Merhabaaa nasılsınız? 🙌🏾 Bugün benden size bayram şekeri 🍬
Seviliyorsunuz 💜
Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.
Kendimi sakinleştirmek amacıyla derin nefesler alıyordum fakat fayda etmiyordu. Titrek ellerimle cebimdeki anahtarı çıkartıp kapının kilidine girdirmek neredeyse yarım dakikamı almıştı ve sonunda kapıyı açabilmiştim. Derin bir nefes alarak geri çekildim ve annemin içeri girmesine öncelik verdim.
Sessizlik.
Hayatımın en zor zamanlarında -küçükcük bir çocukken- kulaklarımı kapattığımda tüm o gürültünün, karmaşanın kaybolacağına olan inancım...
Çocukluk işte(!) Çocuk gibi davranmak, kendimi kandırmak. Sessizliğin hakim olmasıyla her şey geçti sanardım. En büyük hatalardan biri. Ellerimi kulaklarımdan çektiğindeyse tüm o gürültü, kargaşa geri dönerdi. Kendi kendimi dahi kandıramazdım.
Anneciğim kapıdan girdiğinde onu takip ederek peşinden ben de evimizin kapısından içeri girdim. İkimiz de tek kelime etmeden atkımızı, beremizi, montumuzu çıkartıp portmantoya astık ve yine tek kelime etmeden odalarımıza çekildiğimizde yatağımın üzerine oturup kaldım.
Şimdi ellerimi kulaklarıma kapatsam, zihnimde yankılanan kelimeleri susturabilecek miydim? Üstelik dışarıdan gelen sesler de değildi. Nasıl susardı bu yankı?
Akciğer kanseri.
Üstelik kötü huylu.
Ve son evre.
'Neden?' Defalarca soruyorum. 'Neden annem?'
Yaşadıklarından sonra yetmemiş miydi çektiği acıları?
Neden?
Güzel yüreği acı çekmeye doymayacak mıydı?
Neden?
Peki ne yapacaktık? Nasıl olacaktı?
Neden?
Basit, rutin bir kontrol için götürmüştüm oysaki onu. İyi olduğuna o kadar emindim ki en fazla grip olacağını düşünmüştüm. Annemdi çünkü o benim. Anneler hep iyi olurdu, değil mi?
Tahlilleri inceleyen doktor, bu hastalıkta uzman birinin annemin sonuçlarını incelemesini istemişti.
Nereden bulacaktım o doktoru? Nasıl emin olacaktım iyi olduğuna? Nasıl güvenip annemi emanet edecektim? İyileştirebilecek miydi o doktor annemi?
Ne yapacaktım? Kimim kimsem yoktu ki benim. Nasıl bulacaktım öyle iyi doktoru?
Çaresizlik. Defalarca yaşadığım fakat en derinini yaşadığım, tarif edemeyeceğim şekilde canı acıtan tek kelime.
Gözlerime dolan yaşlara karşı verdiğim savaşı kaybederken yatağıma attım acıdan cayır cayır yanan bedenimi. Durduramadığım, sessizce akan gözyaşlarıma hıçkırıklarım eklendiğinde yüzümü yatağıma bastırdım.