Helloo ben geldimm canlar. Nasılsınız bakalım. Beni özlediniz mi
Yeni survivoru izledim ve gözüm hep bizimkileri aradı. Çakma cemnis bile var. Midem bulandı resmen. Neyse taklitler aslını yaşatır diyor ve sizi bölüme itekliyorum.
Keyifli okumalar
Nisa'dan
Saat 19:35 ve ben sabahın köründe çıktığım eve şuan geldim. Gün içerisinde toplamda yarım saat belki oturmuşumdur. Yani ölüyorum anlasanıza.
Üstelik garip bir şekilde Cemal benden önce geldi eve. İki saattir de sürekli arayıp ne zaman geleceğimi soruyor. Nasıl oluyormuş Cemal bey.
Kapıdan girip hızlı bir şekilde ayakkabılarımı ve montumu çıkardım. Salonun kapısında beliren Cemal'e bakıp gülümsedim. "Bu sefer sen beni kapıda karşılıyorsun ha"
Yanıma gelip sarıldı "Evet ya. Ne zormuş evde beklemek" Yanağından öpüp odaya ilerledim. O da peşimden geldi. Ben dolabı açınca yatağın üzerine oturup bana bakmaya başladı. Tavrındaki gariplik kaşlarımı çatmama sebep oldu.
"Neyin var senin" Sorumla birlikte ayağa kalkıp yanıma geldi. Ben merakla beklerken o hala yüzüme bakmaya devam edince sinirlendim "Eee konuşsana ne oldu"
Verdiğim tepkiyle kendine gelip başını salladı "Berkan aradı az önce. Bu akşam dışarı çıkalım mı dedi" Bu yüzden bu kadar telaş yapmış olamaz herhalde. Başka bir şey var sanki.
"Ay Cemal çok yorgunum. Başka zaman çıksak olmaz mı" Dolaba dönüp kıyafet aldım. Kıyafetleri yatağın üzerine koyup Cemal'e döndüm. "Yok zaten erkek erkeğe çıkalım dedi. Birkaç arkadaşıyla buluşacakmış da beni de çağırdı yani"
Şimdi anlaşıldı derdi "Erkek erkeğe çıkacaksınız" Başını sallayıp onayladı. Ben de omuz silkip önüme döndüm "Madem öyle git o zaman. Ben de Lale'yi çağırırım"
"Ben de öyle düşündüm. Hem geç gelirsem sıkılmamış olursun" Başımla onaylayıp çantamdan telefonumu çıkardım ve Lale'yi aradım. Cemal dikkatle beni izliyordu. Garip tavrı sürdüğü için şüphelenmeye başladım. Hayırdır yani.
"Nisoş napıyorsun" Lale'nin sesiyle Cemal'de olan bakışlarımı çekip cevap verdim "Ne yapayım kuzu eve geldim şimdi. Bizimkiler dışarı çıkıyormuş. Sen de buraya gelsene"
"Heh ben de tam bunun için seni arayacaktım. Asıl sen buraya gel. Hep sizde toplanıyoruz zaten. Bu sefer değişiklik olsun" Kararsız kalıp düşündüm. Yorgundum ama gidebilirdim.
"Tamam öyle yapalım o zaman" Telefonu kapatıp aldığım kıyafetleri geri koyup dolabı kapattım. Cemal odanın ortasında dikilmiş bana bakıyordu. "Cemal başka bir şey mi var. Çok garip davranıyorsun"
"Yoo ne olacak ki. Garip davranmıyorum" Kaşlarımı çatıp gözlerine baktım. Yalan söylüyorsa nasılsa anlardım. Ama tavrını bir kenara bırakırsak yalan söylüyor gibi bir izlenim de bırakmadı üzerimde.
"Neyse sen de hazırlan da çıkalım" Odadan çıkıp kapının önüne geldim. Bir şey varsa da nasılsa çıkar kokusu. Şimdilik üstelemeye gerek yok.
***
"Nasıl yani birden karşınıza çıktı öyle mi. Tesadüfe bak ya" Kolamdan bir yudum alıp başımı salladım. Sonra da çekirdek yemeye devam ettim. Ay buna da başladınmı bırakamıyorsun.
Buraya geleli yaklaşık 1 saat oldu.Biz tatilden döndüğümüzden beri hiç buluşamadık hatta doğru düzgün konuşamadık bile. Şimdi de ordaki olayları anlatıyorum Lale'ye.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
PERESTİŞ
Novela JuvenilBirbirinin aynısı olan iki aşık. Kader onları akıllarına hiç gelmeyecek bir yerde birleştirdi. O andan sonra birbirlerinden kopmaları mümkün değildi.
