17

936 29 36
                                        

Selamlar. Yine ben geldim. Artık alıştık birbirimize bence. Ailem gittikçe büyüyor ve bu beni çok mutlu ediyor.

Yorum yapanlara ayrıca teşekkür ediyorum çünkü düşünceleriniz benim için önemli.

Keyifli okumalar

Nisa'dan

Kapının çalmasıyla koyu muhabbetimiz yarıda kaldı. Üçümüz de aynı anda saate baktık. Gecenin üçünde kim gelir ki. Danla kapıyı açmak için kalkınca biz de peşinden gittik. Aslında kimin geldiğini tahmin ediyordum da işte neyse. Kapı açılınca da yanılmadığımı anladım. Cemal ve Berkan kapıdaydılar.

"Ne işiniz var bu saatte burda." Danla hepimiz adına konuşunca biz de onayladık onu. Berkan gözlerini devirip Cemal'e ters ters baktı. " Ne yapayım ya. Bu tutturdu Nisa'ya gideceğim diye. Ben de yalnız gönderemedim. Hali ortada" Cemal sadece bana bakıyor ve salak salak sırıtıyordu. Sarhoş olduğu her halinden belliydi. Aptal çocuk. Bu ne hal.

Oflayarak içeri aldık onları. Salona girince Berkan Cemal'i koltuğa otutturdu. Zaten ayakta zor duruyordu. Ona dönüp ters ters bakmaya başladım. O zaten benden başka kimseye bakmıyordu. "Neden bu kadar içtin" Sorumla birlikte gülmeye başladı. Elini uzatıp saçımla oynadı. Sessizce hareketlerini izliyordum. Diğer herkes de bizi.

"Göğsümdeki öküzün ağırlığı hafiflesin diye" Gülümsememe engel olamadım. Harfleri yutuyordu ve bu şekilde çok tatlıydı. Ben gülünce gözleri ışıldadı. Mutluluğu gözlerinden okunur hale geldi. Aptal aşık seni."İşe yaradı mı bari"

Sorumla gülüşü kesildi ve surat astı. Bu haliyle az öncekinden daha tatlı olurken artık kendime engel olmak daha da zorlaştı. Sarhoştu. Şimdi öpsem sabah hatırlamazdı. Ama evde tek değildik ve rezil olamazdım. O yüzden bu fikri hemen uzaklaştırdım aklımdan.

Herkes bizim konuşmalarımıza ve Cemal'in haline gülüyordu. Sonra Danla  içeri gitti.Berkan'la Lale'de birkaç saatlik özlemlerini dindirmek adına koklaşıyorlardı. Ah ah şimdi biz de böyle olabilirdik.

Cemal'e döndüm ve benden hiç ayırmadığı gözleriyle gözlerimi birleştirdim. Uzun uzun baktım. Günlerin acısını çıkarır gibi baktım. Sonra kendime gelip ayağa kalktım. Elimi ona uzatınca saf saf bakmaya başladı. Haline gülüp konuştum.

"Hadi kalk yüzünü yıkayalım" Haa deyip elimi tuttu ve kalktı. Günler sonra bu temas beni heyecanlandırmıştı. Onda da aynı etkinin olduğunu biliyordum. Banyoya gelince suyu açtım ve yüzünü yıkamasını bekledim ama o hala bana bakıyordu. Oflayıp ben yıkadım yüzünü. Temasımla gözlerini kapadı.

Suyu kapatıp havluyla yüzünü kuruladım. Bu sefer de ben bebek bakıcılığı yapıyorum işte. Beni de linçlesinler.

Banyodan çıkıp salona geri döndük. Zor yürüdüğü için koluna girmiştim. Salonun ortasına gelince yerinde durup bana bakmaya başladı. Ben de o durunca ona döndüm. "Nisa hadi öpüşelim" Herkes kahkaha atmaya başladı. Ben de baştan şaşırsam da sonradan gülmeye başladım. Bizim gülmemize bozulup kolumdan çıktı. Koltuğa oturup bana ters ters bakmaya başladı. "Ben burda derdimi açıyorum size. Siz bana gülüyorsunuz."

Söyledikleriyle daha çok gülmeye başladık. Yanına oturup gülmeme devam ettim. Az önce asık olan suratı benim gülmeye devam etmemle düzeldi ve o da gülmeye başladı. Berkan alayla konuştu "Nisa istersen biz çıkalım. Siz rahat rahat takılın." Arkamdaki yastığı ona attım. Havada yakalayıp gülmeye devam etti. Danla ayağa kalkıp bize döndü "Hadi gel yatır şu salağı. Uyusun da daha fazla saçmalamasın"

Ayağa kalkıp Cemal'i de peşimden kaldırdım. Tekrar koluna girip odaya götürdüm. Burası genelde Cemal'in kaldığı odaymış. Bu gece ben yatacaktım ama şimdi işler değişmiş oldu. Danla odadan çıkmadan önce bana döndü "Nasılsa aklı başında değil şuan. Yanına kıvrılırsın diye düşünüyorum."

PERESTİŞBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin