Selam sevgili okurlarım. Fark ettiyseniz erken geldim. Bunun şerefine yorum yağmuruna tutarsınız artık beni. Sizde o potansiyeli görüyorum ben.
Ben kaçıyorum ve sizi bölümle başbaşa bırakıyorum
Keyifli okumalar
Nisa'dan
Uykumu tam anlamıyla almış olmanın verdiği mutlulukla gülümseyerek gözlerimi açtım. Hemen solumda yatan Cemal'e bakıp hala uyuduğunu görünce bedenimi ona döndürdüm.
Ondan önce uyandığım nadir anlardan birini yaşadığım için bunu sonuna kadar değerlendirip gözümü kırpmadan onu izlemeyi düşünüyorum. Her zaman o benden önce uyanıyor ve ben her uyandığımda gözlerini üzerimde buluyorum.
Tamam bu durum çok hoşuma gidiyor ama ben de onu izlemek istiyorum. Uyuduğu anlar dışında uzun uzun izlemeye kalksam hemen fark edip bana dönüyor ve beni utandırmak için elinden gelen her şeyi yapıyor. O yüzden ondan önce uyandığım sabahlar benim için çok kıymetli.
Uyandırmamak için hiç kıpırdamadan sessizce yüzünü incelemeye başladım. Her gün saatlerce gördüğüm yüzü tabi ki bu sabah değişmedi ama yine de her bir çizgisini ezberlemeyi seviyorum. Her defasında yeni bir yönünü fark ediyorum sanki.
Kusursuz diyebileceğim bir yüze sahip. Fazlasıyla yakışıklı ve bu sadece benim farkında olduğum bir şey değil malesef. Neyse ki şuan yanında yatan kişi benim. Parmağındaki yüzük de hayatıma ortak olduğunun kanıtı. Bu yüzden kendimi çok şanslı hissediyorum.
Bedeninde en çok sevdiğim yer gözleri. Renkli göz severdim zaten ama yeşil onun gözlerinde anlam buldu benim için. Bana her baktığında içinde kayboldum. Tabi bu onu çok sevdiğimden kaynaklanıyor da olabilir.
Mesela o da benim gözlerimi çok sevdiğini söylüyor. Beni sevmese bunu söyler mi hiç. Gözleri olmayan birine gözlerin çok güzel demek pek de mantıklı bir şey değil çünkü.
Ben düşüncelere dalmış ve kafamın içinde iyice saçmalamaya başlamışken Cemal gözlerini açtı. Tam da gözlerinden bahsediyordum. Ne tesadüf ama. Beni görünce gülümsedi "Günaydın. Sen yine beni mi izliyorsun"
Ben de gülüp başımı salladım "Yoo ben de şimdi uyandım. Hatta aynı anda açtık gözlerimizi diyebilirim" Hiç inanmadığını belli eden bir bakış attı ve beni kendine çekerek sarıldı. Ben de göğsüne sokulup gözlerimi kapattım.
"Bütün gün böyle yatsak olur mu" Söylediğim şeyle başını eğip bana baktı. Ben de gözlerimi açtım "Bütün gün yatakta kalma fikrini aklıma sokup sonra da kaçmayacaksın ama" Gülüp başımı geriye çektim. Böyle yüzünü daha iyi görüyordum. "Cemal uyumaktan bahsediyorum"
"Dünden beri sadece uyumak var aklında zaten. Benim ki de can" Gözlerimi devirip güldüm. Sonra da yanağını okşayıp cevap verdim "Senin de aklında sadece tek bir şey var ama. Beynin başka bir şeye çalışmıyor sanki. Hem bozuluyorum artık yani. Sen beni sadece bunun için yanında tutuyormuşsun gibi geliyor"
Donup kaldı. Sonra kaşlarını çatıp ağzını açtı. Bir şey söyleyecek gibi oldu ama sesi çıkmadı. Birkaç saniye sonra belimi bıraktı ve benden uzaklaşıp oturur pozisyona geçti. Yattığım yerden birden bire sinirlenen haline baktım.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
PERESTİŞ
Novela JuvenilBirbirinin aynısı olan iki aşık. Kader onları akıllarına hiç gelmeyecek bir yerde birleştirdi. O andan sonra birbirlerinden kopmaları mümkün değildi.
