35

862 26 117
                                        

Selamlar sevgili okurlarım. Bölüm yazma manyağı yazarınız geldi. Sizlere yepyeni bir bölüm getirdi.

Medyada da bizleri bayıltan Cemal bey var. O fotoğraflardan sonra bir süre ekrana kilitli kaldığım doğrudur.

Fazla uzatmadan gidiyorum. Yorumlarınızı eksik etmeyiniz lütfen. Kocaman öpüldünüz

Keyifli okumalar


Nisa'dan

Az sonra yoğun bakımdan çıkıp normal odaya alınacağım. Tomografi çekildi ve her şeyin yolunda olduğu anlaşıldı. Bu da demek oluyor ki iyiyim. Yani sanırım öyleyim.

Dün gece gözlerimi açar açmaz doktorlar başıma üşüştüler. Bir sürü soru sorup kontroller yaptılar ve hemen tomografi çekildi. Şimdi de sonuca göre normal odaya alınıyorum.

Uyandığımda ilk Cemal'i gördüm. Ondan sonra bir daha kimseyi almadılar yanıma. Birazdan çıktığımda herkesi göreceğim. Bunun için çok heyecanlıyım.

Hemşire yanıma geldi "Evet gitme vakti" Heyecanla gülümsedim. Öğrendiğime göre herkes kapının önünde beni bekliyormuş. Bunu düşündükçe mutlu oluyorum.

Sedye hareket etmeye başladığında ellerim istemsizce saçlarıma gitti. Düzeltmeye çalıştım ama günlerdir yıkanmayan saç ne kadar düzelebilirdi ki. Yanımdaki hemşire gülümseyip konuştu "Çok güzel görünüyorsun merak etme"

Ben de gülümseyip önüme döndüm. Koridorun sonunda kapı görününce heyecanım arttı. Yaklaştıkça içimi bir mutluluk kapladı. Saniyeler sonra en sevdiklerimi göreceğim.

Sonunda kapı açıldığında ilk babamı gördüm. Hemen yanında annem ve Selma vardı. Kocaman gülümsüyorlardı. Onların arkasında Danla,Lale ve Berkan duruyordu. Benim gözlerim ise tek bir kişiyi aradı.

Kapıdan çıkıp sağa döndüğümüzde aradığımı buldum. Cemal gözleri dolu dolu gülümsüyordu. Ama biliyorum ki en ufak bir temasımızda ağlamaya başlayacak.

Sedye hareket ederken herkes de bizim peşimizden gelmeye başladı. Tekrar uzun bir koridor geçip asansöre bindik. Asansörün kapısı kapanırken bana el salladılar. Ben de gülümseyip el salladım.

Bir üst kata çıktığımızda asansörden indik. Aynı kadro bizi karşıladı. İlerleyip bir odaya girdik. Hemşireler beni yatağa yatırıp çıktılar. Onlar çıktığı gibi benimkiler içeri girdiler.

Annem hemen yanıma gelip sarıldı. Selma'da yatağa oturup elimi tuttu. Babam diğer taraftan gelip başımı öptü. "Çok korkuttun bizi kızım" Başımı babamın göğsüne yaslayıp gözlerimi kapattım.

Onlar yanımdan uzaklaştıklarında Berkan ve Lale geldi. "Benim küçük kız kardeşim uyanmış mı ya" Berkan yanaklarımı sıkıp sarıldı. Ben de gülerek karşılık verdim.

Ayrıldığımızda Lale geldi yanıma "Nisoşum iyi ki döndün aramıza" Lale'ye de sarılıp gülümsedim. Herkes çok korkmuş belli ki. Şimdi gülüyorlar ama gözlerindeki korku geçmemiş ve ben onu görebiliyorum.

Lale'den sonra Danla geldi ve sarıldı. Kulağıma fısıldadı "Hepimizi çok korkuttun ama Can öldü ve tekrar dirildi resmen" Söyledikleriyle gözlerim doldu. Onu bu kadar üzmüş olmak çok kötü hissettiriyor bana.

Danla geri çekilip ayağa kalktı. Bir adım geriye gidip Cemal'in önünü açtı. Duvara yaslanmış bana bakıyordu. Babam herkese yönelik konuşunca ona döndüm "Hadi biraz hava alalım. Bu kadar duygusallık yeter"

Herkes odadan çıkınca sadece ikimiz kaldık. Cemal kapının kapanmasıyla bana doğru gelmeye başladı. Yatağa oturup elimi tuttu. Gözleri dolmuştu. Onu öyle görünce ben de duygulandım.

PERESTİŞBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin