yerinden kalktı ve yatağıma zıpladı. Hemen üzerime aldım ve uykuya daldım.
*****
"Hadi ya!" dedim arabanın önünde beklerken. Acıkmıştım.
Kuzenler çoktan yola koyulmuştu. Sadece biz ve Burak amcamlar vardı. Ben kendi arabamla gidecektim. Mümkünse bu sıralar Yiğit ile yan yana durmak istemiyordum.
Annem, "Sen çık yola. Bizde geliyoruz." dedi. Başımı salladım ve arabaya bindim.
Yol boştu bende hızlı gidiyordum. Biri arkamdan korna çalınca dikiz aynasından baktım. Yol verdim. Yanıma geldi ve camı açtı. "Ne var?"
"Küs müyüz?"
"Değiliz Yiğit. Acıktım ve sinirliyim." dedim ve cevap bile vermesini beklemeden önüne geçtim.
Yol boyu düşünmüştüm. Dört saatlik yolumuz vardı.
Annemler ile arka arkayaydık. Onlar Atlantı yolunu seçtiler. Orası yolu uzatıyordu ama daha düzgündü. Amcamlar ise Kadıhanı yolunu seçtiler. Orası da düzgündü ama yolu on kilometre uzatıyordu.
Ben her zaman ki dağ yolunu seçtim. Çok bozuktu ama yorulmuştum. Arkamda biri daha vardı. Sonra telefonum çaldı.
Yarim arıyor...
Telefonu açtım ve hoperlore verdim. Ve biraz daha yavaşladım. Ne olur, olmaz dağ yoluydu.
"Efendim Yiğit?" dedim soğuk bir sesle.
"Sesini duyayım dedim." dedi.
"Peki duydun galiba, şu an yoldayım farkettiysen. Ve arkamdan selektörü yakma gözümü alıyor." dedim ve telefonu kapattım.
Dağıda geçtikten sonra biraz hızlandım. Tam o sırada ezan okunmuştu. Arabayı kenara çektim ve annemin yemem için koyduğu şeylereden biraz yedim.
Tekrar yola koyulmuştum. Yiğit beni o sırada geçmişti. Bu sefer köye Ayla'lar da geliyordu. Aileleriyle beraber.
Hava kararmaya başlamıştı. Biraz daha hızlandım. Gece yolculuğunu pek sevmezdim. Ama Yiğit benim aksime çok severdi. Camı açtım ve kolumu dışarı çıkardım.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
KUZEN
Humor04.11.2020 Macera #1 02.11.2020 Kaos #1 05.11.2020 Heyecan #10 15.11.2020 Franciscolachowiski #1 20.11.2020 barbarapalvin #2 ***** "Nasıl sen bana bir şey yapmazsın? Bugün gün boyu benim canımı çıkardın yine de bir şey demedim sana! Git annemi ara...
