Çok zor şartlarda yazdığım bir bölümle karşınızdayım. Neredeyse hiç fırsatım olmadı çünkü bir sürü şey yaşadım ve açıkcası pek moralim de yok ama yine de bugüne yetiştirdim.
Bölüm günleri benim psikolojime göre belirlendiği için bir mantık aramamanızı tavsiye ederim. Ne zaman biterse o zaman atıyorum :)
Medyaya bir yakışıklı bıraktım. Benim gibi bakar bakar iç çekersiniz artık ;)
Yorumlarınızı ve düşüncelerinizi eksik etmeyin. İyi ya da kötü her fikrinize saygım var bu benim çok hoşuma gidiyor. Sizlerle iletişim halinde olmayı seviyorum.
Neyse uzatmıyorum. Keyifli okumalar
Nisa'dan
Babam gittiğinden beri aynı yerde oturuyorum. Cemal yanımda hiç ses çıkarmadan duruyor. Sadece elimi tutuyor. Ben konuşmadığım sürece hiçbir şey söylemeyeceğini biliyorum. Ama içimden konuşmak gelmiyor.
Babam bu hayatta en güvendiğim insanlardan biri. Şimdiye kadar hep yanımda oldu. Her kararıma saygı duyarak beni destekledi. Ben gönül rahatlığıyla her istediğimi yaptım onun sayesinde. Şimdi bu tepkisi beni hayal kırıklığına uğrattı.
Cemal'i ne kadar sevdiğimi biliyor. Bunu görüyor. Ondan ayrılmayacağımı da biliyor. Birlikte verdiğimiz bu karara bu kadar tepki göstermesi beni çok şaşırttı. Neden diye sorguluyorum.
Cemal ne düşünüyor onu da merak ediyorum. Babamın tepkisinden dolayı o da şaşkındır mutlaka. Söyledikleri de çok ağırdı. Babama saygısızlık etmeyip hiç konuşmadı ama sinirlendiğine eminim.
Ona dönünce beni izlediğini gördüm. Göz göze geldiğimizde gülümsedi "Özür dilerim" Kaşlarını çatıp başını salladı "Neden özür diliyorsun" Başımı eğdim ve sessiz kaldım. Daha sonra başımı kaldırmadan konuştum.
"Babamın söyledikleri için" Çenemden tutup ona bakmamı sağladı "Her şeyde kendini suçlamayı yasaklıyorum sana. Senin ne suçun var ki Nisa" Omuz silkip tekrar başımı eğdim. Yine gözlerim dolmuştu.
"Böyle tepki vereceğini tahmin etmemiştim. Çok saçma şeyler söyledi" Bakışlarım ellerimdeyken bu sefer o başını eğip baktı bana. "Yüzüme neden bakmıyorsun. Çirkin miyim şuan" Gülümseyip başımı kaldırdım.
"Sen mi çirkin olacaksın. Bu imkansız" O da gülümseyip elimi öptü. "Baban konusunda kendini üzme. Yani en azından beni düşünüp de üzülme. Söylediklerini takmadım. Çünkü aramızda olanlar senin de dediğin gibi sadece bizi ilgilendirir. Bunu ikimiz de biliyoruz"
Başımı sallayıp onayladım. O takmasa da ben fazlasıyla taktım kafama bunları. "Resmen izin vermiyorum dedi. Onu ilk defa bu kadar sinirli gördüm ben" Cemal bana biraz daha yaklaşıp yüzümü avuçladı "Nisa baban bu konuya alışana kadar erteleyebiliriz. Yani acele etmesek de olur. İtiraz etmem ben"
Bu sefer ben kaşlarımı çattım "Hiçbir şeyi ertelemeyeceğiz. Biz ne zaman istersek o zaman evleniriz. Buna da kimse karışamaz" Cemal sessiz kalınca şüpheyle sordum "Ama sen vazgeçtiysen başka tabi"
Ellerinden kurtulup önüme döndüm. Hemen elimi tutup konuştu "Ne vazgeçmesi Nisa. En çok istediğim şey seninle evlenmek. Bunu kimse değiştiremez. Ben sadece babanla aranız bozulmasın istiyorum" Ona dönüp dolu gözlerimle baktım.
"Eğer kabullenmezse ben de o olmadan evlenirim" Yanağıma süzülen yaşı silip sildiği yeri öptü. Sonra da beni kendine çekip sarıldı. Başımı göğsüne yaslayıp gözlerimi kapattım. "Her şey düzelecek merak etme. Baban da kabullenecek bunu"
ŞİMDİ OKUDUĞUN
PERESTİŞ
Teen FictionBirbirinin aynısı olan iki aşık. Kader onları akıllarına hiç gelmeyecek bir yerde birleştirdi. O andan sonra birbirlerinden kopmaları mümkün değildi.
