Baranın ablam hakkında olan gerçeği öğrenmesinin üzerinden iki gün geçmişti. O gün ablamın kolundan tutup gitmişti ve ben hala ona ulaşamıyordum. Olacaklar deli gibi korkutsa bile içimde olan lanet umudum devam ediyordu çünkü bana gelip seni seviyorum demişti.
Düşüne düşüne delirecekken telefonuma gelen mesaj sesiyle hemen telefonumu elime aldım. Barandan gelmesini beklediğim mesaj ondan değildi. Esranın yarın doğum günüydü ve beni evlerine çağırıyordu. Ablam ve Baran da o evde yaşıyorlardı, olanlara rağmen nasıl parti düzenleyebilirlerdi ki.
"Baran ve ablamın durumu nasıl" yazdım ve beklemeye başladım. Stresten öleceksem tam şu an olabilirdi. Ekranda beliren bildirim ile kalbim hızla atmaya başladı. "Aynılar işte hatta daha bir yılışıklar" okuduklarım kalbime gelirken gözlerim dolmaya başlamıştı. Sadece neden diyebilirdim. Bir şeyler oluyordu da ben mi anlamıyordum yoksa açıkça aptal yerine mi konuyordum.
Telefonda Esranın ismi belirdiğinde açıp kulağıma götürdüm. Ne kadar zorlansam da ona anlatmıştım iki gün önce yaşanan her şeyi. "Abim mi geri zekalı yoksa sen fazla mı safsın çözmeye çalışıyorum" sesi sinirli geliyordu neredeyse benim yüzümden abisinden nefret ettiğini düşünecektim.
"Yarın buraya geliyorsun ve o aptalın götüne tekmeyi basıyorsun, yetti be kendini ne sanıyor aklınca abla ve kardeşi aynı anda mı götürecek pezevenk" haklıydı gerçekler kalbime hançer gibi saplansa bile haklıydı. Oynuyordu resmen benimle, ben sadece kendimi ona adamışken o ablamın onu aldattığını bile bile yanında tutuyordu.
"Arel ses ver iyi misin, istersen gelebilirim yanına" birine ihtiyacım var mıydı yoksa yalnız mı kalmalıydım bilmiyordum. Telefonumu kapatıp tekrar yatağıma girdim, göz yaşlarım yastığımı ıslatırken her seferinde sebebinin Baran olması daha bir koyuyordu artık.
Ne kadar zaman geçti bilmiyorum ama kapı çaldığında zorla kalkıp açmaya gittim. Kapıyı açtığımda arkadaşım kapı da dikiliyordu. "Hazırlan alışverişe gidiyoruz, seni baştan yaratacağım" gülümseyerek söylediklerinden sonra hava almak belki iyi gelir diye onunla çıkmıştım.
Büyük bir alışveriş merkezinin önüne geldiğimizde yüzüne baktım. İkimizde okuyorduk ve hala baba parası yiyorduk böyle lüks bir yerden tek parça dahi alamazdık. "Buraya adım bile atamayız biz salak" yüzünde sinsi bir gülüşle bakmış ve çantasından kredi kartı çıkarmıştı.
"Geri zekalı Baranın kartını yürüttüm tüm masrafları ona sokacağız yani elinden geleni ardına koyma sarışın" kolumdan tutup beni içeri sürüklediğinde dediklerinde ne kadar ciddi olduğunu o an anlamıştım.
Çok lüks bir mağazaya beni soktuğunda etrafta koşuşturup bana uygun kıyafet arıyordu. "Yarın senin doğum günün önce kendine baksaydın keşke" üzerime beyaz özel tasarım saten bir gömlek tutarken yüzüme baktı. "Evet biliyorum iyi ki varım falan canım ben işte, şu an önemli olan yarın seni gördüğünde Baranın yüzü, benim için en büyük hediyen bu olacak Arel"
Kafayı bozmuştu bu kız. Ben kendimi deneme kabinlerinin yanında ki koltuğa attığımda o tüm mağazayı turlamış elinde bir sürü gömlekle gelmişti. "Bence dünyanın en sexy erkeği olmak istiyorsan saten gömlek giymelisin, kıvrımların belli olmalı" adeta çok önemli bir şey hakkında konuşuyormuş gibi ciddiydi.
"Altına ise dar yırtık bir kot alabiliriz, deri alsak fazla mı iddialı olur" beni pavyon dayıları gibi giydireceğini düşünüyordum artık.
Elime bir sürü şey verdikten sonra beni kabine yollamıştı. Üzerime giydiklerime bakarken dışarı çıkmaya utanmıştım. "Esra, bunlar sence de çok abartılı değil mi amk" dışardan gülme sesi geliyordu. "Hadi ama abartma aşırı ateşli olacaksın" ellerimle yüzümü kapatıp kabinin dışına çıktım. Arkadaşımdan ses gelmeyince gözlerimi araladım, o ve birkaç mağaza çalışanı bana bakıyordu hatta müşteriler bile.
"Ananı sikim oha" Esranın söylediklerinden sonra beğendi mi yoksa kötü mü anlayamamıştım. "Nasıl olmuş kötü mü" gözlerini kocaman açmış bana bakıyordu. "Baranın seni üzen aklını da sikim lan ben, insan mısın yavrum bu nedir" yanımıza gelen erkek mağaza çalışanı gözleriyle beni süzerken çok utanmıştım.
Üzerimde sırtı aşırı dekolteli olan bir ceket vardı ve içimde de hiçbir şey yoktu altına giydiğim siyah dar kot ise tüm kıvrımlarımı ortaya çıkarmıştı ve deli gibi utanıyordum. Esra mağaza çalışanına dönmüş ve telefonunu uzatmıştı. "Bizi çeker misiniz" dediklerinden sonra yanıma geldi ve arkamı dönmemi sağladı.
Sırtım kameraya dönükken onun yüzü kameraya bakıyordu. Dirseğini omzuma koyup poz vermişti. Telefonunu adamdan aldığında, adamın gözlerinin hala üzerimde olduğunu gördüm. "Çok yakışmış almanızı tavsiye ederim" ufak bir teşekkür mırıldanıp gitmesini izledim.
"Ne yapıyorsun sen" arkadaşımın yanına gittiğimde çektiği fotoğrafı sosyal medyasına yüklediğini gördüm. "Sadece biraz bekle iki gündür seni aramayan abim birazdan mesaj atıp yerimizi soracak"
Beni kabine yolladığında bu sefer üzerime önü baya açık kalın saten kumaş bir ceket giymiştim, aynı pantolonla kabinden çıktığımda arkadaşım telefonuyla ilgileniyordu. "Abim yazdı, nasıl biliyorum piçi ama" dedikleriyle gülsem bile acı bir tebessümdü bu.
"Bu da çok güzel olmuş ikisini de alalım karar veririz birine tamam mı" onu onaylayıp kabine girdim ve yine siyah olan kıyafetlerimi giydim. Çıktığımda Esra çoktan kıyafetleri almış kapının önünde beni bekliyordu. Yanına gittiğimde bir kafeye oturmuş yemek sipariş etmiştik.
"Baran hala soruyor ısrarla hani sana ne diyorum cevap yok" telefonunu bana uzattığında mesajlarını okudum cidden sürekli yerimizi sorup durmuştu. Ayrıca fotoğrafı silmesi içinde baskı yapıyordu. Ekranda beliren isimle kalbim ağzımda atmaya başladı. Arkadaşıma uzattığımda alıp açtı ve hoporlere verdi.
"Esra son kez soruyorum neredesiniz siz" telefondan gelen sert ses ile sanki beni görecekmiş gibi geriye çekildim. "Bende son kez söylüyorum sana ne abi" karşı taraftan iç çekme sesi geldiğinde sabahtan beri mağazada beni süzen adam yanımıza gelmişti. Elinde ki kartı bana uzattığında anlamsızca bakıyordum ona.
"Burada numaram yazıyor, beni mutlaka ara güzellik" arkasından yanımızdan ayrılmıştı. "Adamın sana dibi düştü" arkadaşım gülerek söylediğinde elimde olan kartı inceliyordum ki bağırma sesi onu elimden düşürmeme sebep oldu.
"NERDESİNİZ DEDİM LAN" Esra telefonu abisinin yüzüne kapatmış ve bana dönmüştü. "Kudurdu pezevenk ama daha yeni başlıyoruz peşinden köpek gibi sürünmezse bende Esra değilim güzelim" daha demin mağazada olan adamın dediğine gönderme yaparken kahkaha atmıştım.
Bu sefer ağzına sıçmazsam bende Arel değilim Baran efendi.
Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.
Azat beye çok pis düşüyorum
Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.