Düğün 2

7.5K 331 59
                                        

Ben hariç herkes mutlu gibiydi gözümde, aldığım nefes dahi beni boğuyordu sanki. Hava almak için düğün salonunun kapısına çıktım. Hafiften rüzgar esiyor ve yağmur atıştırıyordu. Yağmur tanesi gibiydim anlık insanların ilgisini çekerdim sonra yere düşünce onlar için yok olurdum. Ezik biri değildim hiçbir zamanda olmadım ama sevgisiz kalmak beni içine kapanık depresif biri haline getirmişti. Yine iki dudağımın arasında sigaram vardı, ucunda kaybolan dumanla yok olan ben. Önce gözlerimin önünde ablamı sevmesine katlanmıştım sonra nişanlarına ve şimdi düğünleri aitlik yeminlerine katlanmak zorunda bırakılıyordum. Ne kadar orda durdum bilmiyorum ama yanıma birinin geldiğini anlamıştım. 

"Kendini bu kadar üzme" sesi içimi titretmişti, sigaramı son kez içime çekip yere atmış ayağımla söndürmüştüm. Yan tarafa dönüp yüz yüze gelmiştim onunla. "Hiç gerçekten aşık oldun mu Baran" kafasını yağan yağmura çevirmiş düşünüyordu. Yavaşça bana döndü "Bilmem" içime yayılan ferahlık bugün ilk defa nefes aldığımı hissettirmişti bana. Ablama aşık değildi, benim hala imkanım vardı. 

"Sana sarılabilir miyim, biraz güce ihtiyacım var da"  ben umutsuzca umut ederken o kollarını açmıştı sarılmam için. Tüm isteğimle boynuna atlamıştım resmen, sımsıkı sarmıştım sevdiğim adamın bedenini. Başımı boyun girintisine koydum, ait olduğu yere. Derince soluyordum orman kokusunu, sanki asla doyamayacakmışım gibi hissettiriyordu bana. "Neden kokuma bu kadar bağımlısın ki"  sormuştum ona sen hiç aşık oldun mu diye, bilmeyen birine nasıl anlatırdım ki. Yavaşça benden ayrılmıştı ve içeriye gidiyordu. Peşinden gittim ve onu bizi kimsenin göremeyeceği bir duvarın arkasına çektim. Şimdi vücutlarımız çok yakındı, nefesi yine dudaklarımdaydı. "Arel çekil memur bekliyor" 

"Yapma ne olur evlenme, bencilim belki ama yapma lütfen" bana şaşkınca bakıyordu.

"Arel saçmalama ablanı düşün" anlamıyordu ben hayatımda ilk defa bencil olmak istiyordum, sadece bir kere ben mutlu olayım istiyordum.

"Eğer elimde olsa ablamın evleneceği adama aşık olur muydum" beni itmeye çalışıyordu ama izin veremezdim, giderse ölürdüm ben. 

"Çekil önümden birazdan ablanla evleneceğim" tüm umudumla yüzüne bakarken o tüm inadı ve kararlılığıyla bakıyordu bana.  "Lütfen bunu bana yapma, sadece bir kere beni öpsen olmaz mı" yüzünde midemi bulandıracak bir bakış vardı, iğrenerek bakıyordu bana.  "Demek bunu isteyecek kadar düştün ha, senin lanet olası dudaklarını öpersem peşimi bırakacak mısın" umutsuz bir şekilde kafamı salladım. "Söz Baran sadece bir öpücük" sinirle yerlerimizi değiştirmiş beni aniden duvarla arasına almıştı.  "Bunu asla unutma çünkü bir daha asla olmayacak"  

Dudaklarıma yapışmasıyla gözlerimi refleksle kapatmıştım. Öylece duruyordu dudaklarımız ama o yapmaması gereken bir şey yaptı alt dudağımı ağzına alıp emdi. Kalbim bana isyan bayraklarını kaldırırken benim ayaklarım tutmaz duruma gelmişti. Ellerimi omuzlarına çıkardım ve öpüşüne karşılık verdim. Resmen sevdiğim adam beni öpüyordu. Dudaklarımız birbirine o kadar uyumluydu ki, o alt dudağımı emerken ben üst dudağına saldırmıştım. Birden kendini geri çekti.  Yüzüme dahi bakmadan, beni arkasında bırakarak, onu sevdiğimi bilerek gitti ve o nikah masasına oturdu. Beni öptüğü yerde duvara yaslanmış olacakları bekliyordum. Gözlerimin içine baka baka ablamla evlenmeyi kabul etmişti, evet demişti. Beni öptüğü dudaklarla bu sefer ablamı öpmüştü. Gözümden bir damla yaş akmasıyla arkamdan biri peçete uzattı. 

"Terk edilmek nasıl bir şeydir iyi bilirim ufaklık" bu adam bizi görmüştü tüm korkumla arkamı döndüm. "Merak etme bende senin gibiyim" göz kırpmış ve uzaklaşıp mekandan çıkmıştı. Yüzümü tekrar oraya çevirdiğimde ailemin verdiği mutluluk pozlarıyla karşılaşmıştım. Yokluğum umurlarında bile değildi. Kendimi salonda dışarı attığım gibi bizi gören adama doğru koşturdum. "Pardon bakar mısın" bana dönmüştü karanlıkta bile belli olan mavi gözlü adam. "Hayırdır ufaklık" konuşması aynı Mirzanınki gibiydi. "Beni kaçırsana bu gece" dediğim şeyle kahkaha atmıştı. "Acı veriyor de mi anasını satayım öldürecek gibi hissettiriyor" kafa sallamıştım usulca. "Gel bakalım o zaman" ben o gece hiç tanımadığım bir adamda teselli buldum, sevdiğim adam ablamla olurken.....





belki anlamayabilirsiniz sadece adam onu teselli ediyor başka bir şey yok dhdhdhhdhd



ORMAN YANGINLARIHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin